Anasayfa/ Makale/ Bilişim Suçlarında Muhakeme ve Delil Yönetimi

Makale

Bilişim suçlarının muhakemesinde dijital delillerin toplanması, korunması ve değerlendirilmesi süreci, maddi gerçeğe ulaşılmasında hayati bir role sahiptir. Bu süreçte CMK hükümleri çerçevesinde kolluk kuvvetlerinin ilk müdahalesi, adli bilişim araçlarının kullanımı ve ihtisas mahkemelerinin yetkileri yargılamanın temelini oluşturur.

Bilişim Suçlarında Muhakeme ve Delil Yönetimi

Bilişim suçlarına dair yürütülen soruşturma aşaması, adli sürecin maddi gerçeği doğru şekilde ortaya koyma sürecine en büyük katkıyı sağlayan, kovuşturma evresinin ön hazırlığı konumundadır. Geleneksel suç tiplerinden farklı olarak, bilişim suçlarındaki en büyük zorluk dijital delillerin toplanması ve bunların değişmezliğinin sağlanmasıdır. Soruşturma sürecinde elde edilen elektronik deliller, olayların netleştirilmesi, masumların aklanması ve faillerin cezalandırılması açısından yargılamanın belkemiğini oluşturur. Geleneksel suçlarda deliller fiziki olay yerinden toplanırken, bilişim suçlarında sadece bilgisayarlar değil, ağa bağlanabilen ve veri depolayabilen tüm unsurlar olay yerinin bir parçası kabul edilir. Bu nedenle, hukuki bir delil olarak kabul edilecek verilerin güvenilirlik ve değişmezlik özelliklerine sahip olması zorunludur. Aksi takdirde, dijital materyallerin kolayca değiştirilebilir doğası gereği, yargılama sürecinde ciddi ispat sorunları yaşanması kaçınılmazdır.

Dijital Delillerin Bütünlüğü ve Korunması

Bilişim suçlarında elde edilen delillerin adli süreçte kabul görebilmesi için dijital delillerin bütünlüğü ve inkâr edilemezliği kesin olarak sağlanmalıdır. Delillerin ilk ele geçirildiği andan itibaren hem fiziksel hem de dijital olarak koruma altına alınması gerekmektedir. Olay yerindeki ilk müdahale genellikle kolluk kuvvetleri tarafından yapılır ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca bu işlemlerin detaylı bir şekilde tutanağa bağlanması şarttır. Dijital delillerin kopyalanması sürecinde, verilerin orijinalliğini bozmamak adına emniyet birimlerimiz tarafından Write Blocker, Imager ve Tableau gibi özel donanımlar kullanılmaktadır. İlgili imaj alma işlemleri sonrasında EnCase veya FTK gibi adli bilişim yazılımları ile deliller detaylı bir incelemeye tabi tutulur. Ayrıca, CMK'nın 134. maddesinin 3. fıkrası gereğince, el konulan tüm dijital verilerin yedeklemesi yapılmalı ve bu yedekler olay yerinde hazır bulunan ilgililerce onaylanmalıdır.

E-Tespit Uygulamaları ve Kayıtların Önemi

Bilişim suçlarının aydınlatılmasında internet servis sağlayıcılarının ve internet kafelerin tutması gereken bağlantı kayıtları büyük önem arz etmektedir. Ancak bu kayıtların düzenli tutulmaması, faillerin tespitini oldukça zorlaştırmaktadır. Bu noktada ispat yükünü hafifletmek adına, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 198/A maddesi kapsamında yürürlüğe giren Elektronik Ortamda Verilerin Tespiti (E-Tespit) hizmeti devreye girmiştir. Kullanıcılar, bu sistem sayesinde internet sitelerindeki içerikleri veya sosyal medya paylaşımlarını, günün her saatinde resmi olarak kayıt altına aldırabilmektedir. İlgili sayfaların bağlantısı ve ekran görüntüsünün alınması suretiyle oluşturulan bu kayıtlar, içerik daha sonradan silinse dahi mahkemeler nezdinde resmi ve geçerli hukuki delil olarak kabul edilmektedir. Bu sistem sayesinde özellikle hızlıca yok edilebilen dijital verilerin yargısal süreçlerde kullanılması güvence altına alınmıştır.

Muhakeme Usulü ve İhtisas Mahkemelerinin Rolü

Bilişim alanında işlenen pek çok suç, yapıları gereği şikâyete tabi olmayan suçlar kategorisinde yer alır. Bu nedenle, Cumhuriyet savcıları CMK'nın 160. maddesi doğrultusunda bir bilişim suçunun işlendiğini öğrendiklerinde, şikâyet aranmaksızın resen soruşturma başlatmakla yükümlüdür. Yeterli delile ulaşılması durumunda ise CMK'nın 170. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılır. Bilişim suçlarının kendine has karmaşık ve teknik yapısı, yargılama aşamasında da özel bir uzmanlığı zorunlu kılmaktadır. Bu ihtiyaca binaen, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 2021 yılında aldığı karar ile Bilişim İhtisas Mahkemeleri faaliyete geçirilmiştir. Bilişim sistemlerine izinsiz erişim, verileri yok etme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması gibi teknik bilgi gerektiren davaların uzman hakimler tarafından görülmesi, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında yargılama kalitesini artırmıştır.

Bilişim Suçlarında Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

Bilişim suçlarının sanal ortamda ve genellikle sınır aşan özelliklerle işlenmesi, yetkili mahkemenin tespiti hususunda bazı zorluklar doğurmaktadır. Genel kural olarak CMK'nın 12. maddesi uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir. Suçun işlendiği yer ise TCK'nın 8. maddesi çerçevesinde, hareketin tamamen veya kısmen yapıldığı ya da neticenin gerçekleştiği yer olarak kabul edilir. İnternet üzerinden işlenen suçlarda ise CMK'nın 6. maddesi uyarınca şu durumlarda suçun Türkiye'de işlendiği kabul edilerek Türk yargı makamları yetkili kılınmıştır:

  • Hem internete erişim hareketinin hem de suç neticesinin Türkiye'de meydana gelmesi,
  • İnternete erişimin Türkiye'de sağlanıp, suç neticesinin yabancı bir ülkede gerçekleşmesi,
  • İnternete erişimin yabancı bir ülkeden yapılıp, suç neticesinin Türkiye sınırları içerisinde ortaya çıkması.

Fail ve mağdurun farklı ülkelerde bulunduğu bu sınır aşan durumlarda, ispat ve yetki sorunlarının çözümü için uluslararası adli yardımlaşma süreçleri işletilmelidir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: