Anasayfa/ Makale/ Hâkim Durumu Kötüye Kullanma: Aşırı Veri Toplama

Hâkim Durumu Kötüye Kullanma: Aşırı Veri Toplama

Dijital platformların rekabet avantajı elde etmek amacıyla gerçekleştirdikleri aşırı veri toplama faaliyetlerinin, rekabet hukuku bağlamında hâkim durumun kötüye kullanılması ihlali oluşturup oluşturmayacağı zarar teorileri ışığında hukuki bir perspektifle değerlendirilmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Dijital çağın gelişmesiyle birlikte, piyasalarda faaliyet gösteren teşebbüsler kullanıcılardan maddi bir ücret talep etmek yerine onların verilerini toplayarak iş modellerini optimize etmeye başlamıştır. Günümüzde verinin pazar içindeki değeri, teşebbüslerin rekabetçi üstünlük sağlamasında kritik bir rol oynamaktadır. Ancak hâkim durumda bulunan dev dijital platformların, şeffaf olmayan politikalarla kullanıcıların öngöremeyeceği boyut ve kapsamda veri toplaması, hukuki açıdan ciddi endişeler doğurmaktadır. Hâkim durumun kötüye kullanılması, rekabet hukukunda temel bir ihlal olup, teşebbüslerin pazar güçlerini rekabeti kısıtlamak veya bozmak amacıyla kullanmalarını yasaklar. Bu ihlal türü genel olarak dışlayıcı kötüye kullanmalar ve sömürücü kötüye kullanmalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Aşırı veri toplanması da tam bu noktada, hem kullanıcıların sömürülmesi hem de rakip teşebbüslerin dışlanması ihtimallerini barındırdığı için rekabet otoritelerinin merceği altına alınmıştır. İlgili yargı ve kurul kararları ışığında bu faaliyetler; aşırı fiyatlama, haksız ticari koşul uygulama ve pazara giriş engeli oluşturmak şeklindeki zarar teorileri bağlamında detaylı bir hukuki analize tabi tutulmaktadır.

Aşırı Fiyatlama İddiası ve Değerlendirilmesi

Aşırı veri toplanmasının bir ihlal teşkil edip etmediği araştırılırken incelenen ilk hukuki zarar teorisi aşırı fiyatlama eylemidir. Sıfır fiyatlı dijital piyasalarda kullanıcıların maddi bir ödeme yapmaması, hizmetin karşılıksız olduğu anlamına gelmemektedir; kullanıcılar adeta verileriyle ödeme yapmaktadır. Ancak kişisel verilerin hukuken veya ekonomik olarak maddi bir fiyatın yerine geçebilecek nitelikte olup olmadığı son derece tartışmalıdır. Verinin rekabetçi olmayan niteliği, yani bir platforma sunulan verinin başka bir platforma sunulmasına engel olmaması ve aynı verinin sonsuz şekilde kullanılabilmesi, onu klasik bir ödeme aracından ayırmaktadır. Aşırı fiyatlama testlerinde kullanılan ekonomik değer testinin, verilerin subjektif değeri ve ölçülmesindeki zorluklar nedeniyle aşırı veri toplamaya uyarlanması pratikte mümkün görünmemektedir. Veri hacminin kendi içinde veya rakiplere kıyasla haksız olup olmadığını belirlemek karmaşık olduğu için, rekabet otoriteleri genellikle ihlali aşırı fiyatlama üzerinden kurmaktan kaçınmaktadır.

Haksız Ticari Koşul Olarak Veri Politikaları

Verilerin fiyat olarak değerlendirilmesindeki zorluklar, aşırı veri toplamanın haksız ticari koşul kapsamında incelenmesine yol açmıştır. Özellikle Alman Rekabet Otoritesi'nin emsal niteliğindeki Facebook kararında, kişisel veri işleme politikaları bir ticari koşul olarak kabul edilmiştir. Dijital platformlar ile son kullanıcılar arasındaki büyük pazarlık gücü asimetrisi, kullanıcıların bu şartları ya tamamen kabul etmek ya da hizmetten mahrum kalmak dışında bir seçeneğinin olmamasına neden olmaktadır. Etkin bir rekabetin varlığı halinde teşebbüslerin, kullanıcılara daha az veri paylaşımı öngören alternatifler sunması beklenirken, hâkim durumdaki platformların böyle bir seçenek sunmaması sömürücü bir davranış olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, platformların üçüncü taraf internet siteleri üzerinden dahi veri toplayıp bunları birleştirmesi, kullanıcıların makul beklentilerini aşan bir durumdur. Bu durum, veri koruma mevzuatının ve anayasal hakların, haksız ticari koşulların tespitinde bir ölçüt olarak kullanılabileceğini göstermektedir.

Pazara Giriş Engeli Oluşturma ve Dışlayıcı Etkiler

Aşırı veri toplanması, sadece kullanıcıları sömürmekle kalmayıp aynı zamanda pazarın yapısını bozarak dışlayıcı etkiler de yaratmaktadır. Rekabet Kurulunun, Facebook'un farklı hizmetlerinden topladığı verileri birleştirerek hâkim durumunu kötüye kullandığına dair kararı bu dışlayıcı etkilerin en net örneğidir. Yoğun şekilde toplanan verilerin birleştirilmesiyle oluşturulan veri setleri, pazara giriş engellerini ciddi şekilde yükseltmektedir. Hâkim teşebbüsün devasa veri havuzuyla sunduğu isabetli reklamcılık ve profilleme hizmetlerinin rakip teşebbüsler tarafından kopyalanamaz hale gelmesi piyasadaki rekabetçi yapıyı zedelemektedir. Bu durum, reklam verenlerin bu platformlara bağımlı hale gelmesine yol açarken, alternatif yayıncıların pazardan dışlanmasına zemin hazırlamaktadır. Pazardaki rekabetin kısıtlanması ise nihai olarak yeniliklerin önünü kesmekte, hem reklam maliyetlerinin zamanla artmasına hem de uzun vadede tüketici refahının düşmesine neden olmaktadır.

Zarar Teorisi Hukuki Niteliği İhlalin Temel Dayanağı
Aşırı Fiyatlama Sömürücü Etki Verinin bir fiyat veya ödeme aracı olarak kabul edilip edilmemesi tartışması.
Haksız Ticari Koşul Sömürücü ve Dışlayıcı Etki Pazarlık gücü asimetrisi ve kullanıcılara adil seçim hakkı sunulmaması.
Pazara Giriş Engeli Dışlayıcı Etki Benzersiz veri setleriyle kilit etkisi yaratılması ve rakiplerin dışlanması.
Uygulamalar tüm verilerimi toplamayı şart koşuyor, kabul etmezsem kullanamıyorum. Bu yasal mı? expand_more
Rekabet hukuku kapsamında, dev dijital platformların pazarlık gücü asimetrisini kullanarak size "ya tüm şartları kabul et ya da hizmetten mahrum kal" dayatması yapması haksız ticari koşul olarak değerlendirilebilmektedir. Hâkim durumdaki teşebbüslerin kullanıcılara daha az veri paylaşımı öngören alternatifler sunmaması hukuken sömürücü bir davranış kabul edilir. Özellikle platformların üçüncü taraf internet siteleri üzerinden dahi verilerinizi toplayıp birleştirmesi makul beklentilerinizi aşan bir eylemdir. Bu nedenle, veri koruma mevzuatı ihlallerinin aynı zamanda rekabet hukuku nezdinde hâkim durumun kötüye kullanılması ihlali oluşturması mümkündür.
Bedava kullandığım uygulamaların çok fazla verimi alması beni sömürdükleri anlamına gelmez mi? expand_more
Sıfır fiyatlı dijital piyasalarda maddi bir ücret ödemeseniz de hizmetin tamamen karşılıksız olmadığı ve adeta verilerinizle ödeme yaptığınız doğrudur. Ancak hukuki bir zarar teorisi olan "aşırı fiyatlama" iddiasının aşırı veri toplamaya uyarlanması pratikte son derece zordur. Kişisel verilerin maddi bir fiyatın yerine geçip geçemeyeceği tartışmalı olduğu gibi, verinin ekonomik değerinin ölçülmesindeki güçlükler bu hukuki değerlendirmeyi zorlaştırmaktadır. Bu sebeple rekabet otoriteleri, hukuka aykırı veri sömürüsünü doğrudan bir aşırı fiyatlama eyleminden ziyade, adil olmayan haksız ticari koşullar üzerinden denetleme eğilimindedir.
Büyük şirketler verilerimle dev havuzlar kurup rakiplerini batırıyor. Buna dur denemez mi? expand_more
Hâkim durumdaki platformların farklı hizmetlerinden topladıkları verileri birleştirerek devasa veri setleri oluşturması, rekabet hukukunda pazara giriş engeli oluşturan dışlayıcı bir etki doğurur ve hukuki müdahaleye açıktır. Bu teşebbüslerin aşırı veri havuzuyla sundukları isabetli reklamcılık ve profilleme hizmetleri rakipler tarafından kopyalanamaz hale geldiğinde, piyasadaki rekabetçi yapı derinden zedelenir. Nitekim Rekabet Kurulunun emsal kararlarında, yoğun verilerin birleştirilmesi suretiyle alternatif yayıncıların pazardan dışlanmasının hâkim durumun kötüye kullanılması teşkil ettiği açıkça ortaya konmuştur. Rakiplerin dışlanması nihai olarak pazardaki yeniliklerin önünü kesmekte ve uzun vadede siz tüketicilerin refahını olumsuz etkilemektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir