Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/32930 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire22. Hukuk Dairesi
Esas No2017/32930
Karar No2017/11276
Tarih16.05.2017

"alacakların zamanaşımına uğramış olmasının ücretlerin ödenmediği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı gibi, bu eksiklik, işçinin haklı sebeple feshinde feshe gerekçe olmaktan da çıkarılamayacağından"

"Bu emsal karar, işverenin işçiye olan ücret borçlarının dava yoluyla talep edilebilme süresi dolsa dahi borcun hukuki varlığının tamamen silinmeyeceğini vurgulamakta ve işçiye ödenmeyen bu ücretlere dayanarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı tanımaktadır. Zamanaşımı defi ile ödeme yükümlülüğünden usulen kurtulduğunu düşünen işverene karşı işçinin fesih hakkını ve dolayısıyla kıdem tazminatı talebini güvence altına aldığı için, özellikle geçmiş dönem alacakları bulunan işçinin uyuşmazlıklardaki elini ciddi şekilde güçlendiren bir içtihattır."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/32930 E. 2017/11276 K.

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının, davalı Bakanlığa ait işyerinde alt işverenlerin işçisi olarak Haziran/2003-Eylül/2013 tarihleri arasında aşçı görevinde çalıştığını, iş sözleşmesini bir kısım işçilik alacaklarının ödenmemesi ve haksız olarak işten çıkarılmak için zorla ibraname imzalatılmak istenmesi gibi mobbing uygulandığı sebepleriyle haklı olarak feshettiğini, tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı Bakanlık vekili, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunarak, davanın reddini savunmuştur.

Davalı....Şti. vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, davacının haksız gerekçelerle ihtarname gönderip iş sözleşmesini kendi isteği ile feshettiğini, işe devam etmediğini, yıllık izinlerini kullandığına dair izin formlarının olduğunu, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin bordroya yansıtılarak ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, yapılan ilk yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı ve davalı...'nca temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26.11.2015 tarihli, 2014/18493 esas, 2015/32121 karar sayılı ilamı ile davacıya ödenmesi gereken ulusal bayram genel tatil ücreti miktarı tespit edilerek, bordrolarda tahakkuk ettirilen ücretler mahsup edilerek, fark ücret alacağının olup olmadığının belirlenmesi, davacının, bordrolarda tahakkuk yapılmayan tatil günlerinde de çalıştığı kabul edilerek alacağı olup olmadığının araştırılması, alacakların zamanaşımına uğramış olmasının ücretlerin ödenmediği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı gibi, bu eksiklik, işçinin haklı sebeple feshinde feshe gerekçe olmaktan da çıkarılamayacağından davacının tüm çalışma döneminde ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı olup olmadığının incelenmesi gerektiği ve belirtilen incelemeler yapıldıktan sonra davacının ücret nevinden alacağı olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı sebeple feshedilip feshedilmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak davacının taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Kararı davalı... vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

Somut olayda, bozma kararından sonra yapılan yargılama sırasında, davacı vekili davayı ıslah etmiş, mahkeme de bu ıslahı dikkate alarak hüküm kurmuştur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177. maddesinde belirtildiği üzere, ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Mahkemece, tahkikat aşamasının tamamlanmasının ve karar verilmesinin ardından verilen bozma kararından sonraki yargılama aşamasında ıslah yapılması mümkün değildir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.05.2016 tarihli, 2015/1 esas 2016/1 karar sayılı kararında da ifade edildiği üzere, Yargıtay bozma kararından sonra ıslah yapılamaz. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek bozmadan sonraki yargılama aşamasında yapılan ıslah dikkate alınarak hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, 16.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.