Anasayfa/ Makale/ Bilişim Suçlarında Soruşturma, Yargılama ve Yaptırımlar

Bilişim Suçlarında Soruşturma, Yargılama ve Yaptırımlar

Bilişim sistemine girme suçunun soruşturma ve kovuşturma süreçleri, teknik uzmanlık gerektiren dijital delillerin toplanmasıyla başlar. Yargılama sürecinde ihtisas mahkemeleri görev alırken, failler ve tüzel kişiler hakkında kanunda öngörülen çeşitli yaptırımlar ve güvenlik tedbirleri uygulanır. Bu makale süreci hukuki boyutuyla inceler.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Teknolojinin hızla gelişmesi ve internet kullanımının hayatın her alanına yayılmasıyla birlikte, bilişim sistemlerine yönelik hukuka aykırı eylemler ciddi bir artış göstermiştir. Bu bağlamda, bilişim sistemine girme veya sistemde kalma suçu, hukuk sistemimizde sıkça karşılaşılan ve oldukça titiz bir soruşturma ve kovuşturma süreci gerektiren suç tiplerinden birisi haline gelmiştir. Bilişim suçlarının doğası gereği genellikle mesafeli işlenmesi, dijital delillerin siber ortamda kolayca değiştirilebilir veya silinebilir olması, bu alanda uzmanlık gerektiren hukuki ve teknik prosedürlerin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Gerek savcılık makamının araştırmaları gerekse mahkemelerin yargılama aşamasındaki yetki ve görev kuralları, sanal dünyanın getirdiği kendine has dinamiklere göre şekillenmektedir. Aynı zamanda kanun koyucu, eylemin ağırlığına ve failin niteliğine göre çeşitli hürriyeti bağlayıcı cezalar, adli para cezaları ve güvenlik tedbirleri öngörerek bu suçla etkin bir şekilde mücadele etmeyi amaçlamıştır.

Bilişim Suçlarında Soruşturma Süreci ve Delillerin Toplanması

Bilişim sistemine girme suçunun soruşturulması kanun gereği şikayete tabi değildir ve Cumhuriyet savcılığı tarafından re'sen yürütülür. Bu suç tipi genellikle bilgisayar ağları üzerinden mesafeli olarak işlendiği için, suçun aydınlatılmasında en büyük rol adli bilişim uzmanlarına düşmektedir. Olay yerindeki bilgisayar, sunucu veya akıllı cihazların ilk incelemesinde sistemin derhal imajının alınması, hash değerlerinin hesaplanması ve log kayıtlarının bozulmadan güvence altına alınması şarttır. İnternet ortamındaki delillerin niteliği gereği, sadece IP adresinin tespiti tek başına mahkumiyet için yeterli bir delil kabul edilmemektedir. Dinamik IP kullanımı veya IP sahteciliği ihtimallerine karşı savcılık ve kolluk kuvvetleri, şüphelilerin suçla olan bağını kanıtlayacak diğer yan delilleri de eksiksiz olarak toplamalıdır. Bulut bilişim gibi sınır ötesi sistemlerin varlığı ise delil elde etmede uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının etkin kullanımını zorunlu kılar.

Yargılama Usulü, Görevli ve Yetkili Mahkemeler

Bilişim suçlarının kovuşturulmasında görevli ve yetkili mahkemelerin tespiti, davanın esası açısından büyük önem taşımaktadır. Türk hukuk sisteminde genel kural olarak bu suçların yargılamasında asliye ceza mahkemeleri görevlidir. Ancak Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun son dönemdeki düzenlemeleriyle, siber suçlardaki artış ve teknik karmaşıklık göz önüne alınarak özel bilişim ihtisas mahkemeleri yetkilendirilmiştir. Suçun işlendiği yerin, yani yetkili mahkemenin tayininde ise failin sisteme erişim sağladığı yer ile sızılan bilişim sisteminin bulunduğu yer mahkemeleri ortak yetkiye sahiptir.

Yargılama aşamasında suçun niteliğine göre uygulanabilecek özel yargılama usulleri şunlardır:

  • Basit Yargılama Usulü: Suçun temel halinin ceza üst sınırının iki yılın altında kalması sebebiyle, yaş küçüklüğü gibi engeller yoksa iddianamenin kabulünden sonra mahkemece bu usul işletilebilir.
  • Uzlaştırma Kurumu: Bu suç kural olarak uzlaştırma kapsamında olmasa da, faillerin suça sürüklenen çocuk statüsünde olması halinde uzlaştırma yoluna gidilmesi yasal bir zorunluluktur.
  • Zamanaşımı Süreleri: Suçun mütemadi (kesintisiz) bir suç olması sebebiyle zamanaşımı temadinin kesildiği andan başlar; davanın temel zamanaşımı süresi sekiz yıl, ceza zamanaşımı ise on yıldır.

Failler ve Tüzel Kişiler Hakkında Uygulanan Yaptırımlar

Bilişim sistemine girme veya sistemde kalma suçu sabit olduğunda, failler hakkında Kanun'un öngördüğü net hapis cezaları veya adli para cezaları uygulanır. Suçun temel şeklinde mahkeme, faile bir yıla kadar hapis yahut adli para cezası verme konusunda takdir hakkına sahip olup, bu yaptırımlar seçimliktir ve aynı anda ikisine birden hükmedilemez. Ancak failin eylemi sonucunda bilişim sistemindeki verilerin yok olması veya değişmesi halinde, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri devreye girer ve faile salt hapis cezası verilir. Suçun terör örgütü faaliyeti çerçevesinde işlenmesi cezayı yarı oranında artıran bir etkendir. Diğer yandan, tüzel kişilerin ceza hukukunda suç faili olamayacağı kuralı geçerliliğini korumakla beraber; suçun bir şirketin haksız menfaat sağlaması amacıyla işlenmesi durumunda söz konusu tüzel kişi hakkında işletme izninin iptali ve müsadere gibi ağır güvenlik tedbirleri tatbik edilir.

Polis IP adresimi bulmuş, sırf bu yüzden ceza yatar mıyım? expand_more
Bilişim suçlarının doğası gereği sadece IP adresinin tespit edilmesi, mahkûmiyet için tek başına yeterli bir delil kabul edilmemektedir. Bu tür suçlarda dinamik IP kullanımı veya IP sahteciliği gibi ihtimaller her zaman mevcuttur. Bu nedenle, savcılık ve kolluk kuvvetlerinin şüphelilerin suçla olan bağını kanıtlayacak diğer yan delilleri de eksiksiz olarak toplaması hukuki bir zorunluluktur. Somut log kayıtları, imajlar veya cihaz incelemeleriyle eyleminiz kesin olarak kanıtlanmadıkça sırf IP adresi üzerinden hürriyeti bağlayıcı bir ceza almanız beklenemez.
Sistemime giren kişiyi şikayet etmesem savcı yine de soruşturma yapar mı? expand_more
Bilişim sistemine girme suçunun soruşturulması, kanun gereği şikâyete tabi bir suç kategorisinde yer almamaktadır. Bu nedenle, siz doğrudan şikayetçi olmasanız veya şikayetinizi geri çekseniz dahi, suç yetkili makamlarca öğrenildiğinde Cumhuriyet savcılığı tarafından re'sen (kendiliğinden) soruşturulmaya devam edilir. Süreç boyunca olay yerindeki cihazların ilk incelemesinin yapılması, imajlarının alınması ve delillerin güvence altına alınması adli bilişim uzmanları aracılığıyla gerçekleştirilir. Gerekli delillerin toplanması durumunda, fail hakkında kamu davası açılması muhakkaktır.
Bilgisayarımı hackleyen kişi şirket adına çalışıyorsa şirket ne ceza alır? expand_more
Türk ceza hukukunda tüzel kişilerin (şirketlerin, vakıfların vb.) doğrudan suç faili olamayacağı ve hapis cezasına çarptırılamayacağı kuralı geçerlidir. Ancak bu durum, suçun şirket yararına işlenmesi halinde tüzel kişinin cezasız kalacağı anlamına gelmez. Suçun, bir şirketin haksız menfaat sağlaması amacıyla işlendiğinin tespiti halinde işletme izninin iptali gibi oldukça ağır güvenlik tedbirleri tatbik edilir. Ayrıca şirketin bu yolla elde ettiği kazançlara ve suçta kullanılan cihazlara yönelik müsadere (el koyma) tedbirleri de uygulanacaktır.
Sisteme girip verilerimi silen kişi sadece para cezasıyla mı kurtulur? expand_more
Bilişim sistemine izinsiz girme suçunun temel halinde mahkeme, faile bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verme konusunda takdir hakkına sahiptir. Basit hallerde bu iki yaptırım seçimliktir ve aynı anda ikisine birden hükmedilemez. Ancak failin eylemi sonucunda bilişim sisteminizdeki verilerin yok olması veya değiştirilmesi gibi ağır bir sonuç doğmuşsa, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri devreye girer. Bu ihtimalde yasa koyucu failin adli para cezasıyla cezalandırılmasını engellemiş olup, verilerin silinmesi halinde sanığa salt hapis cezası yaptırımı uygulanır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir