Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/14011 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2017/14011
Karar No2020/1471
Tarih05.02.2020

"Fazla çalışma ücretinden karineye dayalı makul indirime gidilmesi sebebiyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez."

"Bu emsal karar, açtığı davada haklı çıkan ancak alacağından karineye dayalı hakkaniyet indirimi yapılan işçiyi maddi bir külfetten koruyarak dava sürecinde işçinin elini güçlendirmektedir. Sırf mahkemenin yaptığı yasal indirim sebebiyle davanın kısmen reddedilmiş sayılan bölümü üzerinden işveren lehine vekalet ücreti hesaplanmasını yasaklayan bu kural, hak arayan işçinin dava sonunda hak ettiği alacaktan kesilecek sürpriz bir vekalet ücreti borcuyla karşılaşmasını engellemekte ve yargılama giderleri açısından işçi lehine güvenli bir koruma sağlamaktadır."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/14011 E. 2020/1471 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının 2007 yılı 12. ayından iş akdini haklı nedenle feshettiği 2012 yılı 10. ayına kadar çalıştığını, istifaya zorlandığını, vardiya mühendisi olarak çalışırken üst kademelere yükseldiğini, sonra vardiya mühendisliğine düşürüldüğünü, haftada 6 gün 9 saati aşkın süre ile çalıştığını, 10 dakikada yemek yeyip 5 dakika molada dinlendiğini, kimi zaman bütün gece çalışıp aynı gün 16:00'da tekrar iş başı yaptığını, sigortasının gerçek aldığı maaş üzerinden yatırılmadığını, bir kısmının elden bir kısmının bankadan yatırıldığını, ulusal bayramlarda çalışmasına rağmen ücretini almadığını, usulsüz bir şekilde işe giriş yapıldığını, 2011 yılında iş kazası geçirmesine rağmen başka şekilde tutanak tutulmaya çalışıldığını, kıdemi arttıkça baskının da arttığını, izinde iken yerine tecrübesiz kişilerin getirildiğini, bu kişilerin sataşmalarına maruz kaldığını, sistemli bir şekilde mobbing uygulandığını, istifa etmeye zorlandığını iddia ederek; kıdem tazminatı, genel tatil ücreti ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının iddialarının asılsız olduğunu, üst kademelerin ne olduğunun açıklanmadığını, kendi isteği ile işten ayrıldığı tarihe kadar vardiya mühendisi olarak çalıştığını, 08/10/2012 tarihli dilekçe ile kendi rızası ile istifa ettiğini, iddia edilen çalışma saatlerinin mümkün olmadığını, vardiya mühendisinin 3 vardiyalı çalışılan yerlerde fazla mesaisini ancak yazılı belge ile ispat edebileceğini, işverenlikte ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, çalışma oldu ise karşılığı ücretlerin maaş hesaplarına yattığını, iş kazası iddiasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, mobbing iddiasının doğru olmadığını, somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.

Fazla çalışmaların yazılı delil yerine tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplanması halinde, işçinin normal mesaisinin üzerine sürekli olarak aynı şekilde fazla çalışması mümkün olmadığından, hastalık mazeret izin gibi nedenlerle belirtildiği şekilde çalışamadığı günlerin olması kaçınılmaz olup, bu durumda karineye dayalı makul indirim yapılmalıdır(Yargıtay HGK, 06.12.2017 tarih 2015/9-2698 E.-2017/1557 K.).

Fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine doğrudan yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.

Fazla çalışma ücretinden karineye dayalı makul indirime gidilmesi sebebiyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez.

Somut uyuşmazlıkta, davacının talep ettiği ve hüküm altına alınan fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacakları tanık beyanları ile ispatlandığından hesaplanan tutarlardan karar gerekçesinde belirtildiği üzere %30 oranında karineye dayalı makul indirim yapılarak hüküm kurulması gerekirken her iki alacak kaleminin de indirimsiz olarak hüküm altına alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.