Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/35192 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire22. Hukuk Dairesi
Esas No2013/35192
Karar No2013/28971
Tarih12.12.2013

"Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal sebeple yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir."

"Bu emsal karar, iş hukukunda işe başlatmama tazminatı için öngörülen kanuni tavan sınırının aşılabileceği tek istisnai durumu ortaya koymaktadır. Eğer bir işçi, sendikaya üye olması veya yasal sendikal faaliyetlerde bulunması gibi nedenlerle işten çıkarılmışsa, mahkemenin normal tazminat üst sınırlarıyla bağlı kalmayarak işçiye en az bir yıllık ücreti tutarında yüksek bir tazminat belirlemesi gerektiğini vurgular. Bu hukuki kural, sendikal örgütlenmeyi caydırmaya çalışan işverenlere karşı ağır bir mali yaptırım öngördüğünden, anayasal sendikal haklarını kullanmak isteyen işçinin güvencesini ciddi ölçüde artırmakta ve işverenleri sendikal fesihlerden uzak durmaya zorlamaktadır."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/35192 E. 2013/28971 K.

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/35192 E., 2013/28971 K.

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı işçi, mobbing neticesinde alınan işten ayrılma talepli dilekçe ile ikâle sözleşmesinin geçerli olmadığını ileri sürerek feshin iptaline ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.

Davalı işveren, iş sözleşmesinin ikâle ile sona erdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiği, ikâle sözleşmesi ile davacı lehine hükmolunan tazminatın makul seviyede olmadığı, bu nedenle ikâle sözleşmesinin geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının beş aylık ücret tutarı olarak ve boşta geçen süre için dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İkâle teklifi işverenden geldiği için kararlaştırılan makul yarar yeterli olmadığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup, sözkonusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal sebeple yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.

Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.

Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;

1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

3-Davacının kanuni süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının dört aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,

4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,

5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6-Davacının yapmış olduğu 695,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL ücreti vekâletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 12.12.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Dava, işe iade davasıdır.

Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın temyizi üzerine hüküm, Diremizce sadece işe başlatmama tazminatının miktarına ilişkin olarak bozulmuş ve bu husus düzeltilerek Dairemizce... hüküm kurulmuştur.

Yerel mahkeme kararının esastan hatalı olduğu düşüncesi ile sayın Daire çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.

Davacı, elyazısı ile düzenlenen ikale dilekçesi ile işverene talebini iletmiştir. Bu dilekçenin davacının iradesinin fesada uğratılarak alındığına dair hiçbir kanıt yoktur.

Davacıya işveren tarafından ek menfaat de sağlanmıştır.

Bu tespitler çerçevesinde tarafların iradesine değer vermek gerekir iken, aksinin kabulü isabetli değildir.

Bu düşünce ile işe iade davasının reddi gerektiği kanısında olduğumdan sayın Daire çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.12.12.2013