Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6641 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2025/6641
Karar No2025/8203
Tarih22.10.2025

"Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."

"Bu kural, taleple bağlılık ilkesini kesin bir şekilde ortaya koyarak hakimin davacının talebini veya beyan ettiği maddi vakıayı aşacak şekilde hüküm kurmasını engeller. İşçi alacakları hesaplanırken, işçinin dava dilekçesinde belirttiği çalışma sürelerinin üst sınır kabul edilmesi gerektiğini, mahkemenin veya bilirkişinin bu sınırın ötesine geçerek talepten daha uzun süreli bir hesaplama yapmasının hukuka aykırı olacağını gösterir. Bu içtihat, davacının kendi beyanlarını aşan hatalı bilirkişi raporlarına karşı itiraz eden işverenin elini güçlendirir ve hükmedilecek alacakların baştan çizilen çerçeveyle sınırlı kalmasını garanti altına alır."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6641 E. 2025/8203 K.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1552 E., 2025/1039 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 34. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/421 E., 2022/31 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankada 07.05.2007-18.09.2020 tarihleri arasında müdür yardımcısı olarak çalıştığını, müvekkilinin yöneticisi tarafından sözlü şiddete maruz kalması ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ödenmemesi sebepleriyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesi haklı nedenle feshettiği iddiasının doğru olmadığını, yeni bir iş bulması nedeniyle işten ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını ve ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen fazla çalışma alacağının bulunduğu ve kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

  1. Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bu durumun Anayasa ve usule aykırı olduğunu,

  2. Davacının yeni bir iş bulması nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, fesih hakkını kötüye kullandığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını,

  3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan fazla çalışma alacağına ilişkin hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının fazla çalışmaya ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, fazla çalışma yaptığını ispatlayamadığını, taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verildiğini,

  4. Davacının mobbing iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığı ve bu alacağının hesaplanmasına ilişkindir.

  1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taraflarca getirilme ilkesi" başlıklı 25. maddesinin 1. fıkrası şu şekildedir:

"Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz"

Aynı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrası da şöyledir:

"Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir."

Somut olayda; davacı dava dilekçesinde 2017 yılında 2 ay kadar saat 21.00'e kadar çalıştığını ileri sürmüş olmasına rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.04.2017-30.10.2017 tarihleri arasında davacının haftanın bir günü 09.00-18.00 saatleri arasında, haftanın 4 günü de 09.00-21.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece maddi vakıa ile bağlı kalınarak davacının haftanın 4 günü saat 21.00'e kadar olan çalışmasının davacının iddiası gibi 2017 yılında 2 aylık dönem ile sınırlı hesaplanarak sonuca gidilmesi gerekirken fazla çalışma süresinin, talebi aşar şekilde belirlenmesi hatalıdır. Hatalı hesaplamaya itibar edilerek yazılı gerekçe ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.