Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/9977 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2016/9977
Karar No2018/17815
Tarih09.10.2018

"Davacı tanıklarının beyanlarının genel ve soyut nitelikte olduğu ve davacıya hakarette bulunulduğuna dair somut bir beyanlarının olmadığı... dikkate alındığında, manevi tazminat talebinin reddi gerekir"

"Bu emsal karar, işyerinde psikolojik taciz (mobbing) veya hakaret iddialarına dayalı manevi tazminat taleplerinde mahkemelerin aradığı katı ispat standardını belirlemektedir. İşçinin mobbing iddiasını ispatlarken yalnızca genel geçer ifadeler kullanan, varsayıma dayalı konuşan veya olayı bizzat duymamış tanıklara dayanması yeterli görülmemekte; tanıkların doğrudan hakaret içeren sözleri, baskı eylemlerini veya olayları somut bir şekilde aktarması beklenmektedir. Bu durum, manevi tazminat taleplerine karşı işverenlerin elini güçlendirerek asılsız veya soyut iddialarla haksız tazminat ödemelerinin önüne geçerken; işçiler açısından ise davanın kazanılabilmesi için iddiaların yer, zaman ve spesifik olay örgüsüyle desteklenmiş, doğrudan görgüye dayalı somut tanık beyanları ile ispatlanması zorunluluğunu ortaya koyar."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/9977 E. 2018/17815 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ: ALACAK

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/10/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 10.04.2011-12.11.2013 tarihleri arasında aylık 2.000,00 TL ücret ile tercüman olarak genel tatil günleri de dahil olmak üzere her gün minimum 18 saat çalıştığını, hafta tatili yapmadığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, davalı işverenin çalışanlarına sezon bitiminde "artık iş yok, istifa edin" şeklinde dayatmalar yaptığını, çalışanlara yapamayacakları işler verdiğini, yapamadıkları zaman da "işi beceremiyorsun, artık çık işten, bazı şeyleri zorlamanın anlamı yok" şeklinde beyanlarda bulunarak mobbing uyguladığını, davalı işverenin 12.11.2013 tarihinde tüm... arkadaşlarının önünde davacıya bağırarak "artık bu şirkette istenmiyorsun, gereğini yap" diyerek iş akdini feshettiğini ileri sürerek; kıdem, ihbar ve manevi tazminatları ile fazla..., genel tatil ve yıllık izin ücretleri ile maaş alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:

Davalı vekili; davacının çalıştığı tarihlerin sigorta kayıtlarında göründüğü şekilde 06.03.2013-12.11.2013 tarihleri arasında olduğunu, asgari ücret ile çalıştığını, haftanın 7 günü çalıştığı ve fazla mesai yaptığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının... döneminde herhangi bir baskıya maruz kalmadığını, manevi tazminat talebinin hiç bir hukuki dayanağı bulunmadığını, işten kendisinin ayrıldığını, davalı şirketten hiç bir hak ve alacağı bulunmadığını savunmuştur.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Karar süresinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.

E) Gerekçe:

1- Mahkemece davalı şirket vekiline çıkarılan, temyiz harç ve masrafların tamamlatılmasına dair muhtıranın usulüne uygun olmadığı, muhtırada belirtilen ve tamamlanması istenen temyiz harcının hatalı olduğu, davalı tarafın daha sonrasında eksik olan harcı doğru olarak ikmal ettiği dikkate alındığında, temyiz isteminin süresinde yapıldığının kabulü gerekmektedir.

2- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3- Hizmet süresi taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Davacı, 10.04.2011 tarihinden itibaren davalı nezdinde çalışmaya başladığını iddia ederken; davalı, çalışmanın... kayıtlarındaki gibi 06.03.2013 tarihinde başladığını savunmaktadır.

... olgusunu ispat yükü işçiye aittir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı tanıklarından..., 2012 yılı yılbaşında işe girdiğini ve davacının çalışmakta olduğunu beyan ederken; diğer davacı tanığı Haydar, 2012 yılı Haziran ayında davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını ve işe girdiğinde davacının çalışmakta olduğunu ifade etmiştir.

... kayıtlarında davacının çalışmaya başladığını iddia ettiği tarihte adına herhangi bir işyerinden... bildirilmediği saptanmıştır.

Mahkemece,... kayıtlarında davacının davalı nezdinde çalışmaya başladığını iddia ettiği tarihte adına herhangi bir... görülmediği ve tanık anlatımlarının iddiayı doğruladığı gerekçesi ile taraflar arasındaki iş ilişkisinin 10.04.2011 tarihinde başladığı kabul edilmiştir.

Yukarıda ayrıntılı bir biçimde belirtildiği üzere, davacı tanıklarının 2011 yılındaki... iddiasına dair görgüye dayalı bilgi sahibi olmadıkları anlaşılmaktadır.

Dosya içerisinde yer alan ve davalı tanığı tarafından da imzanın kendisine ait olduğu belirtilen 21.01.2012 tarihli makbuz dikkate alındığında, davacının bu tarihten (21.01.2012) itibaren davalı nezdinde çalışmaya başladığının kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.

4- Hükme esas bilirkişi raporu incelendiğinde, Ramazan Bayramı günleri dışlanarak genel tatil ücreti alacağının hesaplandığının belirtilmesine karşın, bu hususun yani Ramazan Bayramlarının hesaplama dışı bırakılması gerektiğinin fazla mesai ücreti hesabında dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Karar bu yönü ile de hatalıdır.

5-Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı işverenin çalışanlarına sezon bitiminde "artık iş yok, istifa edin" şeklinde dayatmalar yaptığını, çalışanlara yapamayacakları imkansız işler verdiğini, yapamadıkları zaman da "işi beceremiyorsun, artık çık işten, bazı şeyleri zorlamanın anlamı yok" şeklinde beyanlarda bulunarak mobbing uyguladığını, davalı işverenin 12.11.2013 tarihinde tüm... arkadaşlarının önünde davacıya bağırarak "artık bu şirkette istenmiyorsun, gereğini yap" dediğini ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Mahkemece, "davacıya yönelik hakaret ve psikolojik tacizin varlığının tanık anlatımları ile anlaşıldığı" gerekçesi ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı tanıkları, çalışanlara yönelik bir baskı olmadığını ve davacıya hakaret edildiğini duymadıklarını beyan ederlerken; davacı tanıkları, bazı aksaklıklardan dolayı baskı olduğunu ve kimi zaman ağır sözler söylendiğini, sözlü hakaretler olduğunu beyan etmişlerdir.

Davacı tanıklarının beyanlarının genel ve soyut nitelikte olduğu ve davacıya hakarette bulunulduğuna dair somut bir beyanlarının olmadığı, kaldı ki dava dilekçesinde davacıya söylendiği iddia edilen ve yukarıda yer verilen ifadelerin de hakaret unsuru taşımadığı dikkate alındığında, manevi tazminat talebinin reddi gerekirken, kısmen kabulüne hükmedilmesi de hatalıdır.

6- Kabule göre de; karar tarihindeki... göre manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli değildir.

7- Yine kabule göre, alacak kalemlerinin net tutarlar üzerinden hüküm altına alındığının belirtilmesine karşın,... kesintilerinin uygulanmadığı saptanmış olup, bu hususta bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA,davacı yararına takdir edilen 1.630.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.