Anasayfa/ Makale/ Elektronik Delil ve Adli Bilişim Süreçleri

Elektronik Delil ve Adli Bilişim Süreçleri

Bilişim suçlarının artmasıyla ceza muhakemesinde elektronik delillerin önemi giderek büyümektedir. Elektronik ortamda elde edilen verilerin hukuka uygun şekilde toplanması, incelenmesi ve raporlanması adli bilişim süreçlerini oluşturur. Bu makale, elektronik delillerin yapısını ve adli bilişim adımlarını detaylıca incelemektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Teknolojinin hızla gelişmesi ve sosyal hayatın dijitalleşmesi, suç türlerinin ve suç işleme araçlarının sanal ortama kaymasına yol açmıştır. Geleneksel hukuki sorunların yanında ortaya çıkan bu yeni durum, ceza muhakemesi hukukunda maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla teknolojik imkânların kullanılmasını zorunlu kılmıştır. İnsanların günlük hayatta yoğun olarak kullandıkları bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve taşınabilir bellekler, günümüzde en önemli ispat araçları olan elektronik delil kaynakları hâline gelmiştir. Olayın mahkeme önünde canlandırılmasına yarayan ve beş duyu organıyla doğrudan algılanamayan bu veriler, ancak hukuka uygun şekilde elde edildiklerinde ceza yargılamasında hükme esas teşkil edebilmektedir. Elektronik ortamda bulunan verilerin saniyeler içerisinde silinebilme, değiştirilebilme ve yok edilebilme riskleri, bu verilerin güvence altına alınması için adli bilişim adı verilen özel bir uzmanlık dalının doğmasını sağlamıştır. Soruşturma makamlarına sunulacak elektronik verilerin toplanmasından raporlanmasına kadar geçen tüm teknik ve hukuki işlemler, titizlikle yürütülmesi gereken adli bilişim süreçlerini ifade etmektedir.

Elektronik Delillerin Hukuki Niteliği ve Özellikleri

Ceza muhakemesi hukukunda elektronik delil kavramı; muhakemeye konu olayı ispata elverişli olan, elektronik ortamda yaratılan, saklanan, değiştirilen veya iletilen bilgi ve verileri ifade etmektedir. Bu veriler; video kayıtları, fotoğraflar, mesaj kayıtları, internet geçmişi ve silinmiş dosyalar gibi oldukça geniş bir yelpazede karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel delillerden farklı olarak elektronik deliller, soyut bir yapıya sahip olup doğrudan gözle görülemezler; ancak özel yazılım ve donanımlar aracılığıyla bir ekrana yansıtılarak veya çıktısı alınarak görünür hâle getirilebilirler. Fiziksel deliller yok edildiklerinde genellikle telafisi imkânsızken, elektronik deliller silinse dahi özel bilgisayar yazılımları kullanılarak geri getirilebilir özelliktedir. Çok küçük depolama alanlarında bile devasa boyutlarda veri barındırabilen bu deliller, yapıları gereği dışarıdan tespiti zor olacak şekilde manipülasyona son derece müsaittir. Ancak muhakemedeki delil serbestisi ilkesi uyarınca, söz konusu değiştirilebilme kolaylığı onların delil olgusuna aykırı olduğu anlamına gelmez. Hukuka uygun yollarla elde edilmiş her türlü elektronik veri, tıpkı DNA veya parmak izi gibi somut ve güçlü bir ispat aracı olarak yargılamada doğrudan kullanılabilir.

Adli Bilişim Kavramı ve Hukuki İşlevi

Bilişim sistemlerinden elde edilecek delillerin tespiti ve toplanması, teknik bilgi gerektiren oldukça hassas süreçlerdir. Bu aşamada devreye giren adli bilişim disiplini, elektronik delillerin toplanması, incelenmesi, analiz edilmesi ve yargı makamlarına raporlanarak sunulması işlemlerini kapsayan teknik bir uzmanlık alanıdır. Adli bilişimin temel amacı; elektronik delillerin hiçbir yoruma mahal vermeksizin ve tamamen tarafsız bir biçimde, eksiksiz olarak adli mercilere ulaştırılmasını sağlamaktır. Adli bilişim uzmanları tarafından gerçekleştirilen bu süreçler, delilin bütünlüğünün korunması ve sanığın temel hak ve özgürlüklerinin zedelenmemesi adına kilit bir role sahiptir. Zira, toplanan verilerin hukuka uygun elde edildiğinin ispatı, bu işlemlerin bilimsel kurallara ve ceza muhakemesi usullerine harfiyen uyularak gerçekleştirilmesine bağlıdır. Yapılacak en ufak bir hata veya dikkatsizlik, delilin tamamen yok olmasına veya delil zincirinin kırılarak mahkemede kullanılamaz hâle gelmesine sebep olabilir.

Adli Bilişim Süreçlerinin Aşamaları

Elektronik delillerin tespitinden mahkemeye sunulmasına kadar uzanan adli bilişim süreci, kendi içinde birbirini takip eden ve teknik uzmanlık gerektiren kritik aşamalardan oluşmaktadır. Olay yerinde yapılan en ufak hatanın telafisi olmadığından, bu süreçlerin tamamı uzmanlar tarafından adli usullere uygun olarak titizlikle yürütülmelidir. Bu kapsamda adli bilişim süreçleri temelde şu dört adımı içermektedir:

  • Olay Yeri İncelemesi ve Verilerin Toplanması: İlk müdahalenin yapıldığı, delillerin güvenliğinin sağlandığı ve veri kaybını önlemek adına imaj alımının uygulandığı ilk aşamadır.
  • Verilerin İncelenmesi: Birebir kopyası alınan dosyalar üzerinden yapılan teknik filtrelemelerle, delil olarak kullanılabilecek verilerin tespit edilip ayrıştırıldığı kısımdır.
  • Veri Analizi: Tespit edilen görünür verilerin hukuki olarak değerlendirildiği, uyuşmazlık konusu olayla bağlantısının kurularak anlamlandırıldığı inceleme safhasıdır.
  • Belgeleme ve Raporlama: Bütün teknik süreçlerin tutanağa bağlandığı, sonuçların hukuki ve anlaşılır bir dille objektif olarak yargı makamlarına sunulduğu nihai adımdır.

Elektronik Delillerin Güvenilirliği: İmaj Alma ve Hash Değeri

Elektronik verilerin yargılamada geçerli bir delil olarak kabul edilebilmesi için, asıllarının hiçbir değişikliğe uğratılmadan muhafaza edilmesi şarttır. Bu bütünlüğün sağlanması amacıyla geliştirilen imaj alma işlemi, adli bilişimde verilerin birebir (bit bit) kopyasının oluşturulması sürecidir. İncelemelerin orijinal cihaz yerine alınan bu kopya imaj üzerinden yapılması, delilin orjinalliğini ve ispat gücünü korur. İmajı alınan verinin güvenilirliğinin ve doğruluğunun kanıtlanması ise Hash değeri adı verilen özel matematiksel algoritmalarla gerçekleştirilir. Orijinal verinin adeta dijital mührü niteliğinde olan Hash değeri, kopya üzerinde tek bir harf veya piksellik değişiklik yapıldığında bile tamamen farklı bir sonuç verir. Dolayısıyla, kopyalama öncesi ve sonrasında hesaplanan Hash değerlerinin birbirini tam olarak tutması, delil üzerinde hiçbir manipülasyon yapılmadığının en kesin bilimsel ispatıdır. Bu teknik güvenceler, hem yargılama makamlarının şüphesini bütünüyle gidermekte hem de adil yargılanma hakkı kapsamında hukuka uygun ve sağlıklı bir sürecin yürütülmesini temin etmektedir.

Bilgisayarımdaki veya telefondaki silinmiş mesajlar mahkemede delil olur mu? expand_more
Evet, cihazınızdan sildiğiniz dosyalar, fotoğraflar, internet geçmişi veya mesaj kayıtları mahkemede pekâlâ delil olarak kullanılabilir. Elektronik deliller fiziksel delillerden farklı olarak, silinseler dahi adli bilişim uzmanları tarafından özel bilgisayar yazılımları kullanılarak geri getirilebilme özelliğine sahiptir. Çok küçük depolama alanlarında bile devasa boyutta veri barındırabilen bu deliller, muhakemedeki delil serbestisi ilkesi gereği ispat gücünü korur. Bu veriler hukuka uygun yollarla elde edildiği ve adli süreçlere riayet edildiği sürece, ceza yargılamasında tıpkı parmak izi gibi doğrudan ve somut bir ispat aracı olarak değerlendirilecektir.
Polis bilgisayarımı kopyalarken içine sahte delil koymadığını nasıl ispatlar? expand_more
Kolluk kuvvetleri veya adli bilişim uzmanları, verilerin bütünlüğünü korumak adına orijinal cihaza doğrudan müdahale etmez; bunun yerine "imaj alma" adı verilen bit bit kopyalama işlemini gerçekleştirirler. Tüm incelemeler bu alınan kopya üzerinden yapılırken, verinin orijinalliğini kanıtlamak için "Hash değeri" adı verilen özel matematiksel algoritmalar kullanılır. Orijinal verinin adeta dijital mührü niteliğinde olan bu Hash değeri, kopya dosya üzerinde tek bir harflik değişiklik dahi yapılsa tamamen farklı bir sonuç verir. Dolayısıyla kopyalama öncesi ve sonrasındaki Hash değerlerinin birbiriyle tam olarak eşleşmesi, cihazınıza dışarıdan hiçbir sahte delil eklenmediğinin ve verilerle oynanmadığının en kesin bilimsel kanıtıdır.
El konulan telefonum mahkemeye gitmeden önce hangi işlemlerden geçiyor? expand_more
Cihazınıza el konulduktan sonra maddi gerçeği ortaya çıkarmak için adli bilişim adı verilen titiz ve çok aşamalı teknik bir uzmanlık sürecinden geçer. İlk aşamada, verilerin bozulmasını veya kaybolmasını önlemek amacıyla ilk müdahale yapılarak cihazın adli kopyası (imajı) alınır. İkinci aşamada, alınan bu kopya üzerinden özel teknik filtrelemeler uygulanarak sadece olayla ilgili olabilecek delil niteliğindeki veriler tespit edilip ayrıştırılır. Üçüncü aşamada bu verilerin hukuki değerlendirmesi ve olayla bağlantısı kurularak analiz edilir; son aşamada ise tüm bu işlemler tutanağa bağlanarak yargı makamlarına objektif ve bilimsel bir rapor olarak sunulur.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir