Emsal Karar / 24 Haziran 2025
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/3565 E. 2015/9228 K.
Davacı aleyhinde düzenlenen şikayet dilekçeleri ve davacının eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, işyeri düzenini bozan davranışlar niteliğinde olduğu ve işyerinde olumsuzluklara yol açması nedeniyle geçerli sebep oluşturduğu kabul edilerek davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Emsal Karar / 9 Eylül 2025
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/35656 E. 2018/1199 K.
davalının istifa dilekçesinde her hangi bir neden belirtmediği ancak davaya cevabında davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, kendisine mobbing uygulandığını, işi bırakmak zorunda bırakıldığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini bildirmiştir. Yapılan yargılamada dinlenen davalı tanıkları, davalının sözleşmeyle kararlaştırılan işler dışında çalıştırıldığını, ek işler yaptığını ve kendilerinin de aynı nedenle iş akdini feshettiklerini beyan etmişlerdir. Hal böyle olunca, Mahkemece, öncelikle davalının istifasının haklı olup olmadığı sözleşme hükümlerine göre değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Emsal Karar / 4 Mart 2026
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/35722 E. 2018/19336 K.
Davacı tanıkları davacının işten çıkmaya zorlandığını beyan etmişseler de, bu durumu somutlaştırmadıkları, dosya kapsamından davacının haklılığını ispat edemediği, iddialarını somutlaştırmadığı, ihtarnamesinde davalıdan neyi istediğini açıklayıcı biçimde belirtmediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı neden olmadan feshedildiği kabulü ile kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kıdem tazminatı isteğinin hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Emsal Karar / 17 Mart 2025
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/35722 E. 2018/19336 K.
Ayrıca davalının ödeme def’inde bulunarak ilgili banka bilgilerini belirttiği nazara alındığında Mahkemece belirtilen bankalardan ödemeye ilişkin tüm kayıt ve belgeler sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Emsal Karar / 18 Kasım 2025
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/35842 E. 2018/19171 K.
Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir.
Emsal Karar / 26 Ocak 2026
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/35842 E. 2018/19171 K.
Haftalık iş süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlenmesi mümkündür. Bu halde haftalık çalışma süresini aşan kırkbeş saate kadar olan çalışmalar ise 4857 sayılı Yasanın 41 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılmıştır.
Emsal Karar / 28 Ağustos 2025
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2015/35842 E. 2018/19171 K.
Bununla birlikte denkleştirme esasının kabul edildiği 63 üncü maddede “haftalık normal çalışma” süresinden söz edildiğine göre, tarafların kırkbeş saatin altında haftalık çalışma süresi belirlemeleri halinde, denkleştirmenin kararlaştırılan haftalık çalışma süresine göre yapılması gerekecektir.
Emsal Karar / 29 Ekim 2025
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/36134 E. 2019/7752 K.
İşçinin imzasını taşıyan ücret bordrolarında fazla mesai ücreti tahakkuklarının yer alması durumunda kural olarak bordro döneminin hesaplama dışı tutulması gerekirse de bordrolar düşük ücretten düzenlendiğinden mahsup işlemi yapılmalıdır.
Emsal Karar / 3 Mart 2026
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/36134 E. 2019/7752 K.
Davacının imzasını içermese de fazla mesai tahakkukları bulunan ücret bordrosunun karşılığı işçinin banka hesabına yatırılmış olmakla bu yönden düzenlenen 2013 yılı Mayıs ayı bordrosu yönünden de mahsup işlemi uygulanmalıdır.
Emsal Karar / 12 Ocak 2026
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/36134 E. 2019/7752 K.
Davacının imzasını taşıyan ücret bordrolarında asgari geçim indirimi ödenmiş olmakla Mahkemece sözü edilen isteğin reddi yerine hüküm altına alınması hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.