Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/18616 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2015/18616
Karar No2017/7243
Tarih25.04.2017

"şube müdürü olarak çalışan davalı tanığı E.K.’nın davacıya karşı olumsuz davranışlarda bulunduğu, özellikle davacı hakkında diğer personele aşağılar biçimde “Gökhanlaşmayın” gibi sözler söyleyip davacının odasına ziyarete giden personeli davacı ile görüşmemeleri hususunda uyardığı, adıgeçen müdürün bu tür davranışlarının davacıya sataşma niteliğinde olup, davacı feshinin haklı nedenle olduğu ve bu sataşmanın da manevi tazminatı gerektirdiğinin anlaşılması karşısında kıdem tazminatı ile manevi tazminat taleplerinin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir."

"Bu emsal karar, işyerinde amirler veya yöneticiler tarafından sergilenen dışlayıcı ve onur kırıcı tavırların hukuken işçiye "sataşma" niteliğinde kabul edileceğini net bir biçimde ortaya koymaktadır. Karar, bir yöneticinin çalışanını diğer personelin gözünde küçük düşürmesi ve onu yalnızlaştırmak amacıyla diğer mesai arkadaşlarıyla iletişimini engellemeye çalışması durumunda işçiye sözleşmeyi haklı nedenle feshetme imkanı tanıyarak işçinin elini önemli ölçüde güçlendirmektedir. Böyle bir çalışma ortamında işten ayrılmak zorunda kalan işçinin sırf istifa etmiş olması sebebiyle hak kaybına uğramayacağını, aksine hem kıdem tazminatına hak kazanacağını hem de maruz kaldığı psikolojik yıpranma (mobbing) sebebiyle işverenden manevi tazminat alabileceğini hüküm altına alarak mağdur edilen işçilere çok güçlü bir hukuki koruma sağlamaktadır. -----------------"

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/18616 E. 2017/7243 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, maddi tazminat, manevi tazminat ile fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davacı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/04/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat... ile karşı taraf adına Avukat... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalı Banka’da 25.08.2008 tarihinde başlayan müvekkilinin son dönem aylık net 2.668,00 TL. ücretten başka, üç ayda bir aylık ücret tutarında ikramiye ile altı ayda bir prim ücret aldığını, işyerinin son olarak Haziran 2012’de değiştiğini, bu işyerinde şube müdürünün kendisine baskı uyguladığını, çalışma koşullarının uygulanmadığını, haksız yere olumsuz performans değerlendirmesinde bulunduğunu, normal mesai bitişinin 18 olmasına rağmen saat 19’dan önce çıktığı gerekçesi ile azarladığını, tüm bu uygulama sonucunda sağlığının bozulduğunu, 07.05.2013 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, Cumartesi ve Pazar günleri dışında 9-20 saatlerinde çalıştığı halde fazla mesai ücretlerinin ve ayrıca kullanmadığı yıllık izinler karşılığı ücretlerin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, maddi ve manevi tazminat alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, 07.05.2013 tarihinde istifa ile ayrılan davacının feshinin haksız olduğunu, mobbing iddiasının soyut olduğunu, bir delili olmadığını, davacı hakkında sistematik bir baskı sürecinin söz konusu olmadığını, aksine şube müdürünün davacının kendisine destek olduğunu, performansının değerlendirmenin aksine çok yüksek olduğu iddiasının gerçekçi bulunmadığını, performans değerlendirme sürecinin tüm personel hakkında objektif şartlarda yürütüldüğünü, değerlendirmeye şube müdürünün üzerinde bölge müdürlüğünün de dahil olduğunu, aynı görevde hizmetli personele göre davacının daha düşük düzeyde performansının bulunduğunu, istifası öncesinde 25.04.2013 tarihinde uyarıldığını ve iki aylık performans izleme sürecine alındığını, performans notunun öngörülen hedefleri karşılama oranına göre verildiğini, istifasındaki amacın yeni bir işyerinde işbaşı olduğunu, mobbing iddiası gerçekçi olmadığından manevi tazminat talep hakkı olamayacağını, maddi tazminat talep şartlarının oluşmadığı, fazla mesailerin elektronik ortamda izlendiğini ve karşılığı ücretlerin bordrolarda tahakkuk ile ödendiğini, fazla mesai iddiasının somut olarak ispatı gerektiğini, iş sözleşmesinde aylık ücretin fazla mesailer karşılığı ücreti de kapsayacağı düzenlemesinin yer aldığını, yıllık izin ücreti alacağı bulunmadığını, istifa ile ayrılan davacının kıdem tazminatı talep hakkı olamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; davacının baskı iddiası hakkında tek delilinin tanık beyanları olduğu, iş akdini haklı nedenle feshedildiğinin tanık beyanları ile kanıtlanamadığı, bu nedenle haklı bir nedene dayanmayan davacı işçinin yaptığı fesih nedeniyle kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı taraflar temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediği ve feshe konu yaptığı nedenlerin manevi tazminatı gerektirip gerektirmediği hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Dosyadaki bilgi, belge ve tanık beyanlarından özellikle davalı tanığı S.T. nin anlatımlarından şube müdürü olarak çalışan davalı tanığı E.K.’nın davacıya karşı olumsuz davranışlarda bulunduğu, özellikle davacı hakkında diğer personele aşağılar biçimde “Gökhanlaşmayın” gibi sözler söyleyip davacının odasına ziyarete giden personeli davacı ile görüşmemeleri hususunda uyardığı, adıgeçen müdürün bu tür davranışlarının davacıya sataşma niteliğinde olup, davacı feshinin haklı nedenle olduğu ve bu sataşmanın da manevi tazminatı gerektirdiğinin anlaşılması karşısında kıdem tazminatı ile manevi tazminat taleplerinin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.