Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Abdullah Çınar ve Diğerleri Kararı 2022/46333 B.

Anayasa Mahkemesi Abdullah Çınar ve Diğerleri Kararı 2022/46333 B.

Bu karar hukuken, vatandaşların ticari hayatta veya özel hukuk ilişkilerinde şirketlere yatırdıkları paraların iadesi için başlattıkları hukuki süreçlerin, yargılama esnasında sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemelerle boşa çıkarılamayacağı anlamına gelmektedir. Alacaklıların yasal yollara başvurarak haklarını arama çabalarının, sonradan çıkarılan yasalarla anlamsız kılınması ve alacağın tahsil kabiliyetinin tamamen ortadan kaldırılması, Anayasa'nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkının özüne dokunan çok ciddi bir müdahale olarak değerlendirilmektedir. Bir hukuk devletinde bireylerin hak arama özgürlüklerinin sadece kâğıt üzerinde kalmaması, fiilen de sonuç doğurucu etkiye sahip olması en temel anayasal güvencelerden biridir.
search

Anayasa Mahkemesi
Abdullah Çınar ve Diğerleri Kararı 2022/46333 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2022/46333
Karar Tarihi 28.11.2024
Taraf Abdullah Çınar ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Kanuni düzenlemelerle alacak hakkının tahsili engellenemez.
Mülkiyet hakkı etkili başvuru yoluyla korunmalıdır.
Devam eden yargılamalar yasa değişikliğiyle işlevsizleştirilemez.
Hukuki mekanizmalara erişimin engellenmesi anayasaya aykırıdır.

Bu karar hukuken, vatandaşların ticari hayatta veya özel hukuk ilişkilerinde şirketlere yatırdıkları paraların iadesi için başlattıkları hukuki süreçlerin, yargılama esnasında sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemelerle boşa çıkarılamayacağı anlamına gelmektedir. Alacaklıların yasal yollara başvurarak haklarını arama çabalarının, sonradan çıkarılan yasalarla anlamsız kılınması ve alacağın tahsil kabiliyetinin tamamen ortadan kaldırılması, Anayasa'nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkının özüne dokunan çok ciddi bir müdahale olarak değerlendirilmektedir. Bir hukuk devletinde bireylerin hak arama özgürlüklerinin sadece kâğıt üzerinde kalmaması, fiilen de sonuç doğurucu etkiye sahip olması en temel anayasal güvencelerden biridir.

Benzer davalarda bu kararın emsal etkisi ve uygulamadaki önemi oldukça büyüktür. Özellikle şirketlere yatırılan paraların iadesine yönelik toplu uyuşmazlıklarda, idarenin veya yasama organının sonradan yaptığı müdahalelerle yargı yollarının etkisiz hâle getirildiği durumlarda, alt derece mahkemeleri bu içtihadı göz önünde bulundurarak alacaklıların mülkiyet haklarını koruyan bir yaklaşım sergilemek zorundadır. Karar, kanun koyucunun geçmişe yürür etki doğurabilecek ve devam eden yargılamaları alacaklı aleyhine kesin olarak sonuçlandıracak düzenlemeler yaparken mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkı dengesini sıkı bir şekilde gözetmesi gerektiğini kesin bir dille ortaya koymaktadır. Bu sayede, hakkını arayan vatandaşların yargıya olan güveninin zedelenmesinin önüne geçilerek hukuki güvenlik ilkesi güçlü bir şekilde pekiştirilmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucular Abdullah Çınar ve diğerleri, geçmiş tarihlerde bir şirkete yatırmış oldukları paraların kendilerine iade edilmesi amacıyla ilgili şirkete karşı alacak davası açarak hukuki süreç başlatmışlardır. Ancak bu davalar mahkemelerde hâlen görülmeye devam ederken, yasama organı tarafından yeni bir kanuni düzenleme hayata geçirilmiştir.

Çıkarılan bu yeni kanun, kurgusu gereği başvurucuların yatırdıkları paraları hukuki yollardan tahsil edebilme imkânını tamamen ortadan kaldırmış ve mahkemelerdeki mevcut davaları fiilen işlevsiz hâle getirmiştir. Bunun üzerine başvurucular, paralarını geri alabilmek için gerekli yasal yollara uygun bir şekilde başvurmuş olmalarına rağmen, yargılama sürecinde yapılan bu kanun değişikliği yüzünden büyük bir mağduriyete uğratıldıklarını, alacaklarına kavuşmalarının devlet eliyle engellendiğini belirtmişlerdir. Başvurucular, mülkiyet haklarının ve bu hakla bağlantılı hak arama hürriyetlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurmuş; ihlalin tespiti ile birlikte yeniden yargılama ve maddi tazminat ödenmesini talep etmişlerdir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı incelerken temel olarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 35'te güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 40'ta düzenlenen etkili başvuru hakkı çerçevesinde kapsamlı bir değerlendirme yapmıştır. Mülkiyet hakkı, kişilerin sadece fiziksel malları üzerinde değil, ekonomik bir değer ifade eden ve parayla ölçülebilen alacak hakları gibi malvarlığı değerleri üzerinde de tasarrufta bulunabilmelerini ve bu hakka yönelik haksız müdahalelerin önlenmesini güvence altına almaktadır.

Etkili başvuru hakkı ise, kişilerin anayasal haklarının ihlal edildiği veya tehlikeye düştüğü iddiasıyla yetkili makamlara başvurma ve bu başvurunun esastan incelenerek mağduriyetin giderilmesini talep etme hakkını ifade eder. Evrensel hukuk doktrinleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, bir hukuki yolun sadece kanunlarda şeklen yer alması yeterli görülmez; aynı zamanda pratikte de işleyebilir, ulaşılabilir ve ihlali giderme konusunda başarı şansı sunan bir mekanizma olması şarttır.

Yerleşik içtihat prensipleri uyarınca, kişilerin haklarını aramak üzere yargı mercilerine başvurdukları bir dönemde, doğrudan devam eden yargılamaları etkileyecek ve davacıların alacaklarını tahsil etmesini tamamen imkânsız kılacak nitelikte geriye dönük kanuni düzenlemeler yapılması, mahkemeye erişim ve etkili başvuru haklarının içini boşaltır. Devletin mülkiyet hakkına ilişkin pozitif yükümlülükleri kapsamında, kişilerin hak arama yollarını işlevsiz kılan yasal engellerin yaratılmaması temel kuraldır. Hukuki mekanizmaları işletme imkânının kanun koyucunun araya girmesiyle ortadan kaldırılması, bireylere aşırı ve katlanılamaz bir külfet yükleyerek kamusal yarar ile bireysel haklar arasındaki adil dengeyi bozar ve mülkiyet hakkının korunmasına yönelik temel anayasal teminatları derinden ihlal eder.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, Abdullah Çınar ve diğerlerinin yaptığı birleştirilmiş başvuruları incelerken, olay ve olguların Turgay Kılıç (B. No: 2020/21022) kararıyla çok büyük bir benzerlik taşıdığını açıkça tespit etmiştir. Mahkeme, daha önceki emsal içtihatlarında belirlediği anayasal ilkelere atıf yaparak somut olayın dinamiklerini bu emsal karar kapsamında incelemiştir.

Dosya kapsamındaki verilere göre başvurucuların, şirkete yatırdıkları paraların iadesini sağlamak amacıyla kanunların kendilerine tanıdığı uygun hukuki yollara zamanında ve usulüne uygun olarak başvurdukları konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak yargılama sürecinin tam ortasında yürürlüğe giren yeni bir kanuni düzenleme, başvurucuların açtıkları alacak davalarını fiilen anlamsız kılmış ve alacaklarını icra veya mahkeme kanalıyla tahsil etme imkânlarını yasal olarak ortadan kaldırmıştır. Anayasa Mahkemesi, bireylerin hak arama hürriyetlerini kullanarak yargı mekanizmalarını usulünce harekete geçirmelerinin ardından, yasama faaliyeti yoluyla bu mekanizmaların işletilmesinin ve sonuç alınmasının engellenmesinin, hukuk devleti ilkesiyle ve anayasal güvencelerle hiçbir şekilde bağdaşmayacağını vurgulamıştır.

Mahkeme, somut olayda Turgay Kılıç kararında ulaşılan ihlal sonucundan ayrılmayı gerektirecek herhangi bir farklı durumun veya istisnai bir hukuki koşulun bulunmadığına kanaat getirmiştir. Başvurucuların alacaklarına kavuşamamaları ve mahkeme yollarının devlet eliyle etkisiz hâle getirilmesi, mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkının özüne dokunmuştur.

İhlalin tespiti aşamasından sonra giderim konusunu da değerlendiren Mahkeme, tespit edilen hak ihlalinin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için ilgili derece mahkemesinde yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar ve mutlak zorunluluk bulunduğuna işaret etmiştir. Mahkeme, yeniden yargılama yapılarak ihlalin bizzat yargı yerince telafi edilecek olmasının tek başına yeterli bir giderim sağlayacağını dikkate alarak, başvurucuların ayrıca talep ettiği maddi tazminat istemlerinin ise reddedilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, başvurucuların mülkiyet hakkı ile bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğinin tespiti ile sonuçların ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması yönünde karar vermiş ve ihlal iddialarına yönelik başvuruyu kabul etmiştir.

Şirkete paramı almak için dava açtım ama yeni kanun çıktı. Davam düşer mi? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, devam eden bir yargılama esnasında sonradan yürürlüğe giren kanuni düzenlemelerle hakkınızı arama çabanız anlamsız kılınamaz. Hak arama yollarının ve mahkeme süreçlerinin yasama organının müdahalesiyle işlevsiz hâle getirilmesi, Anayasa'nın güvence altına aldığı mülkiyet ve etkili başvuru haklarının ihlali anlamına gelir.
Meclis yeni yasa çıkarıp şirketteki alacağımı iptal edebilir mi? expand_more
Hayır, kanun koyucu geriye dönük etkiler doğuracak ve devam eden yargılamaları alacaklı aleyhine kesin olarak sonuçlandıracak düzenlemeler yaparken anayasal güvenceleri gözetmek zorundadır. Kişilerin hukuki mekanizmaları işletme imkânının yasama organı tarafından ortadan kaldırılması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz ve kamusal yarar ile bireysel haklar arasındaki adil dengeyi bozar.
Çıkan yasa yüzünden paramı alamıyorum, anayasal hakkım nedir? expand_more
Bu tür durumlarda Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkınız ve 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkınız ihlal edilmiş sayılmaktadır. Devlet, kişilerin hak arama yollarını işlevsiz kılan yasal engeller yaratmamakla yükümlüdür. Hak ihlalinin tespiti hâlinde, mağduriyetin giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmektedir.
AYM kararıyla yeniden yargılama hakkı kazandım, maddi tazminat da alır mıyım? expand_more
Anayasa Mahkemesi, bu nitelikteki uyuşmazlıklarda ihlalin sonuçlarının tamamen ortadan kaldırılabilmesi için derece mahkemesinde yeniden yargılama yapılmasını yeterli bir hukuki giderim ve mutlak zorunluluk olarak kabul etmektedir. Yeniden yargılama yapılması ihlali bizzat telafi edici nitelikte görüldüğünden, ayrıca maddi tazminat ödenmesi yönündeki talepler mahkeme tarafından reddedilmektedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir