Emsal Karar
"Fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir."
"Bu emsal karar, dava açtığı veya ıslah dilekçesiyle talebini artırdığı esnada mahkemece ne oranda hakkaniyet indirimi yapılacağını önceden bilmesi mümkün olmayan işçiyi, sırf bu indirim yüzünden doğacak yüksek yargılama giderlerinden korumayı amaçlamaktadır. Yargıtay, söz konusu alacak kalemlerinden yapılan indirimler sebebiyle davanın kısmen reddedilmiş sayılması durumunda işveren lehine vekalet ücreti çıkmasını adaletsiz bularak iptal etmiş, böylece hakkını arayan işçinin kazandığı tazminatın avukatlık ücretlerine gitmesi riskini ortadan kaldırarak dava açma süreçlerinde işçinin elini ciddi anlamda güçlendirmiştir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/17829 E. 2016/18399 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, bayram tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davacının 2006 Haziran ayı itibariyle davalı şirket nezdinde muhasebe, vezne servisinde çalışmaya başladığını, işe girdiğinden beri sadece bir defa zam alabildiğini, maaşının artırılmasına ilişkin yönetimle olan konuşmalarının geçiştirildiğini, çalışma saatlerinin dışında fazla mesaiye kaldığını, hafta sonu, resmi ve dini bayramlarda çalıştığını ancak genel tatil ücretini, bayram tatil ücretini ve de hafta sonu tatil ücretinin ödenmediğini, 16/01/2014 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshettiğini, bu durumu 15/01/2014 tarihinde noterden çektiği ihtarla işverene bildirdiğini, ileri sürerek fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ile kıdem tazminatı alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 2006 yılında değil, 26/06/2010 tarihinde işe başladığını, davacı ile maaş artışı konusunda bir görüşme yapılmadığını, 01/07/2012 tarihinde yönetim tarafından ve 01/01/2014 tarihinde maaşın asgari ücretin altında kalması nedeniyle maaş artışı yapıldığını, davacı ile birlikte çalışan... isimli çalışanın sonradan işe alınmadığını, zaten kendisinin daha önce genel muhasebede işe başlatıldığını, sonradan kendisinin veznede görevlendirilmiş olduğunu, işyerinde mobbing uygulanmadığını, fazla mesai yapanların ücretlerinin ödendiğini, resmi tatil ücretlerinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dosya kapsamından davacının feshe konu ettiği fazla mesai, genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücretlerinin ödenmediği anlaşıldığından, davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
- Mahkemece, davacı işçinin fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışmaların, ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları ile hafta tatili çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda takdiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.). Ancak tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Dairemizin önceki kararlarında; fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinden yapılan indirim üzerine, reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K.). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Dairemizce 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır. Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43 ve 44 üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, takdiri delil nitelğindeki tanık beyanları ile kanıtlanan fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinden takdiri indirim yapılmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.