Anasayfa/ Makale/ AB ve Alman Hukukunda Dijital İçeriklerde...

Makale

Avrupa Birliği ve Alman hukukunda dijital içerik ve hizmetlerin sözleşmeye uygunluğu, 2019/770 sayılı Direktif ve BGB hükümleri çerçevesinde düzenlenmiştir. Tüketiciyi koruma odaklı bu yapı, sübjektif ve objektif şartların yanı sıra, entegrasyon ve hukuki ayıptan arilik gibi dijital dünyaya özgü kriterleri ve seçimlik hakları içermektedir.

AB ve Alman Hukukunda Dijital İçeriklerde Sözleşmeye Uygunluk

Günümüz teknoloji çağında dijital içerik ve hizmetlerin tüketici işlemlerindeki yeri hızla artarken, bu ürünlerin sözleşmeye uygunluğu meselesi modern hukuk sistemlerinin temel tartışma alanlarından biri hâline gelmiştir. Avrupa Birliği nezdinde kabul edilen 2019/770 sayılı Dijital İçerik Direktifi, dijital ürünlere yönelik sözleşme hukukunda çığır açan bir adım atmış ve azami uyumlaştırma ilkesi çerçevesinde üye devletlerin iç hukuklarına yansıtılmıştır. Almanya, bu direktifi Alman Medeni Kanunu (BGB) sistematiğine dâhil ederek, dijital ürünlerin konu edildiği tüketici sözleşmeleri için özel bir düzenleme mekanizması meydana getirmiştir. AB ve Alman hukukunun bu yaklaşımı, dijital ürünlerin tam ve doğru bir ifa ile tüketiciye sunulmasını garanti altına almak amacıyla sübjektif ve objektif uygunluk şartlarını belirlemiştir. Söz konusu yasal çerçeve, geleneksel maddi ayıp ve hukuki ayıp kavramlarını dijital dünyanın dinamikleriyle harmanlayarak, sağlayıcıların ifa yükümlülüklerini ve tüketicilerin menfaatlerini hukuki belirlilik ekseninde yeniden şekillendirmektedir.

Sözleşmeye Uygunluğun Sübjektif ve Objektif Şartları

AB ve Alman hukukunda dijital ürünlerin sözleşmeye uygun olarak ifa edilmiş sayılabilmesi için, birtakım kümülatif şartların bir arada bulunması aranmaktadır. İrade özerkliği prensibi gereği öncelikle sübjektif şartlar değerlendirilir. Bu kapsamda dijital ürün; sözleşmede kararlaştırılan tanım, miktar, nitelik, işlevsellik ve uyumluluk gibi kriterleri karşılamalıdır. Taraflarca kararlaştırılan özel kullanım amacı, aksesuarlar, talimatlar ve özellikle güncellemelerin sağlanması yükümlülüğü de sübjektif şartlar dâhilindedir. Öte yandan, taraflar arasında özel bir belirleme olmasa dahi kanundan doğan nesnel kıstaslar olan objektif şartlar devreye girer. Dijital ürünün, aynı türdeki ürünlerin mutat kullanım amacına uygun olması ve tüketicinin makul olarak bekleyebileceği asgari performans, erişilebilirlik ve güvenlik standartlarını taşıması şarttır. Ayrıca, sözleşmeye uygunluğun devamlılığını sağlamak için gerekli olan güvenlik güncellemelerinin tüketiciye sunulması, objektif uygunluk değerlendirmesinde vazgeçilmez bir unsurdur.

Entegrasyon ve Hukuki Ayıptan Arilik

Dijital içerik ve hizmetlerin tabiatı gereği, sözleşmeye uygunluğun sağlanmasında entegrasyon yükümlülüğü büyük önem taşır. BGB ve Direktif hükümlerine göre entegrasyon, dijital ürünün tüketicinin donanım veya yazılımına, yani dijital ortamına bağlanması veya birleştirilmesidir. Sağlayıcı tarafından hatalı bir entegrasyon yapılması veya tüketiciye eksik kurulum talimatları sunulması hâlinde sözleşmeye aykırılık gündeme gelir. Bununla birlikte, dijital ürünün hukuki ayıptan ari bir şekilde sunulması da zorunludur. Üçüncü kişilerin fikri mülkiyet veya telif hakları gibi haklarından kaynaklanan bir kısıtlamanın, dijital ürünün sübjektif ve objektif şartlara uygun olarak kullanımını engellemesi durumu hukuki ayıp oluşturur. Tüketicinin, dijital ürünü üçüncü kişilerin haklarını ihlâl etmeden ve lisans kısıtlamalarına takılmadan tam anlamıyla kullanabilmesi esastır. Bu tür bir kullanımın sınırlanması, doğrudan sözleşmeye uygunluğun bulunmaması olarak kabul edilerek sağlayıcının sorumluluğunu doğurur.

Sözleşmeye Uygunluğun Bulunmaması Hâlinde Seçimlik Haklar

Dijital ürünün sözleşmeye uygun olmaması durumunda AB ve Alman hukukunda tüketicilere hiyerarşik bir seçimlik haklar sistemi sunulmaktadır. Tüketici öncelikle, ifanın sözleşmeye uygun hâle getirilmesini talep etme hakkına sahiptir. Sağlayıcının, dijital üründeki eksikliği veya ayıbı makul bir süre içinde, ücretsiz olarak ve tüketiciye önemli bir rahatsızlık vermeden gidermesi şarttır. Bu sonraki ifa aşamasının başarısız olması, imkânsızlaşması veya sağlayıcı için orantısız güçlükler doğurması hâlinde tüketici, ikinci seviye haklar olan bedelde indirim veya sözleşmeyi sonlandırma haklarına başvurabilir. Sözleşmenin sonlandırılması durumunda sağlayıcı, alınan ücretleri iade etmekle yükümlüyken; tüketici, kendisine ait kişisel veriler dışındaki içeriklerin kullanımını geri alma hakkını kullanabilir. BGB ayrıca, Direktif'in üye devletlere bıraktığı takdir yetkisini kullanarak, sözleşmeye aykırılıktan doğan zararların tazmini için tüketiciye tazminat talep etme hakkı da tanımıştır.

Sözleşmeye Uygunluk Kriteri 2019/770 Sayılı Direktif Alman Medeni Kanunu (BGB)
Sübjektif Şartlar Madde 7 § 327e/2
Objektif Şartlar Madde 8 § 327e/3
Güncellemeler Madde 8/2-3 § 327f
Entegrasyon Yükümlülüğü Madde 9 § 327e/4
Hukuki Ayıptan Arilik Madde 10 § 327g
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: