Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Zöhre Yakışık ve Diğerleri Kararı 2022/107510 B.

Anayasa Mahkemesi Zöhre Yakışık ve Diğerleri Kararı 2022/107510 B.

Bu karar, idarenin fiilî olarak özel mülkiyete el atması sonucunda vatandaşlara ödenmesine hükmedilen tazminatların zaman içinde enflasyon karşısında erimesinin mülkiyet hakkını ihlal edeceğini net bir biçimde ortaya koyması açısından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma davalarında belirlenen bedellerin enflasyon etkisinden arındırılarak ödenmemesini, mülk sahibine orantısız ve aşırı bir külfet yüklenmesi olarak değerlendirmiştir. Devletin, vatandaşın mülkiyetine el koyduğu durumlarda ödenen karşılığın gerçek değeri yansıtması gerektiği, aksi hâlde anayasal güvencelerin işlevsiz kalacağı güçlü bir şekilde vurgulanmıştır.
search

Anayasa Mahkemesi
Zöhre Yakışık ve Diğerleri Kararı 2022/107510 B.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2022/107510
Karar Tarihi 16.07.2025
Taraf Zöhre Yakışık ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal / Kabul Edilemez
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Kamulaştırmasız el atma tazminatı değer kaybına uğratılamaz.
Enflasyon karşısında eriyen tazminat mülkiyet hakkını ihlal eder.
Mülkiyet hakkı ihlali şahsi ve aşırı külfet yaratır.
Makul süre şikayetleri için Tazminat Komisyonuna başvurulmalıdır.

Bu karar, idarenin fiilî olarak özel mülkiyete el atması sonucunda vatandaşlara ödenmesine hükmedilen tazminatların zaman içinde enflasyon karşısında erimesinin mülkiyet hakkını ihlal edeceğini net bir biçimde ortaya koyması açısından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma davalarında belirlenen bedellerin enflasyon etkisinden arındırılarak ödenmemesini, mülk sahibine orantısız ve aşırı bir külfet yüklenmesi olarak değerlendirmiştir. Devletin, vatandaşın mülkiyetine el koyduğu durumlarda ödenen karşılığın gerçek değeri yansıtması gerektiği, aksi hâlde anayasal güvencelerin işlevsiz kalacağı güçlü bir şekilde vurgulanmıştır.

Benzer davalardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde bu karar, kamulaştırmasız el atma tazminatı alacaklıları için oldukça önemli bir hukuki dayanak oluşturmaktadır. Enflasyon oranlarının yüksek olduğu ekonomik konjonktürlerde, uzun süren idari veya yargısal süreçler sonunda ödenen tazminatların değer kaybetmesi sıklıkla karşılaşılan bir mağduriyet sebebidir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadını bir kez daha teyit eden bu karar, derece mahkemelerinin tazminat hesaplamalarında enflasyon farkını dikkate almaları ve idarelerin ödemelerini geciktirmeksizin güncel değerler üzerinden yapmaları gerektiği yönündeki uygulamayı pekiştirmektedir. Ayrıca makul sürede yargılanma hakkı iddiaları yönünden Tazminat Komisyonunun tüketilmesi zorunlu bir başvuru yolu olduğu ilkesi de uygulamanın istikrarı açısından büyük bir önem arz etmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bu uyuşmazlık, taşınmazlarına idare tarafından kamulaştırmasız olarak el atılan Zöhre Yakışık ve diğer başvurucular ile ilgili devlet idaresi arasında yaşanmıştır. Başvurucular, kendilerine ait olan arazilere devlet tarafından hukuki bir işlem tesis edilmeksizin fiilen el konulması üzerine idare aleyhine tazminat davaları açmışlardır.

Yargılama süreçleri neticesinde başvurucular lehine tazminat ödenmesine karar verilmiş olsa da geçen uzun zaman dilimi ve yüksek enflasyon oranları sebebiyle hükmedilen bedellerin alım gücü ciddi şekilde düşmüştür. Başvurucular, kendilerine ödenen veya ödenecek olan tazminatın güncel ekonomik koşullara göre değer kaybına uğradığını ve bu durumun maddi kayıplarına yol açtığını ileri sürmüşlerdir. Ayrıca hukuki sürecin çok uzun sürmesi nedeniyle adalet sisteminin yavaş işlediğinden şikayet etmişlerdir. Bu gerekçelerle, uğradıkları zararların karşılanması, yargılamanın yenilenmesi ile maddi ve manevi zararlarının giderilmesi talebiyle bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken özellikle Anayasa'nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkına dair temel kurallara ve yerleşik içtihat prensiplerine dayanmıştır. Başvurunun temel eksenini, mülkiyet hakkının ihlali iddiaları ile yargılamanın uzun sürmesine dair şikâyetler oluşturmaktadır.

Kamulaştırmasız el atma, idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın özel mülkiyete konu bir taşınmaza fiilen ve kalıcı olarak el koyması durumudur. Anayasa Mahkemesi, daha önceki yerleşik kararlarında vurguladığı üzere, mülkiyet hakkına yapılan bu tür müdahalelerde ödenecek tazminatın enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmaması gerektiğini belirtmektedir. Tazminat bedellerinin, ödeme tarihindeki alım gücünü koruyacak şekilde güncellenmemesi, mülk sahibine şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklemekte olup mülkiyet hakkının özünü zedelemektedir.

Diğer taraftan, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin Veysi Ado genel kurul kararı yol göstericidir. 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun ve bu kanunda 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler uyarınca, makul süre şikayetlerinde Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Tazminat Komisyonuna başvuru yapılması zorunlu hâle getirilmiştir. Bu komisyon yolunun tüketilmeden doğrudan bireysel başvuru yapılması, Anayasa Mahkemesinin benimsediği bireysel başvurunun ikincilliği ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle makul süre iddialarının incelenebilmesi için öncelikle olağan kanun yollarının ve yasal başvuru mekanizmalarının tüketilmesi şartı aranmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, Zöhre Yakışık ve diğer başvurucuların kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında erimesi ve yargılamanın makul sürede bitirilmemesi şikayetlerini iki ayrı boyutta değerlendirmiştir.

Mülkiyet hakkı ihlali iddiası yönünden yapılan incelemede, derece mahkemelerince hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminat bedelinin enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğradığı tespit edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, devletin kamulaştırma bedellerini veya kamulaştırmasız el atma tazminatlarını enflasyon karşısında ezdirmesi, başvuranların mülklerinden mahrum bırakılmaları karşılığında almaları gereken telafiyi anlamsız kılmaktadır. Bu durum, mülkiyet hakkının korunması hususunda idareye yüklenen adil denge sağlama yükümlülüğünü ihlal etmektedir. Başvuruculara, alacaklarını enflasyon karşısında güncellenmemiş hâliyle ödemek, onlara şahsi, olağan dışı ve aşırı bir külfet yüklemektedir. Mahkeme, bu nedenle kamulaştırmasız el atma tazminatlarının enflasyon karşısında değer kaybına uğramasının Anayasa'da güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

Başvurucuların makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik iddiaları bakımından ise farklı bir usuli sonuç doğmuştur. Anayasa Mahkemesi, yakın tarihli içtihat değişikliklerini ve yasal düzenlemeleri dikkate alarak, makul sürede yargılanma hakkına ilişkin taleplerin öncelikle Tazminat Komisyonuna iletilmesi gerektiğini belirtmiştir. Başvurucuların bu yolu tüketmeden doğrudan Anayasa Mahkemesine başvurdukları anlaşıldığından, başvurunun bu kısmı bakımından başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik kararı verilmiştir.

Mülkiyet hakkına yapılan haksız müdahalenin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu ifade edilerek, ihlalin telafisi için bu yöntemin yeterli giderim sağlayacağı belirtilmiş ve ayrıca tazminat talepleri reddedilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma bedelinin değer kaybına uğratılmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiği yönünde karar vermiştir ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması amacıyla başvuruyu kabul etmiştir.

Devlet kamulaştırma kararı olmadan arazime el koyabilir mi? expand_more
İdarenin usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın, özel mülkiyete konu bir taşınmaza fiilen ve kalıcı olarak el koyması hukuken "kamulaştırmasız el atma" olarak tanımlanmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu tür fiili el koyma durumlarında vatandaşlara ödenmesi gereken tazminat bedellerinin, mülk sahibine orantısız ve aşırı bir külfet yüklememesi adına mutlaka güncel ekonomik koşullara göre ödenmesi gerektiğini belirtmektedir. Aksi takdirde idarenin bu eylemi, mülkiyet hakkının özünü zedeleyen bir hak ihlaline dönüşmektedir.
Devlet arazime el koydu, tazminat enflasyonda eridi. Ne yapabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre, idarenin özel mülkiyetinize fiili olarak el atması sonucunda ödenmesine karar verilen tazminatların zaman içinde enflasyon karşısında erimesi mülkiyet hakkının açık bir ihlalidir. Devletin, vatandaşın arazisine el koyduğu durumlarda ödediği bedelin, ödeme tarihindeki gerçek ve güncel değeri yansıtması anayasal bir zorunluluktur. Eğer tazminat alacağınız enflasyon karşısında güncellenmeden ödenmişse, size şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklenmiş sayılır. Bu mağduriyetin tespiti ve giderimi için ihlal iddiasıyla bireysel başvuru yoluna gidilebilir.
Tazminatım enflasyonda eridiği için AYM'ye başvursam sonuç ne olur? expand_more
Anayasa Mahkemesi, hükmedilen kamulaştırmasız el atma tazminat bedellerinin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılmasını mülkiyet hakkının ihlali olarak kabul etmektedir. Mahkeme bu tür ihlalleri tespit ettiğinde, mülkiyet hakkına yapılan haksız müdahalenin olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama yapılmasına karar vermektedir. Bu karar üzerine derece mahkemeleri, enflasyon farkını dikkate alarak tazminat tutarlarını güncel değerler üzerinden yeniden hesaplamakla yükümlü hale gelmektedir. Böylece ihlalin telafisi için etkili ve yeterli bir giderim sağlanmış olur.
Mahkeme çok uzun sürdü diye doğrudan AYM'ye şikayet edebilir miyim? expand_more
Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine doğrudan bireysel başvuru yapmanız yasal olarak mümkün değildir. Mevcut yasal düzenlemeler ve Anayasa Mahkemesinin güncel içtihatları uyarınca, yargılamanın uzun sürmesine yönelik makul süre şikayetleri için öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Tazminat Komisyonuna başvurulması zorunlu hale getirilmiştir. Olağan kanun yolları ve yasal başvuru mekanizmaları olan bu komisyon yolu tüketilmeden yapılan başvurular, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmaktadır.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir