Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/25459 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2015/25459
Karar No2018/22590
Tarih06.12.2018

"Öncelikle mobbingin varlığından söz edebilmek için, kasıtlı ve sistematik olarak işçinin belirli bir süre aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması veya buna benzer davranışların bulunması gerekir. Somut uyuşmazlık bakımından verilen tekil örnekler, sistematik bir baskıyı kanıtlamaya yeterli değildir ve tek başına haksız saldırı niteliğinde de değildir."

"Bu emsal karar, işyerinde psikolojik taciz iddialarının ispat standartlarını netleştirerek tekil ve süreklilik arz etmeyen olumsuz davranışların mobbing olarak nitelendirilemeyeceğini ortaya koymaktadır. Kasıt unsurunun ve sistematik bir baskının aranması, soyut ve anlık uyuşmazlıkları mobbing davasına dönüştürmek ihtimaline karşı işverenlerin elini güçlendirirken, gerçek manada uzun süreli ve planlı bir yıldırma politikasına maruz kalan işçilerin ise iddialarını hangi hukuki çerçevede temellendirmeleri ve ispatlamaları gerektiğine dair yargısal bir yol haritası sunmaktadır."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/25459 E. 2018/22590 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili; müvekkilinin 01/09/2008'den 10/09/2013 tarihine kadar davalı şirketin... AVM'de bulunan... Market adlı iş yerinde ilk girişinde dekorasyon şefi ve 01/05/2012 tarihinden itibaren de kuru gıda reyon şefi olarak çalıştığını, müvekkilinin son aylık net ücretinin 1.325,00 TL olduğunu ancak ücretinin...'ya daha düşük bildirildiğini, davalı şirketin mağaza müdürünce müvekkiline mobbing uygulandığını, bu durumun müvekkilinin psikolojisini bozduğunu, müvekkilinin... 1. Noterliğinin 10/09/2013 tarih ve 7285 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, manevi tazminat, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, haftalık çalışma sürelerinin haftalık 45 saati aşmayacak biçimde gerçekleştiğini, tüm idari personel statüsünde çalışanlara işe girişte 270 saat fazla mesai yapsalar dahi bunun aylık ücretlerine dahil olduğunu, haftada bir gün hafta tatili izni verildiğini, çalıştığı zamanların ücretlerinin maaş bordrosuna yansıtıldığını, davacının iddia ettiği rencide edici davranışların şirket içinde gerçekleşmesinin mümkün olmadığı bu nedenle manevi tazminat alacağına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı, davalı işyerinde mobbinge maruz kaldığını iddia ederek, buna bağlı manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Öncelikle mobbingin varlığından söz edebilmek için, kasıtlı ve sistematik olarak işçinin belirli bir süre aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması veya buna benzer davranışların bulunması gerekir.

Somut uyuşmazlık bakımından verilen tekil örnekler, sistematik bir baskıyı kanıtlamaya yeterli değildir ve tek başına haksız saldırı niteliğinde de değildir.

Açıklanan nedenle, şartları bulunmayan manevi tazminat talebinin reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3-Gerekçeli kararda, davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilen bentte “davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine” yerine “davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine” sözcüklerinin yazılması da ayrıca hatalıdır.

4- Hükmedilen miktarların net mi, brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.