Emsal Karar
"Reddedilen manevi tazminat talebi için ayrı maktu vekalet ücreti, diğer alacaklar için ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmelidir."
"Bu emsal karar, iş davalarında birden fazla talebin bir arada sunulduğu durumlarda mahkeme masrafları ve avukatlık ücretlerinin hesaplanma usulüne soyut bir standart getirmektedir. Karar, tüm alacak kalemlerinin toplanarak tek bir nispi oran üzerinden vekalet ücreti çıkarılmasını hukuka aykırı bulmakta, reddedilen manevi tazminat kalemi için mutlaka maktu (sabit) bir ücret belirlenmesi gerektiğini emretmektedir. Bu kural, yüksek meblağlı ancak ispatı zor olan manevi tazminat taleplerinin mahkemece reddedilmesi durumunda, reddedilen bu yüksek miktar üzerinden hesaplanacak fahiş nispi vekalet ücretini engelleyerek işçiyi ağır bir mali yükten korur. Aynı zamanda davalı işverenin avukatı lehine de bu kalem için ayrı ve kesin bir maktu ücret garanti altına alınarak taraflar arasındaki hakkaniyet dengesi ve usul ekonomisi sağlanmış olur."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/4554 E. 2019/13369 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 22/02/1999-30/06/2013 tarihleri arasında en son insan kaynakları müdürü olarak çalıştığını, son ücretinin aylık net 3.885,00 TL olduğunu, 31/10/2008 tarihinde emekli olduğunu ve emeklilik tarihinde kıdem tazminatının ödendiğini, sonrasında kesintisiz şekilde işyerinde çalışmaya devam ettiğini, son iki yıldır işverence uygulanan psikolojik taciz (mobbing) neticesinde istifasını vererek işten ayrılmak zorunda kaldığını iddia ederek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde 22/02/1999-30/06/2013 tarihleri arasında çalıştığını, son olarak insan kaynakları departmanı içerisinde personel ve özlük işleri yöneticisi olarak görev yapmaktayken çalışma arkadaşları ile yaşadığı geçimsizlik, uyumsuz davranışlar göstermesi, iş akışını bozucu davranışları nedeniyle cari hesaplar departmanına atandığını, 30/06/2013 günü kendi isteği ile işten ayrıldığını, kendisine psikolojik taciz uygulandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, beş yıldan öncesine ait fazla mesai ve yıllık izin ücretlerinin zamanaşımına uğradığını, işyerinde kullanılan bilişim sistemi raporlarına göre davacının toplam 559 saat fazla çalışması bulunduğunu, yıllık izinlerinin tamamen kullanıldığını, manevi tazminata hak kazanılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan "Yıllık İzin Kullanım Kayıtları Özet Tablo" başlıklı imzasız belge ile davacı imzalı yıllık ücretli izin belgelerden bilirkişi tarafından imzasız "Yıllık İzin Kullanım Kayıtları Özet Tablo" başlıklı belgeye itibarla hesaplamaların yapıldığı anlaşılmaktadır.
İmzasız belgeye itibarla izin ücreti hesabı yapılması hatalı olup, imzalı yıllık ücretli izin belgelerine göre hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
3-Mahkemece tamamı reddedilen manevi tazminat talebi nedeni ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilirken, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3. maddesi uyarınca vekalet ücretinin maktu belirlenmesi gerekirken, diğer alacaklarla birlikte nispi belirlenen tek vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
Reddedilen manevi tazminat talebi için ayrı maktu vekalet ücreti, diğer alacaklar için ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 17/06/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.