Anasayfa/ Karar Bülteni/ AYM | 2021/13782 BN.

Karar Bülteni

AYM 2021/13782 BN.

Anayasa Mahkemesi | Neşet Akar ve Erdem Yüksel | 2021/13782 BN.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm
Başvuru No 2021/13782
Karar Tarihi 19.11.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
  • Özel hayata saygı hakkı ölçüsüz sınırlandırılamaz.
  • Kamu görevine iadede eski kuruma atanmama ihlaldir.
  • Mesleki hayata müdahale özel hayatı etkileyebilir.
  • İdari işlemin kanuni dayanağı öngörülebilir olmalıdır.

Bu karar, olağanüstü hâl döneminde kamu görevinden çıkarılan ve daha sonra Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevlerine iade edilen akademisyenlerin, ihraç edildikleri üniversitelere atanmalarını engelleyen yasal düzenlemelerin ve idari işlemlerin hukuki niteliğini kapsamlı biçimde ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi, kişilerin mesleki hayatlarına yönelik alınan kısıtlayıcı tedbirlerin özel hayata ilişkin ne derece ciddi etkileri olabileceğini belirterek, uyuşmazlığı doğrudan özel hayata saygı hakkı çerçevesinde ele almıştır. Karar, görevine iade edilen personelin kategorik olarak eski görev yerleri haricindeki kurumlara ve özellikle Ankara, İstanbul ile İzmir dışına atanmasını öngören yasal kuralın çok açık bir hak ihlali yarattığını teyit etmektedir.

Uygulamadaki önemi bakımından bu önemli karar, Kanun Hükmünde Kararnameler ile meslekten ihraç edildikten sonra liyakatleri gereği görevine iade edilen binlerce kamu personelinin atama işlemlerinde son derece güçlü bir emsal teşkil edecek niteliktedir. Anayasa Mahkemesi, daha önce norm denetimi yoluyla temelden iptal ettiği haksız kuralın bireysel başvuru dosyasındaki yansımasını titizlikle değerlendirerek, idarenin atama işlemlerinde kişilerin özel ve aile hayatlarını aşırı derecede zorlaştıran kategorik ve ölçüsüz yasakların artık uygulanamayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Bu güçlü içtihat, idari yargı mercilerinin benzer atama iptali davalarında salt kanuni kısıtlamalara dayanarak mekanik ret kararı vermesinin kesinlikle önüne geçecek ve idareyi, yapacağı atama işlemlerinde mutlak surette kamu yararı ile bireyin özel hayatı arasındaki o hassas ve adil dengeyi gözetmeye yasal olarak mecbur bırakacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Gazi Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yaparken Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan başvurucular, Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurarak mesleklerine iade edilmiştir. Ancak Yükseköğretim Kurulu, ilgili yasal düzenlemeleri gerekçe göstererek başvurucuları eski görev yerleri olan Ankara'ya değil, Kastamonu ve Karabük Üniversitelerine atamıştır. Başvurucular, rızaları dışında şehir değiştirmek zorunda bırakıldıklarını, bu atamaların mevcut çalışma, aile ve özel hayatlarını ciddi şekilde olumsuz etkilediğini belirterek işlemlerin iptali için idare mahkemelerinde dava açmıştır. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, atamaların ilgili kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davaları reddetmiştir. Bunun üzerine başvurucular, mesleki ve özel hayatlarına haksız müdahale edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.20 kapsamında güvence altına alınan özel hayata saygı hakkını temel almıştır. Mahkeme, kişilerin mesleki hayatlarına yönelik müdahalelerin, meslek hayatında üçüncü kişilerle ilişki kurabilme ve sosyal itibarını koruyabilme imkânını zayıflatması hâlinde, bu durumun özel hayata saygı hakkına bir müdahale teşkil edeceğini yerleşik içtihat prensibi olarak kabul etmektedir.

Uyuşmazlığın temelini oluşturan ve idari makamların atama işlemine dayanak kıldığı kural, 7075 sayılı Kanun m.10 hükmüdür. İlgili kural, kamu görevine iade edilen yükseköğretim personelinin Ankara, İstanbul ve İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan kurumlara öncelik verilmek kaydıyla, ihraç edildikleri kurum haricindeki bir yükseköğretim kurumuna atanmasını öngörmektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi, norm denetimi yoluyla verdiği daha önceki bir kararında (E.2018/137, K.2022/86) bu kuralın ilgili kısımlarını anayasaya aykırı bularak iptal etmiştir.

İptal kararının gerekçesinde, idareye kamu hizmetinin gereklerini değerlendirme yetkisi tanınmadan, öğretim elemanlarının eski görev yerlerine atanmalarının kategorik olarak yasaklanmasının kamu yararı bakımından zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin kanunilik şartını sağlayabilmesi için, kuralın muhataplarını yetki aşımına ve keyfîliğe karşı koruyabilecek niteliğe ve açıklığa sahip olması gerektiği doktrin ve içtihatlar ışığında temel bir kural olarak uygulanmaktadır. Devletin, kamu görevlilerinin çalışma yerlerini belirlerken anayasal güvenceleri ve temel hakları göz ardı etmemesi hukukun genel ilkelerindendir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda Anayasa Mahkemesi, başvurucuların kamu görevine iade edilmelerinin ardından önceki görev yaptıkları üniversiteye atanmalarının engellenerek bambaşka illerdeki farklı üniversitelere gönderilmelerini hak ve özgürlükler bağlamında son derece detaylı bir şekilde incelemiştir. Mahkeme, bireylerin mesleki hayatlarına yönelik olarak idare tarafından alınan bu zorlayıcı tedbirin, başvurucuların özel hayatlarını kökten ve ciddi bir şekilde etkilediğini, bu olumsuz etkinin de göz ardı edilemeyecek belirli bir ağırlık düzeyine ulaştığını net olarak tespit etmiştir. Kişilerin daha önce yıllarca görev yaptığı üniversiteye atanmasının hiçbir somut gerekçe gösterilmeden engellenmesi şeklindeki bu idari tedbirin, başvurucuların meslek hayatında diğer akademik ve sivil kişilerle ilişki kurabilme, mevcut çevrelerini sürdürebilme ve geliştirebilme imkânını önemli ölçüde zayıflattığı, sonuç olarak da kişilerin sosyal ve mesleki itibarlarını açıkça zedelediği belirlenmiştir.

Kararda, yerel idare mahkemelerinin vermiş olduğu haksız ret kararlarına dayanak oluşturan yasal kuralın zaten Anayasa Mahkemesi tarafından daha önceki bir norm denetimi kararıyla iptal edildiği kuvvetle hatırlatılmıştır. Yüksek Mahkeme, kamu görevine haklı olarak iade edilen öğretim elemanlarının görev yerleri konusunda idareye herhangi bir objektif değerlendirme yetkisi dahi tanımayan, doğrudan doğruya kategorik bir coğrafi yasak getiren bu kanuni düzenlemenin, bireylerin koruma altındaki özel hayatlarına son derece ölçüsüz ve orantısız bir müdahale oluşturduğunun altını çizmiştir. İlgili yasal düzenlemenin muhataplarını idarenin olası yetki aşımına ve keyfîliğine karşı yeterli seviyede koruma sağlamadığı, bu nedenle söz konusu müdahalenin temel bir anayasal kriter olan kanunilik şartını dahi taşımadığı kesin olarak tespit edilmiştir.

Başvurucuların iradeleri hiçe sayılarak farklı şehirlere atanmalarının, demokratik toplum düzeninin gerekleriyle hiçbir şekilde bağdaşmadığı ve özel hayata saygı hakkının devlete pozitif olarak yüklediği güvence yükümlülüklerinin yerine getirilmediği kanaatine varılmıştır. İhlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için idari yargı mercilerince mutlak surette yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu ifade edilmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: