Anasayfa/ Makale/ Sahte Kartın Kullanımı, Suçun Özel Görünüşleri ve İçtima

Sahte Kartın Kullanımı, Suçun Özel Görünüşleri ve İçtima

5237 sayılı TCK'nın 245/3. maddesinde düzenlenen sahte banka veya kredi kartını kullanarak yarar sağlama suçu, bilişim sistemlerinin güvenliğini ve malvarlığı değerlerini korur. Bu yazıda, sahte kartın kullanımı, suça teşebbüs, iştirak halleri ve suçların içtimaı hususları Yargıtay kararları ışığında hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Bilişim ve finans teknolojilerinin gelişimi, ödeme araçlarının dijitalleşmesiyle birlikte bankacılık sistemine yönelik ihlalleri de beraberinde getirmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/3. maddesi, bu ihlallerden biri olan sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçunu düzenlemektedir. Bu suç tipiyle, sadece bireylerin malvarlığı değerleri değil, aynı zamanda toplumun bilişim sistemlerine ve bankacılık işlemlerine duyduğu güven karma bir hukuki değer olarak koruma altına alınmaktadır. Kanun koyucu, sahte kartın fiilen kullanılarak haksız menfaat elde edilmesini bağımsız ve yaptırımı ağır bir suç olarak öngörmüştür. Suçun tamamlanabilmesi için failin sahte olduğunu bildiği kartı kullanması ve neticesinde kendisine veya bir başkasına ekonomik bir yarar sağlaması şarttır. Bu bağlamda, eylemin fiili icrasından neticenin doğmasına kadar geçen süreçteki teşebbüs halleri ile eyleme birden fazla kişinin katıldığı iştirak durumları ve normların birleştiği içtima kuralları, bilişim ceza uygulamalarının en teknik boyutlarını oluşturmaktadır.

Sahte Banka veya Kredi Kartını Kullanarak Yarar Sağlama Suçu

Suçun maddi unsuru, sahte olarak üretilmiş veya üzerinde sahtecilik yapılmış banka ya da kredi kartıdır. Failin bu suçu işleyebilmesi için söz konusu sahte kartı bizzat kullanması ve bu kullanımdan ekonomik bir menfaat elde etmesi gerekir. Bu kullanımın mutlaka fiziki bir POS cihazından veya ATM'den yapılması zorunlu değildir; günümüz uygulamalarında mail-order yöntemiyle veya sanal POS üzerinden internet alışverişlerinde kullanılması da tipiklik unsurunu oluşturmaktadır. Sahte kart kullanımı ile yarar sağlama suçu, sırf hareket suçu olmayıp bir neticeli suç niteliğindedir. Çünkü failin sadece kullanmaya yönelik icrai hareketi yapması yeterli olmayıp, aynı zamanda haksız yararın da failin veya bir başkasının fiili tasarruf alanına girmesi aranmaktadır. Failin genel kast ile hareket ederek kartın sahte olduğunu bilmesi ve bu eylemi hukuka aykırı menfaat temin etme iradesiyle gerçekleştirmesi, suçun manevi unsurunu teşkil eder. Bu fiil, daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde kanunda belirtilen hapis ve adli para cezası yaptırımlarına tabi tutulmaktadır.

Suçun Özel Görünüş Şekilleri

Suça Teşebbüs ve İştirak Halleri

Sahte kartın kullanılması suretiyle menfaat temin etme suçu, netice aranan bir suç olduğu için teşebbüse elverişli bir suç tipidir. Failin sahte kartı alışverişte kullanmak üzere makineden geçirmesi ancak limit yetersizliği, cihazın şifreyi reddetmesi veya bankanın onayı vermemesi gibi elinde olmayan engellerle yarar elde edememesi durumunda eylem teşebbüs aşamasında kalmış kabul edilir. Failin yarara ulaşma olanağına sahip olduğu, yani menfaatin tasarruf alanına girdiği anda ise suç tamamlanmış sayılacaktır. Yargıtay içtihatları da, failin icrai hareketlere başlamasına rağmen elinde olmayan dışsal nedenlerle menfaat elde edemediği halleri teşebbüs kapsamında değerlendirmektedir.

Bununla birlikte, suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda genel iştirak hükümleri doğrudan uygulama alanı bulmaktadır. Sahte kartı fiilen kullanan kişi ile bu kullanım neticesinde yararı elde eden kişinin aralarında iştirak iradesi (birlikte suç işleme kararı) bulunması kaydıyla, faillerin her biri eylem üzerinde kurdukları fiili hakimiyet ölçüsünde müşterek fail olarak sorumlu tutulacaklardır. Eylemin bizzat icra edilmemiş olması, iş bölümü kapsamında faillik sıfatını ortadan kaldırmaz. Ancak failler arasında herhangi bir iştirak iradesi bulunmaksızın, bir başkası tarafından sahte kartla elde edilen haksız yararı sonradan bilerek devralan veya kabul eden üçüncü kişi açısından iştirak hükümleri uygulanamaz; bu kişinin eylemi somut olayın özelliklerine göre bağımsız bir suç çerçevesinde değerlendirilir.

