Anasayfa Makale Kazakistan İş Hukukunun Tarihsel Gelişimi ve...

Makale

Kazakistan İş Hukukunun Tarihsel Gelişimi ve Uluslararası Boyutu

Kazakistan iş hukuku*nun tarihsel gelişimi, Sovyetler Birliği dönemi mevzuatından bağımsızlık sonrası modern düzenlemelere kadar uzanan kapsamlı bir süreci ifade etmektedir. Bu gelişim süreci, uluslararası sözleşmeler*in iç hukuka entegrasyonu ve güncel kodifikasyon çalışmalarıyla desteklenerek çağdaş bir yapıya kavuşmuştur.

Kazakistan iş hukukunun tarihsel gelişimi, temelde iki ana döneme ayrılarak kapsamlı bir biçimde incelenebilmektedir. Bu dönemlerden ilki, ülkenin 16 Aralık 1991 tarihinde bağımsızlığını tam anlamıyla kazanmasından önceki dönemi kapsayan Sovyetler Birliği sürecidir; ikinci dönem ise 1991 yılından günümüze kadar uzanan bağımsızlık sonrası modernleşme sürecini ifade etmektedir. Tarihsel süreç içerisinde Kazakistan, kendi ulusal dinamiklerini, kültürel yapısını ve sosyo-ekonomik ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak iş hukuku alanında köklü reformlar gerçekleştirmiştir. Bağımsızlığını kazandıktan sonra yepyeni bir hukuki mimari inşa etme zorunluluğu doğmuş ve bu bağlamda uluslararası çalışma standartlarına entegre olma hedefi güdülmüştür. İşçi ve işveren ilişkilerini karşılıklı haklar çerçevesinde düzenleyen temel kanunlar, toplu sözleşme süreçleri, istihdamı teşvik eden politikalar ve sosyal güvenlik mekanizmaları, bu dönüşüm sürecinde çağdaş bir yapıya kavuşturulmuştur. Özellikle Uluslararası Çalışma Örgütü ile kurulan stratejik ilişkiler, Kazakistan iş hukukunun evrensel normlara ve insan onuruna uygun şekilde şekillenmesinde yönlendirici bir rol oynamıştır. Günümüzde Kazakistan, bağımsızlık sonrası dönemde titizlikle hazırlayıp kabul ettiği güncel iş kodeksi ve kapsamlı sosyal yasaları ile Orta Asya bölgesinde çalışma ilişkilerini en modern, demokratik ve ilerici şekilde düzenleyen lider devletlerden biri konumuna ulaşmayı başarmıştır.

Sovyetler Birliği Döneminde İş Hukuku Mevzuatı

30 Aralık 1922'den 26 Aralık 1991'e kadar varlığını sürdüren Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dönemi, Kazakistan iş hukukunun temel taşlarının atıldığı evredir. Bu tarihi dönemde, yüksek konsey tarafından kabul edilen yasalar tüm müttefik cumhuriyetlerde bağlayıcı özellik taşımaktaydı. Bölgedeki çalışma ilişkilerini şekillendiren ilk adım, Aralık 1918'de kabul edilen ilk Sovyet işgücü hakkındaki kanunlar kodeksi olmuştur. Bu kodeks, emeği düzenleyen bağımsız bir hukuk dalının oluşumuna zemin hazırlamıştır. Düzenleme; zorunlu iş yükümlülüğü, emek kullanma hakkı, çalışma saatlerinin sınırlandırılması ve işçi ücretlerinin belirlenmesi gibi dinamikleri çerçevelemiştir. Ardından 1922'de kabul edilen Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti İşgücü Hakkındaki Kanunlar Kodeksi, değişen modern koşullara daha uygun normlar barındırmaktaydı. Bu kanun zamanla tüm Sovyet topraklarında eksiksiz uygulanır hale gelmiştir. 1922 tarihli bu kodeks; toplu sözleşmelerin akdedilmesi, bireysel iş sözleşmesi kavramı, dinlenme zamanları, çıraklık eğitimi, kadın ve genç emeği ile sosyal sigorta gibi kritik kurumları yasal statüye kavuşturmuştur.

Kazakistan özelindeki yasal gelişmelere bakıldığında, ulusal ekonominin farklı sektörlerindeki çalışma koşullarının çeşitliliğini ve ülkenin doğasında bulunan tarihi dinamikleri dikkate alan spesifik düzenlemelerin hayata geçirildiği görülmektedir. Birlik düzeyinde 1970 yılında SSCB ve Birlik Cumhuriyetlerinin Çalışma Mevzuatının Temelleri isimli belge kabul edilene dek, 1922 tarihli o eski kodeks yürürlükte kalmayı sürdürmüştür. Ancak bu temel belgenin ardından, 21 Temmuz 1972 tarihinde Kazak Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti İş Kodeksi Kanunları resmi olarak kabul edilmiştir. Bu yeni metin, doğrudan Kazakistan sınırları içerisinde çalışma ilişkilerini tam teşekküllü olarak düzenleyen ilk yerel normatif yasal düzenleme olma niteliğini taşımaktadır. 1972 tarihli bu kanunlar; standart çalışma saatleri, asgari ve performansa dayalı maaş ödemeleri, çalışanlara yönelik yasal garantiler, maddi tazminatlar, çalışma disiplininin sağlanması ve işçi kolektiflerinin yetkileri gibi meseleleri oldukça sistematik bir şekilde ele almıştır. Yeni dönemde işçiler ve tüm çalışanlar için, yaşlılık veya hastalık durumlarında devlet destekli sosyal sigorta sistemi üzerinden maddi güvence alma hakları net bir biçimde garanti altına alınmış, sendikaların karar alma süreçlerine katılımı güçlendirilmiştir. Bu yasal altyapı o kadar köklü ve işlevseldi ki, Kazakistan Sovyetler Birliği'nden ayrılıp egemenliğini kazandıktan sonra dahi, yeni sistem kurulana kadar varlığını devam ettirmiştir.

Bağımsızlık Sonrası Geçiş Dönemi ve İlk Düzenlemeler

16 Aralık 1991 tarihinde Kazakistan Yüksek Konseyi tarafından tarihi bir adım atılarak "Bağımsızlık ve Devlet Egemenliği Hakkında" yasa kabul edilmiş ve Kazakistan resmen bağımsız bir ulus-devlet kimliğine kavuşmuştur. Ancak, egemenliğini henüz yeni elde etmiş genç bir devlet için, tüm yargı sisteminin ve yasal mevzuatın baştan aşağıya yeniden inşası kaçınılmaz olarak belirli bir zaman gerektirmekteydi. Bu zaruri durum sebebiyle, bağımsızlık öncesi dönemde ülkenin çalışma sektörünü idare eden 1972 tarihli "Kazak SSC İş Kodeksi Kanunları", bağımsızlıktan hemen sonra aniden yürürlükten kalkmamış ve geçiş sürecinde hukuki boşluk doğmaması adına geçerliliğini sürdürmüştür. Bağımsız Kazakistan Cumhuriyeti'nin 1993 yılında kabul ettiği ilk kurucu anayasasının ardından, değişen toplum yapısına uyum sağlamak üzere 30 Ağustos 1995'te gerçekleştirilen ulusal referandumla çok daha modern yeni bir anayasa kabul edilmiştir. Bu yeni kurulan sosyal devlet modelinin içerisinde, çalışma hayatını ve emek piyasasını çağdaş uluslararası standartlara uygun bir seviyeye getirmek amacıyla kademeli, dikkatli bir geçiş süreci benimsenmiştir. Bu hassas planlama doğrultusunda, 1999 yılına kadar o eski Sovyet kodeksi üzerinde günün acil gereksinimlerine göre çeşitli değişiklikler, iptaller ve eklemeler yapılarak dönemin ekonomik ve sosyal ihtiyaçları güvence altına alınmaya çalışılmıştır.

Kapsamlı ve tamamen yeni bir iş kodeksinin hazırlanıp yürürlüğe konulmasından önceki bu hassas süreçte, serbest piyasa ekonomisine entegre olan çalışma hayatının acil ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmek adına çeşitli sektörel kanunlar sırasıyla onaylanmıştır. Bunların en dikkat çekenleri arasında; işçilerin toplu pazarlık gücünü temin eden 4 Haziran 1992 tarihli "Toplu sözleşmeler hakkında" kanun, çalışanların çalışma ortamını düzenleyen 22 Ocak 1993 tarihli "İşgücü korunması hakkındaki" yasa ve endüstriyel uyuşmazlıklara hukuki çözüm getiren 8 Temmuz 1996 tarihli "Toplu iş uyuşmazlıkları ve grevler hakkında" kanun yer almaktadır. Geçiş döneminin asıl büyük dönüm noktası ve yasal reformların taçlandığı an ise, 10 Aralık 1999 tarihinde meclisten geçen ve 1 Ocak 2000 itibarıyla yürürlüğe giren "Kazakistan Cumhuriyeti'nde İşgücü hakkında" 493 sayılı yasanın kabulüdür. Bağımsız Kazakistan'ın kendi iç dinamikleriyle oluşturduğu bu ilk işgücü kanunu, 1972 yılından beri mevcudiyetini koruyan o eski Sovyet dönemi kodeksini tamamen ilga etmiş ve ulusal iş hukukunun özgün, bağımsız kimliğini tam manasıyla tescillemiştir. Nihayetinde bu tarihi yasa ile, küresel piyasa ekonomisinin dinamiklerine uygun, işçi ve işveren haklarını adil bir zeminde dengeleyen rasyonel bir çalışma rejimi resmen kurulmuştur.

İkibinli Yıllardaki Kodifikasyon ve Güncel İş Kanunları

İkibinli yılların başı, Kazakistan iş hukukunun derin yapısal reformlarla büyük ölçüde tahkim edildiği ve çalışma hayatının spesifik alanlarına yönelik alt yasal düzenlemelerin hız kazandığı bir dönem olmuştur. Bu süreçte sosyal ortaklık, istihdam ve iş ilişkilerinin çerçevesine dair çeşitli kanunlar yürürlüğe konmuştur. Ancak, bu çok parçalı hukuki düzenlemeleri tek ve sağlam bir çatı altında bütünleştirmek amacıyla 15 Mayıs 2007 tarihinde yeni Kazakistan Cumhuriyeti İş Kodeksi resmi olarak kabul edilmiştir. Küreselleşen ekonomiye uyum sağlayan bu yasa, zamanın hızla değişen teknolojik gerekleri ve sosyo-ekonomik dinamikleri karşısında tekrar güncellenmek zorunda kalmıştır. Nitekim 23 Kasım 2015 tarihinde yürürlüğe giren ve günümüzde halen aktif olan 414-V sayılı yepyeni iş mevzuatı, çalışma saatlerinden toplu sözleşme mekanizmalarına kadar tüm temel konuları son derece çağdaş, demokratik bir perspektifle düzenlemektedir. Bu ileriye dönük yasal gelişim süreci, en son 20 Nisan 2023 tarihinde resmiyet kazanarak uygulanan kapsamlı "Kazakistan Cumhuriyeti Sosyal Kodeksi" ile çok daha entegre ve sağlam bir hukuki zemine oturtulmuş, devletin sosyal koruma ideali pekiştirilmiştir.

Kazakistan İş Hukukunun Uluslararası Sözleşmelerle Uyumu

Uluslararası diplomatik ve hukuki düzeyde sosyal gelişim ile çalışma alanında faaliyet gösteren küresel kuruluşlarla karşılıklı yarar sağlayan, sürdürülebilir bir işbirliği kurmak, Kazakistan Cumhuriyeti için vazgeçilmez stratejik bir devlet önceliğidir. Bu bağlamda Kazakistan, bağımsızlığının hemen ardındaki yıllarda, 1993 yılından bu yana Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) son derece aktif ve söz sahibi bir üyesidir. Bu saygın ortaklık ve taahhütler çerçevesinde ülke, kendi yerel ulusal mevzuatını medeni dünyanın benimsediği uluslararası çalışma standartlarıyla eksiksiz biçimde uyumlu hale getirmek için sürekli ve yoğun bir çaba sarf etmektedir. Kazakistan devleti, küresel işgücü sektörünü yakından bekleyen yapısal değişikliklere ve derin stratejik planlara dayanan, tüm insanlara tereddütsüz insana yakışır kaliteli istihdam ile özgür seçme hakkı sağlamayı açıkça amaçlayan politikalara en güçlü desteği vermektedir. İlgili bakanlık yetkilileri ile ülkede bulunan ILO misyonu arasında düzenli olarak yürütülen verimli diyaloglar sayesinde, çalışma alanındaki önemli uluslararası sözleşmelerin meclis tarafından onaylanması ve iç hukuka sorunsuz entegrasyonu konusunda tarihi nitelikte adımlar atılmıştır. Süregelen bu kararlı uyumlaştırma süreci, yerel düzeydeki çalışma koşullarının evrensel insan hakları normları seviyesine süratle çıkarılmasına tartışılmaz düzeyde büyük bir katkı sağlamaktadır.

Kazakistan hükümeti, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün yetkili mercilerce usulüne uygun şekilde onaylanmış bağlayıcı sözleşmeleri doğrultusunda kendi ulusal iç hukukunda son derece önemli ve reformist değişiklikler gerçekleştirmiştir. Örneğin, "Örgütlenme Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına Dair" sözleşmenin pratik sahada uygulanması için özel olarak kabul edilen çok aşamalı yol haritası neticesinde, işçi sendikalarının yasal tescili bürokratik engellerden arındırılarak kolaylaştırılmış ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin demokratik hakları ciddi oranda genişletilmiştir. Bugüne kadar resmi otoriteler tarafından onaylanan çok sayıdaki ILO sözleşmesi, Kazakistan'ın çağdaş iş hukukunun şekillenmesinde, yorumlanmasında ve uygulanmasında temel referans kaynakları olarak işlev görmüştür. Ülkenin uluslararası hukuki yükümlülükleri kapsamında iç mevzuatına gururla kattığı ve çalışma barışını her koşulda güvence altına almayı misyon edinen bu temel evrensel sözleşmelerden bazıları aşağıda detaylı ve listelenmiş bir formatta okuyucuların dikkatine sunulmuştur:

  • 175 Sayılı Kısmi Zamanlı Çalışma Sözleşmesi
  • 187 Sayılı İş Sağlığı ve Hijyenini Teşvik Eden Temeller Sözleşmesi
  • 29 Sayılı Zorla veya Zorunlu Çalıştırma Sözleşmesi
  • 87 Sayılı Örgütlenme Özgürlüğünün Korunmasına İlişkin Sözleşme
  • 135 Sayılı İşçi Temsilcileri Hakkında Sözleşme
  • 81 Sayılı Sanayi ve Ticarette İş Teftişi Sözleşmesi
  • 95 Sayılı Ücretlerin Korunması Sözleşmesi
  • 26 Sayılı Asgari Ücretin Belirlenmesine İlişkin Sözleşme

Sendikal Haklar ve Sosyal Ortaklık Süreci

Küresel uluslararası gerekliliklerle sağlanan bu güçlü ve istikrarlı hukuki uyum neticesinde, Kazakistan'da sendikal faaliyetlerin kapasitesi ve demokratik sosyal ortaklık mekanizmaları muazzam derecede büyük bir ivme kazanmıştır. Günümüzde cumhuriyet genelinde aktif olarak ve serbestçe faaliyet gösteren sayısız sektörel teşkilat, bölgesel birlik ve yerel sendika şubesi, milyonlarca ücretli işçiyi hak arayışı noktasında tek bir güvenli çatı altında birleştirmektedir. Doğrudan Kazakistan Hükümeti ile en üst düzeydeki cumhuriyetçi sendika birlikleri arasında müzakere edilerek düzenli periyotlarla imzalanan genel bağlayıcı anlaşmalar, ülkedeki tüm işçilere çok daha adil, güvenli ve insan onuruna yaraşır çalışma ortamları sunmayı hedeflemektedir. Yaratılan bu şeffaf sosyal diyalog ortamı, çalışma hayatında işçi ve işveren tarafları arasında ortaya çıkabilecek muhtemel uyuşmazlıkların yargıya intikal etmeden barışçıl, uzlaşmacı yollarla çözülmesine ve işçi haklarının en üst seviyede korunmasına sağlam bir zemin hazırlamaktadır. Yürürlükteki modern iş kanunları uyarınca, tesis edilen yasal iş ilişkisi çerçevesinde işçiler ve işverenler, karşılıklı saygı, dürüstlük kuralları ve anayasal hukuki güvenceler altında kendilerine düşen sözleşmesel yükümlülüklerini titizlikle yerine getirmektedirler. Nihayetinde sendikaların yüksek sendikalara üye olma zorunluluğunun tamamen kaldırılması gibi cesur reformlar, bağımsız sendikacılık anlayışının kök salmasını ve demokratik ilkelerin tesisini sağlamıştır.

Kazakistan iş hukukunun zaman içerisindeki tarihsel gelişimi, ülkenin yaşadığı derin sosyo-ekonomik dönüşümün, kültürel evrimin ve ulusal bağımsızlık ideallerinin doğrudan hukuki düzleme yansımasının en somut, en çarpıcı örneğidir. Sovyetler Birliği'nin o eski ve katı merkeziyetçi düzenlemelerinden süratle sıyrılarak, günümüzün küresel standartlarını cesaretle benimseyen ve her şeyden önce insan onurunu merkeze alan son derece çağdaş bir hukuk sistemi başarıyla inşa edilmiştir. Yeni dönemde peş peşe kabul edilen yasal düzenlemeler, sadece çalışan kesimlerin en temel insan haklarını güvence altına almakla kalmamış, aynı zamanda ülkenin sürdürülebilir bir makroekonomik kalkınma hedefine ulaşması için mutlak gerekli olan kalıcı çalışma barışını da güçlü bir şekilde temin etmiştir. Bağımsızlık sonrası dönemden itibaren iş hukuku alanında büyük bir kararlılıkla gerçekleştirilen bu cesur reformlar, şüphesiz sosyal devlet olmanın asli bir gereği olarak, adil, eşitlikçi, rekabetçi ve yenilikçi bir istihdam piyasasının oluşturulmasına paha biçilmez değerde katkılar sunmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü gibi küresel aktörlerle omuz omuza yürütülen sağlam entegrasyon süreçleri ve sürekli olarak güncellenip yenilenen dinamik mevzuat yapısı, Kazakistan'ın gelecekte de tüm çalışma ilişkilerini evrensel hukuk normları ve insan hakları ışığında çok daha ileri ufuklara taşıyacağını açıkça göstermektedir.

9 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: