Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/25625 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2015/25625
Karar No2016/2138
Tarih27.01.2016

"Gerek işverenin geçerli sebebin varlığı gerekse işverenin gösterdiği sebep dışında bir sebeple dayandığı ileri sürülmesi durumunda bu vakıalar bir hukuki işlem olmadığından takdiri delillerle ispatı mümkündür."

"Hukuki işlemlerde genellikle kesin ve yazılı delil aranmasına karşın, fesih sebeplerinin varlığı veya farklı bir fesih nedeninin arkasındaki gerçek saiklerin hukuki işlem değil hukuki fiil niteliğinde kabul edilmesi sebebiyle her türlü takdiri delille ispatlanabileceğini belirten bu kural yargılamada son derece hayatidir. Yazılı belge bulmanın zor olduğu mobbing, baskı veya hukuka aykırı sözlü talimat gibi durumlarda tanık beyanı, elektronik posta ve benzeri takdiri delillerin kullanımının önünü açması bakımından hem işçi hem de işveren tarafının elindeki ispat araçlarını genişleterek esnek bir ispat alanı yaratmaktadır."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/25625 E. 2016/2138 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının davalı Tesco'da 01.08.2012 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 19.03.2015 tarihine kadar çalıştığını, davacının Tesco’nun burada fason ürettirdiği tekstil ürünlerinin kalite, renk, beden gibi uygunluklarını onaylayan "technolngist produetion" görevini yürütmekte olduğunu, bu nedenle davacının, kendisine denetleme sorumluluğu verilen 10-12 farklı tekstil üretim fabrikasında denetim ve onay verme sürecinden sorumlu olduğunu, davacı tarafından 2014 yılında kendisine mobbing uygulandığına ilişkin davalı şirkete ihtarnameler çekildiğini, davacıdan sürekli farklı nedenlerle savunma istendiğini, davacı yapılan işle ve davalı şirket içindeki uygulamalarla ilgili itirazlarını ileten birisi olduğundan diğer çalışma arkadaşlarından farklı uygulamalara tabi tutularak gerçek dışı nedenlerle 19.03.2015 tarihinde tebliğ edilen bildirimle işten çıkarıldığını iddia ederek müvekkilinin işe iadesine, işe başlatılmadığı takdirde 8 aylık brüt ücret tutarında tazminat ve kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için 4 aylık ücretin ve diğer hakları ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde 13.08.2012- 28.09.2012 tarihleri arasında ve sonrasında da 09.10.2012-19.03.2015 tarihleri arasında çalıştığını, davacının müvekkil şirketteki son görevi üretim teknoloğu olduğunu, davacının temel görevi tedarikçilerdeki ürünlerin denetlenmesi olduğunu, davacının çalıştığı süre kapsamında işini gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle ihtar/uyarı aldığını ve aynı zamanda performans değerlendirmelerinde bu olumsuzluklar defaatle dile getirimediğini, netice itibariyle davacının işini ifa ederken yaşadığı olumsuzlar nedeniyle en son olarak kendisinden savunma talep edildiğini, alınan savunmanın yeterli ve inandırıcı görülmemesi üzerine iş akdi 19.03.2015 itibariyle geçerli nedenlerle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının Üretim Teknoloğu olarak yapması gereken ürün denetimlerini yerinde yapmadığı, işverene raporladığı ziyaret saatleri ile müşterilerin davalı işverene bildirdiği ziyaret saatleri arasında farklılıkların oluştuğu, davacının kontrol etmesi gereken ürünleri eksik kontrol ettiği, performans izleme sistemine tabi tutulduğu halde iş yerindeki eğitimlere katılmadığı bu nedenle işine son verildiği ve daha öncede davacının feshe konu davranışları sebebi ile 12/09/2014 tarihinde uyarı verildiği, davacının feshe konu davranışlarının iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güven duygusunu sarsacak mahiyette olduğu, iş veren tarafından yapılan fesihin geçerli nedenle yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız).

İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gös­terilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz. (Dairemizin 01.12.2008 gün ve 2008/6294 Esas, 2008/32601 Karar sayılı ilamı).

Gerek işverenin geçerli sebebin varlığı gerekse işverenin gösterdiği sebep dışında bir sebeple dayandığı ileri sürülmesi durumunda bu vakıalar bir hukuki işlem olmadığından takdiri delillerle ispatı mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar davacının iş akdi görevinin gereklerini yerine getirmediği için feshedilmiş ise de davacının yöneticisi olan davalı tanığının duruşmada, davacının görevi olmadığı halde başka fabrikada görevlendirildiğini, davacının fabrikada denetlemesi gereken ürünleri ofiste denetlediklerini tespit ettiklerini, davacıya performansı ile ilgili eğitim verildiğini, görevini gereği gibi yapmadığını beyan ettiği, diğer davacı tanıklarının da davacının görevi olmadığı halde bazı işleri yerine getirmesinin davacıdan beklendiğini beyan ettikleri, davacının davalı şirketin yönetimine gönderdiği ve dosya arasında bulunan elektronik postalarda, maliyeti düşürmek için kendisinden numune denetimlerinin ofiste yapmasının istendiğini ancak bu durumun sağlıklı olmayacağını bildirdiği, fesih konusu yapılan ve davalı tanığı olan yöneticisinin beyanlarıyla ilgili olarak yine aynı şekilde şirket yönetimine bilgi verdiği ve gelen talimatlar doğrultusunda hareket ettiği, bu nedenle davalı şirketin, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini somut olarak ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

F)Sonuç:

Yukarıda belirtilen sebeplerle;

1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞİNE İADESİNE,

3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,

4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,

5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.800 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 482.50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

  1. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,

Kesin olarak 27.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.