Sahte Kart Kullanımında İçtima Kuralları

İçtima kurallarının tespiti, sahte kart kullanımı suçunda cezai yaptırımın belirlenmesi ve ceza adaleti açısından büyük önem taşımaktadır. Sahte oluşturulan kartın kullanılması fiilinde ortada henüz gerçek bir kart hamili bulunmadığından suçun mağduru, sahteciliğin yöneldiği kartı çıkaran banka veya finans kurumu olarak kabul edilmektedir. Bu temel kabul çerçevesinde, Yargıtay uygulamalarına göre bir bankaya ait birden fazla sahte kartın aynı suç işleme kararı ile kullanılması veya tek bir sahte kartın değişik zamanlarda art arda kullanılması durumunda faile birden fazla ceza verilmesi yerine zincirleme suç hükümleri tatbik edilir. Ancak farklı bankalara ait sahte kartların kullanılması halinde, mağdur banka sayısınca ayrı ayrı suçların oluştuğu varsayılmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarında, failin sahte kartı üretme suçu ile bu kartı kullanma suçu arasındaki norm ilişkisi özel bir içtima kuralına bağlanarak geçit suç niteliğinde değerlendirilmiştir. Bir kimse, baştan itibaren kullanarak haksız menfaat sağlamak kastıyla sahte kart üretmiş ve ardından bunu fiilen kullanmışsa, sahte kart üretme fiili kullanarak yarar sağlama suçu içerisinde erimiş sayılır. Bu durumda fail, her iki eylemden ayrı ayrı değil, haksızlık muhtevası daha ağır olan ve amacı gerçekleştiren sahte kartın kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dolayı cezalandırılır. Fakat sahte kartın kullanılmadan ele geçirildiği veya kullanım kastının kesin tespit edilemediği hallerde içtima kuralı işletilmeyecektir. Yargıtay'ın sahte kartın kullanımına dair içtima uygulamalarındaki temel prensipleri şu şekildedir:

  • Suçun mağduru sahte kartın ait olduğu banka kabul edildiğinden, aynı bankanın farklı sahte kartları için zincirleme suç hükümleri uygulanır.
  • Farklı bankaların sahte kartları kullanıldığında, her bir banka için fiili ve hukuki birer ayrı kullanım suçu oluştuğu kabul edilir.
  • Üretim eylemi, kullanma eylemi için geçit suçu niteliği taşıdığından, doğrudan kullanan ve yarar sağlayan faile ayrıca üretmekten ceza verilmez.
Çakma kartla internetten alışveriş yapmaya çalıştım ama limit yetersiz dedi, suç mu? expand_more
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245/3. maddesinde düzenlenen bu suç, failin sahte kartı kullanarak kendisine veya başkasına ekonomik menfaat temin etmesiyle oluşur. Suçun tamamlanabilmesi için haksız yararın fiilen tasarruf alanınıza girmesi şarttır. Ancak kartı sanal POS üzerinden kullanmanıza rağmen limit yetersizliği, şifre reddi veya bankanın onayı vermemesi gibi elinizde olmayan nedenlerle yarar elde edemezseniz eyleminiz teşebbüs aşamasında kalmış kabul edilir. Yargıtay içtihatları doğrultusunda, nihai yarar sağlanamasa bile icrai hareketlere başlanmış olması nedeniyle suça teşebbüsten dolayı cezalandırılırsınız.
Arkadaşım sahte kartla ürün alıp bana hediye etti, önceden haberim yoktu ceza alır mıyım? expand_more
Sahte kartın kullanılması suretiyle menfaat temin etme suçunda, fiili icra eden kişi ile yararı elde eden kişi arasında iştirak iradesi, yani birlikte suç işleme kararı bulunması gerekir. Eğer aranızda böyle bir ön anlaşma yoksa ve siz başkası tarafından elde edilen haksız yararı sonradan bilerek kabul eden üçüncü kişi konumundaysanız, iştirak hükümlerine göre sorumlu tutulamazsınız. Hukuken doğrudan fail veya müşterek fail sıfatıyla bu suçtan ceza almanız mümkün değildir. Ancak eyleminiz, somut olayın özelliklerine bağlı olarak bağımsız ve farklı bir suç çerçevesinde ayrıca değerlendirmeye tabi tutulabilir.
Aynı bankanın üç farklı sahte kartıyla işlem yaptım, üç ayrı ceza mı yerim? expand_more
Sahte kartın kullanılması eylemlerinde ortada henüz gerçek bir kart hamili bulunmadığından, suçun asıl mağduru sahteciliğin yöneldiği banka veya finans kurumu olarak kabul edilmektedir. Yargıtay uygulamalarına göre, aynı bankaya ait birden fazla sahte kartı aynı suç işleme kararı ile kullanırsanız size mağdur sayısınca, yani üç ayrı ceza verilmez. Bunun yerine, eyleminiz tek bir suç sayılarak hakkınızda ceza artırımı öngören zincirleme suç hükümleri tatbik edilir. Buna karşın, şayet işlemlerinizde farklı bankaların sahte kartlarını kullanmış olsaydınız, her bir mağdur banka için ayrı ayrı suç oluştuğu kabul edilirdi.
Sahte kartı kendim ürettim ve kullandım, her ikisi için de mi ceza yatacağım? expand_more
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, sahte kartı üretme eylemi ile bu kartı kullanma suçu arasındaki ilişki "geçit suçu" kapsamında özel bir içtima kuralına bağlanmıştır. Baştan itibaren kullanarak menfaat sağlamak kastıyla sahte kart üretir ve sonrasında bunu fiilen kullanırsanız, üretme fiiliniz kullanma suçunun içerisinde erimiş sayılır. Bu doğrultuda her iki eylemden ayrı ayrı değil, yalnızca haksızlık muhtevası daha ağır olan sahte kartın kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dolayı cezalandırılırsınız. Fakat ürettiğiniz kartlar henüz kullanılmadan ele geçirilirse veya baştaki kullanım kastınız kesin olarak kanıtlanamazsa, bu içtima kuralından faydalanamazsınız.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir