Emsal Karar
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur."
"Bu emsal karar, mahkeme kararlarının hüküm fıkralarının yazım usulünü ve kararların infaz edilebilirliğini güvence altına alarak usul hukukunun temel bir prensibini ortaya koymaktadır. Yargıtay bu kural ile yerel mahkemelerin taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözerken şüpheye yer bırakmayacak derecede net olmaları gerektiğini, kendi içinde çelişen ifadeler kullanılmamasını ve tazminat gibi hak ve yükümlülüklerin hangi taraftan ne şekilde tahsil edileceğinin hükümde açıkça gösterilmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu vurgulamaktadır. Bu hukuki standart, özellikle davalı sayısının birden fazla olduğu karmaşık davalarda kararın icraya konulması aşamasındaki belirsizlikleri ortadan kaldırdığı için hakkını icra yoluyla arayacak olan tarafın elini güçlendirmekte ve infazı mümkün olmayan hatalı hükümler sebebiyle yargılama sürecinin gereksiz yere uzamasını engellemektedir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/19673 E. 2019/20319 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı T.C.... vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 1990 yılından itibaren kadrolu olarak Orman İşletme Müdürlüklerinde çalıştığını, önceleri... Orman İşletmeleri Müdürlüğü emrinde çalışmakta iken hiçbir sebep gösterilmeksizin... Orman İşletme Müdürlüğünde geçici olarak görevlendirildiğini,...'de çalışmaya başladıktan kısa bir süre sonra merkeze 50 km. uzaklıktaki... Orman İşletme Şefliğine geçici olarak görevlendirildiğini, yine... Orman İşletme Şefliğinde görevli iken Civana orman İşletme Şeflinine süre belirtilmeksizin görevlendirildiğini, buradan da... Orman İşletme Şefliniğe süre belirtilmeksizin görevlendirilmesi yapıldığını, sebep gösterilmeksizin yapılan bu görev yeri değişikliklerinin aile düzenini bozduğu gibi çalışma hakkını da engellediğini, davalının bu tavrının mobbing niteliğinde olup kişilik haklarına zarar verdiğini, ileri sürerek zararın tazminine yönelik manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Kendisine dava dilekçesi tebliği yapılan T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı vekili, davanın T.C.... aleyhine açılması gerekirken Bakanlık aleyhine yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu, öte yandan mobbing uygulandığına dair somut bir delil bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı T.C.... vekili, davacının demirci kaynakçı kadrosunda olduğunu, T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile T.C.... işyerlerine ilişkin imza edilen 4. dönem T.İ.S' nin 33. maddesinde "işçilerin kedi meslek ve pozisyonlarında çalışması esastır. İşçiler gerektiği takdirde, işyeri içinde ünvanı veya niteliği benzer yahut birbirine yakın başka işlerde veya yerlerde muvafakat aranmaksızın geçici ve devamlı olarak işveren tarafından görevlendirilebilirler." denildiğini, yine aynı maddenin 4. fıkrasında "görülen işin niteliğinde benzerlik olmak şartı ile işçilerin aynı işverene bağlı başka bölgelerdeki işyerlerine işverence nakledilmeleri mümkündür." hükmünün bulunduğunu, dava dilekçesinde davacının kişilik haklarının ne şekilde zarar gördüğünün somut delillerle ortaya konulmayıp soyut iddialarda bulunulduğunu, tayin ve geçici görevlendirmelerin ihtiyaca binaen ve TİS e uygun olarak yapıldığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işyerinde çalışırken birçok görev yeri değişikliklerine maruz kaldığı, davalı işverenliğin davacı işçiye yapılan uygulamanın rutin bir uygulama olduğunu, davacı işçi dışında benzer birçok çalışana yapıldığını ispatlayamadığı, bu anlamda davacı işçiye yapılan uygulamanın işyerinden uzaklaştırmak amacıyla yapıldığı ve dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacı işçinin emekli olarak işten ayrıldığı, bu şekilde, davalı işverenlik nezdindeki son dönem çalışması sırasında davacının mobbinge maruz kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı T.C.... vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davalı olarak "T.C...." gösterilmiş olup Mahkemece gerekçeli karar başlığında 1 numaralı davalı olarak "T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı" 2 numaralı davalı olarak ise "..." gösterilmiş, kararın hüküm kısmında ise davaya konu tazminatın "davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulduktan sonra yargılama gideri, harç ve vekalet ücretlerinde "davalılar" dan bahsedilmiştir.
Hükmedilen tazminatın hangi davalıdan ne şekilde tahsil edileceği belirgin olmayıp hüküm infaza elverişli değildir. Yine hüküm fıkrasında "Davanın Kabulü" ve "Davacının Davasının Kısmen Kabulü" şeklinde kendi içinde çelişkili karar oluşturulması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.