Anasayfa Emsal Kararlar

Emsal Kararlar

Yargıtay içtihatları ve kararları.

Emsal Karar / 5 Eylül 2025

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/358 E. 2018/25743 K.

Ücret alacağına kıdem tazminatı gibi tarihinden itibaren faiz işletilmesi de hatalı olmuştur. Ücret alacağına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmelidir.

#ücret alacağı#faiz başlangıcı#dava tarihi

Emsal Karar / 12 Mart 2026

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/36185 E. 2020/18583 K.

hukuk yargılamasında ve özellikle de mobbinge dayanan iddialarda yüzde yüzlük bir ispatın aranmadığı, şüpheden uzak delil aramanın ceza yargılamasına ait olduğu, özel hukuk ve iş hukuku yargılamasında vicdani kanaatin oluşmasına yetecek kadar bir ispatın yeterli olduğu

#mobbing#ispat yükü#vicdani kanaat#psikolojik taciz

Emsal Karar / 25 Şubat 2025

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/36185 E. 2020/18583 K.

taraflarca ileri sürülen delillerin sıhhat ve kuvvetinde tereddüt edilmesi halinde işçi lehine yorum ilkesinin uygulanması gerektiği, mobbing gibi diğer dava türlerine göre ispatı nispeten daha zor olan bir konuda kesin ve mutlak bir ispatın aranmayacağı, iş ilişkisinin niteliğinden kaynaklı olarak ispat açısından dezavantajlı konumda olan işçi lehine ispat kolaylığı göstermenin hakkaniyet ve adalete daha uygun olacağı

#işçi lehine yorum#ispat kolaylığı#delil değerlendirmesi#iş hukuku

Emsal Karar / 25 Temmuz 2025

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/36185 E. 2020/18583 K.

iş yargılamasında taraflarca hazırlanma ilkesi geçerli olduğundan, dava dilekçesinde bu sağlık raporlarına açıkça dayanılıp tahkikat safhasında sunulmadığının anlaşılması karşısında, usul hükümlerine göre bu delillerin dikkate alınması mümkün olmamakla birlikte

#taraflarca hazırlanma ilkesi#usul hukuku#delil sunumu#dava dilekçesi

Emsal Karar / 26 Kasım 2025

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/3654 E. 2019/1020 K.

Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir.

#psikolojik taciz#mobbing unsurları#sistematik davranış

Emsal Karar / 4 Eylül 2025

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/3654 E. 2019/1020 K.

Süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.

#münferit olay#sürekli davranış#kaba davranış

Emsal Karar / 1 Mayıs 2025

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/3654 E. 2019/1020 K.

Mobbinge dayalı iddialarda kesin ispat koşulu aranmamakla birlikte yaklaşık ispat aranmaktadır.

#yaklaşık ispat#ispat yükü#kuvvetli emare#ilk görünüş ispatı

Emsal Karar / 14 Ocak 2025

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/3800 E. 2019/15 K.

4857 sayılı İş Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

#ücret tanımı#kıdem tazminatı#bilirkişi raporu

Emsal Karar / 31 Mart 2025

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2016/3923 E. 2016/6842 K.

Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. Ne var ki, bu kural mutlak olmayıp İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.

#haksız eylem#kişisel kusur#husumet#psikolojik taciz

Emsal Karar / 27 Mart 2025

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/3970 E. 2016/6006 K.

davacı kişi ile davalı sandık arasında 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında bir sosyal güvenlik ilişkisi bulunmadığı, eldeki davanın, ... Memurları Yardım Sandığına yapılan fark ödemelere ilişkin olduğu, ortada iş mahkemelerinin görev alanını düzenleyen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesi kapsamında bir uyuşmazlığın olmadığı anlaşıldığından davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

#görevli mahkeme#sandık alacağı#asliye hukuk mahkemesi#sosyal güvenlik ilişkisi