Emsal Karar
"Davacının imzası ile tutulan bu tutanak davacıyı bağlar ve bu aylar yönünden fazla mesai tahakkuku mümkün değildir."
"Bu ilke, işçinin kendi hür iradesiyle ve ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı puantaj kayıtlarının veya çalışma sürelerini gösteren belgelerin kesin nitelikte delil oluşturduğunu vurgulamaktadır. Fazla mesai saatinin tutanakta "sıfır" olarak görünmesi ve işçinin bunu imzalaması, o dönemde fazla mesai yapılmadığının işçi tarafından kabulü anlamına geldiği için işverenin savunmasını ispat açısından mutlak şekilde güçlendirir ve işçinin sonradan aksini iddia etmesini hukuken engeller. Bu durum, işçilerin imzaladıkları evrakın içeriğini ve doğuracağı sonuçları çok dikkatle incelemeleri gerektiği anlamına gelirken, işverenlerin de mesai saatlerini günü gününe yazılı ve imzalı kayıt altına almasının ileride doğabilecek işçilik alacağı uyuşmazlıklarında ne kadar hayati bir güvence olduğunu açıkça göstermektedir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2019/7164 E. 2019/18642 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 11.04.2007 tarihinden 14.09.2012 tarihine kadar çalıştığını, mobbing sebebi ve fazla mesai ücretleri ödenmeyince ihtarname ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 9. H.D 'nin 08.05.2018 tarih 2017/6694 esas ve 2018/10252 karar sayılı ilamı bozma ilamında özetle; ”Dosya içinde davacının kullandığı serbest zamana dair izin kullandığına dair belgeler sunulmaktadır. Yasa gereği, işveren fazla mesailerin karşılığını ücret olarak verebileceği gibi serbest zaman da kullandırabilir. Bu durumda serbest zaman ya da alacak izni gibi kavramlarla fazla mesai karşılığı olarak kullandırılan sürelerin de fazla mesai hesabında dikkate alınması ve yapılan fazla mesainin %50 zamlı olarak kullandırılacak izinlerde mahsup edilerek sonuca varılmalıdır.
Ayrıca davacının kendi imzasını düzenleyen puantaj sunulmuştur. Belgenin incelemesinde, davacının yaptığı fazla mesai karşılığı “0” olarak gözükmektedir. Davacının imzası ile tutulan bu tutanak davacıyı bağlar ve bu aylar yönünden fazla mesai tahakkuku mümkün değildir. Bu nedenle bilirkişinin bu ayları dışlamadan yaptığı hesaplama hatalı olup hükme esas alınması isabetsizdir.
Dosyanın incelenmesinde iş yerinde 2012 yılında birden çok yapılmış Bölge Çalışma Müdürlüğü teftişleri olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, ilgili raporlar getirtilip tüm delillerle birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dosyaya sunulan bordrolarda ve ibranamelerde yapılan ödemelerin ne amaçla yapıldığı anlaşılamamıştır gerekçesiyle hiç dikkate alınmaması, davalının mükerrer ödeme yapmasına sebebiyet verilmiştir. Yapılacak iş, taraflardan bu ödemelerin ne için yapıldığı açıklattırılmak ve ilgili alacaklardan mahsubu ile sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece özetle; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, SGK kayıtları, toplanan delillerin değerlendirilmesinde; Yargıtay bozma ilamı gereği davalı işyerinde 2012 yılında yapılan Bölge Çalışma Müdürlüğü teftişlerine ilişkin raporların getirtildiği, eldeki davada; taraflar arasında fazla mesai ücretinin hesabında uyuşmazlık bulunduğu, davalı işverence dosyaya davacının kullandığı serbest zamana dair izin kullandığına ilişkin belgelerin sunulduğu, mevzuatta işverenin işçinin yaptığı fazla mesailerin karşılığını ücret olarak verebileceği gibi serbest zaman olarak da kullandırabileceği düzenlemesinin bulunduğu, dolayısıyla serbest zaman ya da alacak izni gibi kavramlarla fazla mesai karşılığı olarak kullandırılan sürelerin de fazla mesai hesabında dikkate alınması ve yapılan fazla mesainin %50 zamlı olarak kullandırılacak izinlerde mahsup edilmesi gerektiği, ayrıca davalı işverence davacının kendi imzasını düzenleyen puantajların sunulduğu, düzenlenen puantajlarda davacının yaptığı fazla mesai karşılığının “0” olarak gözüktüğü, bu haliyle davacı işçinin imzası ile tutulan bu tutanakların davacıyı bağladığı ve bu aylar yönünden fazla mesai tahakkukunun mümkün olamayacağı, bu nedenle bu ayları dışlanması gerektiği, yine davalı işverence sunulan bordrolarda ve ibranamelerde bulunan ödemelerin ne için yapıldığı hususunda taraflardan açıklama istenilmesi ve bu ilgili alacaklardan mahsup yapılması gerektiği görülmekle fazla mesai ücret alacağının yeniden hesaplanması için bilirkişiden rapor aldırıldığı ve ayrıca Yargıtay bozma ilamında hükmedilen net kıdem tazminatı ile brüt ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bozma konusu yapılmayarak kesinleştiği, mahkemenin ilk kararında bozma ilamından kesinleşen alacak kalemlerinin infazında tereddüt oluşmaması için aynen ve brüt olarak karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapılmış olup, birinci seçenekte bozma öncesi rapordaki hesaplama şekli esas alınmış, ikinci seçenekte ise bilirkişinin kendi hesaplama şekli esas alınmıştır.
İlk karara karşı davacı temyizi olmadığından bozma öncesi raporda yapılan hesap tarzı davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu nedenle bozma sonrası alınan rapordaki ilk seçenek hesaplamaya itibar edilmesi gerekirken, gerekçesi de açıklanmadan yine bozma öncesi kabul edilen net 14.157,20 TL. fazla çalışma ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.