Emsal Karar / 30 Nisan 2025
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2018/11682 E. 2018/21214 K.
Her şeyden önce bozma sözleşmesi yapma konusunda icapta bulunanın makul bir yararının olması gerekir. ... Bu itibarla irade fesadı denetimi dışında tarafların bozma sözleşmesi yapması konusunda makul yararının olup olmadığının da irdelenmesi gerekir. Makul yarar ölçütü, bozma sözleşmesi yapma konusunda icabın işçiden gelmesi ile işverenden gelmesi ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ele alınmalıdır.
Emsal Karar / 24 Şubat 2026
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2018/11682 E. 2018/21214 K.
Dairemizin uygulamasına göre, ikale icabının işverenden geldiği durumda işçiye en az 4 aylık ücreti tutarında menfaatın sağlanması halinde sözleşmenin ikale ile sona erdiği kabul edilmektedir.
Emsal Karar / 11 Temmuz 2025
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2018/11682 E. 2018/21214 K.
Bütün bu hususlar, ... Hukukunda hakim olan ibranamenin dar yorumu ilkesi gibi, hatta daha da ötesinde, ikale sözleşmesinin geçerliliği noktasında işçi lehine değerlendirmenin gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Emsal Karar / 14 Ağustos 2025
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2018/15262 E. 2018/27075 K.
6100 sayılı Kanun’un 181. maddesinin birinci fıkrası açık olup, süresinde ıslah yapılmaz ise ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.
Emsal Karar / 22 Aralık 2025
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2018/1875 E. 2019/2294 K.
6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.
Emsal Karar / 16 Ocak 2025
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2018/2479 E. 2019/7679 K.
Buna karşın fesih süreci davacının onurunu ve insanların gözündeki itibarını küçük düşürücü şekilde gerçekleştirilmiş ve böylelikle kişilik hakları zedelenmiştir.
Emsal Karar / 28 Şubat 2025
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2018/2479 E. 2019/7679 K.
Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu eylemlerin “etik olmamakla birlikte bunların kişilik haklarına saldırı, küçümseme, mesleki onur ve haysiyetine zarar verecek ağırlıkta eylemler olarak değerlendirilemeyeceği” şeklindeki yorumu, davacının görev ve unvanı, bu eylemlerin oluş yeri ve zamanı, fesih nedeni karşısında yerinde değildir.
Emsal Karar / 30 Aralık 2025
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/2898 E. 2019/4603 K.
Bu durumda, çelişkinin giderilerek mahkemece hüküm kurmaya ve hükmü denetlemeye elverişli, davacı vekilinin somut itirazlarını da karşılayan yeni bir bilirkişi raporu ya da ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Emsal Karar / 16 Mayıs 2025
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/2898 E. 2019/4603 K.
6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Taraflar, ancak gerekçe sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabiliceği gibi, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir.
Emsal Karar / 2 Şubat 2026
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2018/3787 E. 2018/13341 K.
Talep arttırımı ıslah olarak kabul edilemeyeceğinden bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle arttırılan talebin dikkate alınmaması da hatalı olmuştur.