Emsal Karar
"Bu konuda davalı tanığın beyanı dikkate alınarak dini ve resmi bayram tatil günlerinde dönüşümlü olarak çalıştığının kabulü ile belirtilen günlerin yarısı için hesaplamaya gidilmeli ve istek ile ilgili hüküm kurulmalıdır."
"Bu emsal karar, genel tatil ve dini/milli bayram günlerinde yapılan mesainin ispatında bizzat işveren (davalı) tanıklarının beyanlarının işçi lehine hukuki bir delil olarak kullanılabileceğini ortaya koymaktadır. Yargıtay, işverenin kendi tanığının bile bu günlerde çalışma yapıldığını doğrulaması halinde, işçinin her tatilde değil dönüşümlü olarak çalıştığını hukuki bir karine kabul ederek hesaplamanın ilgili günlerin yarısı üzerinden yapılması gerektiğini belirtmektedir. Bu durum, elinde yazılı belge bulunmayan ve ispat zorluğu çeken işçinin alacağına kavuşmasını kolaylaştırırken, hesaplamanın yarı yarıya yapılması şartı işvereni gerçek dışı ve fahiş taleplere karşı koruma altına almaktadır."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/25847 E. 2020/11663 K.
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın Ataköy Plus AVM Şubesi'nde Gişe Asistanı olarak 29/07/2013 - 04/02/2015 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, en son ücretinin aylık net 1.200,00 TL olduğunu, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca fazla mesai yaptığını, hafta sonlarında ve resmi tatil ve bayram günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, davalı tarafın işçinin çalışmalarından doğan alacaklarını ödemediğini, müvekkilinin işini titizlikle yaptığını fakat üstleri tarafından mobinge maruz kaldığını, söz konusu nedenlerden dolayı müvekkilinin 04/02/2015 tarihli ihtarnamesi ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, genel tatil ücreti alacağı, hafta sonu tatili alacağı ve yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş akdini kendi isteği ile sonlandıran davacının ihbar tazminatına hak kazanmadığını, müvekkil banka tarafından fazla mesai takiplerinin elektronik ortamda yapılmakta olup fazla mesai yapılması halinde kayıt altına alınmamış ve ödenmemiş olmasının mümkün olmadığına, davacıya ödenmemiş fazla mesai alacağının bulunmadığını, davacının yıllık izin ücreti alacağının ödendiğini beyan savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan deliller, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; işyerinde mobbing uygulandığını ispat külfetinin davacıya ait olduğu, davacı yargılama esnasında delil olarak tanık deliline dayandığı, dinlenen tanıkların davacıya sistematik ve uygulanan bir mobbing olduğunu ifade etmedikleri ve davacının bu yöndeki iddiasını ispatlayamadığından dolayı talebin reddine, davacıya ait iş sözleşmesi incelendiğinde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunun kararlaştırıldığının görüldüğü, yılda yapılan 270 saatlik çalışmalar ücret kapsamında değerlendirildiği, davacıya ait bordrolar incelendiğinde ise satış ile orantılı olarak prim ödemesi yapıldığının da görüldüğü, tanık anlatımlarında davacının yıllık 270 saatlik ücreti de kapsayacak şekilde işyerinde fazla mesai yaptığı, hafta tatili ve genel tatillerde çalıştığı ispatlanamadığından dolayı bu yöndeki taleplerin de reddine,davacı işyerinde fazla çalışma yaptığını, genel tatilerde ve hafta tatillerinde çalıştığını, bu alacaklarının ödenmediğini, ayrıca işyerinde kendisine mobbing uygulandığını ve bu sebeplerden dolayı sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi gereğince haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı alacağı talebinde bulunmuş ise de; davacı bu yöndeki iddialarını ispatlayamadığından ve sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği kanıtlanmadığından davacının kıdem tazminatı talebinin reddine, davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği ispatlanmadığı gibi sözleşmenin işçi tarafından haklı sebeple feshedilmesi durumunda da işçinin ihbar tazminatına hak kazanamadığı,bu nedenle davacının ihbar tazminatı talebinin de reddine,davacı yıllık izin alacağı talebinde bulunmuşsa da, yıllık izinlerinin bir kısmını kullandığı, geri kalanın ise ücretinin ödendiği davacının yıllık izin alacağı bulunmadığından bu yöndeki talebinin de reddine, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 38. maddesi gereğince işçinin muvafakati olmadığı sürece işçinin ücretinden kesinti yapılamadığı,davalı işveren tarafından ihbar tazminatı adı altında 273,70 TL'lik bir kesinti yapılmış ise de, yapılan bu kesinti haksız olup işçiye ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi işyerinde mobbinge uğradığı ve bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini bildirmiş, açmış olduğu bu davada tazminat ve işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı işveren davacının tüm haklarının ödendiğini ve mobbing uygulanmadığını savunmuş ve davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece mobbingin kanıtlanamadığı diğer işçilik alacaklarının da varlığının ortaya konulmadığı gerekçesi ile tazminat ve işçilik alacaklarının reddine karar verilmiş, işveren tarafından ihbar tazminatı kesintisi olarak yapılan kesintilerin davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davacının mobbinge uğradığı dosya içeriğine göre yöntemince ispat edilememiş ve hafta tatillerinde çalışmadığı, iş sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu belirtildiğinden yıllık 270 saati aşan fazla mesainin varlığı ortaya konulamamıştır. Ancak davacı tanığı ile davalı tanıklarından...’in anlatımından dini ve milli bayram günlerinde çalışma yapıldığı dosya içeriği ile sabit olmuştur. Bu konuda davalı tanığın beyanı dikkate alınarak dini ve resmi bayram tatil günlerinde dönüşümlü olarak çalıştığının kabulü ile belirtilen günlerin yarısı için hesaplamaya gidilmeli ve istek ile ilgili hüküm kurulmalıdır.
Davacının iş sözleşmesinin 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 24/2-e maddesine göre haklı nedenle feshettiği kabul edilmeli ve kıdem tazminatının kabulüne dair hüküm kurulmalıdır. İşveren tarafından haksız olarak yapıldığı anlaşılan ihbar tazminatı kesintisinin şimdiki gibi davacı işçiye ödenmesine dair karar verilmelidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.