Anasayfa/ Makale/ Sahte Banka veya Kredi Kartı Kullanma Suçu ve Muhakeme Süreci

Sahte Banka veya Kredi Kartı Kullanma Suçu ve Muhakeme Süreci

Türk Ceza Kanunu m. 245/3 kapsamında düzenlenen sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçu, bilişim ve malvarlığı değerlerini koruyan nitelikli bir suç tipidir. Bu makalede suçun unsurları, teşebbüs, içtima kuralları ve muhakeme sürecindeki görevli mahkeme, zamanaşımı ve yaptırım boyutları detaylıca incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde dijitalleşmenin ve elektronik ticaretin hızla yaygınlaşması, ödeme sistemlerinin temelini oluşturan banka ve kredi kartlarına yönelik hukuka aykırı eylemlerde ciddi bir artışa neden olmuştur. Kanun koyucu, bu yeni nesil suç tipleriyle etkin bir şekilde mücadele etmek amacıyla Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 245 hükmünü ihdas etmiştir. İlgili maddenin üçüncü fıkrasında yer alan düzenleme, sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlama fiilini bağımsız bir suç tipi olarak cezalandırmaktadır. Bu suç, yalnızca bireylerin malvarlığı değerlerini korumakla kalmayıp, aynı zamanda bankacılık sistemine ve ticari hayattaki ödeme araçlarına duyulan kamu güvenini de teminat altına almayı hedeflemektedir. Bu makalemizde, anılan fıkrada yer alan sahte kartın kullanılması suçunun maddi ve manevi unsurları ile bu suç tipi etrafında şekillenen ceza muhakemesi süreci hukuki bir perspektifle detaylı biçimde analiz edilecektir.

Suçun Maddi ve Manevi Unsurları

TCK m. 245/3'te düzenlenen suçun maddi konusunu, sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan banka veya kredi kartı oluşturmaktadır. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılmasıyla ortaya çıkan bu tamamen hayal ürünü veya tahrif edilmiş kartların menfaat elde etme amacıyla tedavüle sokulması eylemin temelini teşkil eder. Suçun faili herkes olabilirken, eylemin mağduru kural olarak kartı çıkaran banka veya finans kurumudur. Suçun tamamlanabilmesi için failin, söz konusu sahte kartı bizzat kullanması veya bir başkasına kullandırtması suretiyle kendisine veya üçüncü bir kişiye ekonomik bir yarar sağlaması zorunludur. Menfaat elde edilmeden yalnızca kartın kullanılmış olması, suçun oluşması için yeterli değildir. Manevi unsur açısından ise bu suç ancak genel kast ile işlenebilir; failin kullandığı kartın sahte olduğunu bilmesi ve haksız yarar elde etmeyi istemesi gerekmektedir. İhmali hareketle işlenmesi mümkün olmayan bu fiil, tipik bir neticeli suç niteliği taşımaktadır.

Teşebbüs, İştirak ve İçtima Kuralları

Neticeli bir suç olan sahte kart kullanma suçu, teşebbüse elverişlidir. Failin sahte kartı kullanma yönünde doğrudan doğruya icra hareketlerine başlamasına rağmen, örneğin ATM'nin arıza vermesi, şifrenin yanlış girilmesi veya POS cihazının onay vermemesi gibi elinde olmayan nedenlerle haksız yarar elde edememesi durumunda eylem teşebbüs aşamasında kalmaktadır. İştirak kuralları bağlamında, suça katılan kişiler sağladıkları nedensel katkının niteliğine göre müşterek fail, azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulurlar. İçtima yönünden bakıldığında ise, failin aynı bankaya ait birden fazla sahte kartla yahut aynı kartla değişik zamanlarda birden fazla kez haksız yarar sağlaması durumunda zincirleme suç hükümleri uygulanır ve verilecek cezada artırıma gidilir. Ayrıca madde metninde yer alan "fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde" şeklindeki ifade, bu suçun tali norm niteliğinde olduğunu, fiilin daha ağır cezayı gerektiren farklı bir suç tipine de vücut vermesi halinde en ağır cezayı öngören maddenin uygulanacağını göstermektedir.

Yaptırım ve Hukuki İndirim Nedenlerinin Geçerliliği

TCK m. 245/3 uyarınca, sahte kart kullanarak menfaat temin eden fail hakkında dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Kanun metninde hapis ve adli para cezası "ve" bağlacı ile kümülatif olarak düzenlendiğinden, hakimin her iki yaptırıma birden hükmetmesi zorunludur. Burada dikkat edilmesi gereken en kritik hususlardan biri, etkin pişmanlık ve şahsi cezasızlık sebeplerinin uygulanabilirliği meselesidir. Mevzuatımızdaki düzenlemeler ışığında, kanun koyucu akrabalık ilişkilerine dayanan şahsi cezasızlık sebeplerini ve zararın giderilmesi esasına dayanan etkin pişmanlık hükümlerini bu fıkrada yer alan eylem için öngörmemiştir. Dolayısıyla, fail yargılama sürecinde mağdur kurumun zararını tamamen karşılasa veya mağdur ile fail arasında akrabalık ilişkisi bulunsa dahi, suçun niteliği gereği etkin pişmanlık indiriminden veya cezasızlık sebeplerinden yararlanamayacaktır.

Soruşturma ve Kovuşturma Usulü

Sahte banka veya kredi kartının kullanılması suçunun takibi şikâyete bağlı değildir. Bu nedenle, suç şüphesinin öğrenilmesiyle birlikte Cumhuriyet savcısı tarafından resen soruşturma başlatılır ve tarafların sonradan uzlaşması ya da şikâyetten vazgeçmesi davanın düşmesine sebebiyet vermez. Muhakeme sürecine dair temel usul kuralları şu şekilde özetlenebilir:

  • Soruşturma Usulü: Şikayet aranmaksızın resen yürütülür ve uzlaştırma hükümleri bu suç tipinde hiçbir koşulda uygulanmaz.
  • Görevli Mahkeme: Kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırının on yılın altında kalması sebebiyle davaya bakmakla görevli merci Asliye Ceza Mahkemesi'dir.
  • Yetkili Mahkeme: Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, suçun işlendiği yer olarak haksız menfaatin temin edildiği yer kabul edilir. İnternet alışverişlerinde ise siteye bağlanılan konum esas alınır.

Mahkemelerin görev ve yetki kurallarına tam uyum, ceza muhakemesinin hızlı ve hukuka uygun ilerlemesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır.

Muhakemede Zamanaşımı ve Müsadere

Muhakeme hukuku bakımından önem taşıyan dava zamanaşımı süresi, TCK'nın genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Kanunda öngörülen cezanın üst sınırı dikkate alındığında, bu suç tipi için olağan dava zamanaşımı süresi on beş yıldır. Zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde bu süre en fazla uzamış haliyle yirmi iki yıl altı aya ulaşabilmektedir. Suça konu olan sahte nitelikteki banka veya kredi kartları, bizatihi suç eşyası mahiyetinde olsalar da doğrudan imha edilmez; Yargıtay kararlarında işaret edildiği üzere dosyada delil olarak saklanmalarına karar verilmelidir. Ancak, eylem sonucunda failin elde ettiği haksız kazancın suç mağduru olan kuruma iadesinin fiilen imkânsız hale geldiği durumlarda, ceza kanunu kapsamında kazanç müsaderesi kurumu işletilerek elde edilen haksız malvarlığı değerlerine el konulması sağlanmaktadır.

Sahte kartla para çektim ama parayı bankaya geri ödesem cezam düşer mi? expand_more
Kanun koyucu, sahte banka veya kredi kartı kullanma suçunda zararın sonradan giderilmesini bir indirim sebebi olarak öngörmemiştir. Dolayısıyla, yargılama sürecinde mağdur konumundaki bankanın veya finans kurumunun zararını tamamen karşılamış olsanız bile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanamazsınız. Ayrıca, mağdur ile aranızda akrabalık ilişkisi bulunması gibi durumlar da şahsi cezasızlık sebebi sayılmamaktadır. Bu nedenle zararı ödemeniz, suçun niteliği gereği ceza indiriminden veya cezasızlıktan yararlanmanızı sağlamayacaktır.
Kopya kartla ATM'den para çekmeye çalıştım ama makine bozuldu, ceza alır mıyım? expand_more
Evet, bu durumda eyleminiz teşebbüs aşamasında kalmış sayılır ve cezai sorumluluğunuz doğar. İlgili suçun tam olarak oluşabilmesi için failin kendisine veya üçüncü bir kişiye fiilen haksız bir ekonomik menfaat sağlaması gerekmektedir. Ancak sahte kartı kullanmak üzere icra hareketlerine başlamanıza rağmen ATM'nin arıza vermesi, POS cihazının onay vermemesi veya şifrenin yanlış girilmesi gibi dış etkenlerle yarar elde edemezseniz fiiliniz teşebbüs olarak değerlendirilir. Bu itibarla eyleminiz teşebbüs aşamasında kalsa da ceza yargılamasına tabi tutulursunuz.
Sahte kredi kartı davasında bankayla anlaşıp uzlaşabilir miyiz? expand_more
Hayır, sahte banka veya kredi kartının kullanılması suçunun hukuki takibi şikâyete bağlı değildir. Yetkili makamlarca suç şüphesinin öğrenilmesiyle birlikte Cumhuriyet savcısı tarafından doğrudan ve resen soruşturma başlatılır. Soruşturma veya kovuşturma evresinde ilgili banka kurumuyla uzlaşmanız ya da bankanın şikâyetinden vazgeçmesi davanın düşmesine sebebiyet vermeyecektir. Ceza muhakemesi kuralları uyarınca, bu suç tipinde hiçbir koşulda uzlaştırma hükümleri tatbik edilemez.
Sahte kredi kartı kullandım, sadece para cezası ödeyip kurtulabilir miyim? expand_more
İlgili kanun maddesi uyarınca sahte kart kullanarak menfaat temin etmenin cezası sadece adli para cezasıyla sınırlandırılmamıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, bu suçu işleyen kişiler hakkında dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Kanun hükmünde hapis ve adli para cezası birlikte (kümülatif olarak) düzenlendiği için mahkemenin her iki yaptırıma birden hükmetmesi zorunludur. Hapis cezasının üst sınırı on yılın altında kaldığından, bu suçlara ilişkin yargılamaları Asliye Ceza Mahkemeleri yürütmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir