Emsal Karar
"4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi birinci fıkrası 5 numaralı bent hükmüne göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir."
"Bu emsal karar, işçinin emeklilik için gerekli olan asgari sigortalılık süresi ile prim gün sayısını doldurduğu hallerde sırf yaş koşulunu henüz sağlamadığı için kıdem tazminatından mahrum bırakılamayacağını kesinleştirmektedir. Bu hukuki kural, uzun yıllar çalışarak kanuni prim yükümlülüğünü tamamlayan işçinin elini ciddi anlamda güçlendirmekte ve normal şartlarda istifa halinde ödenmeyen kıdem tazminatının işçi tarafından rızasıyla işten ayrılsa dahi alınabilmesine imkan tanımaktadır. İşverenin yaş koşulunun gerçekleşmemesini ileri sürerek tazminat ödemekten kaçınmasını engelleyen bu ilke, yasal şartları sağlamış olan çalışanlar için net bir hukuki güvence yaratmaktadır."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/3965 E. 2013/26788 K.
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/3965 E., 2013/26788 K.
MAHKEMESİ:... Mahkemesi
Mahkemece 21.12.2012 tarih 2011/1132 esas, 2012/650 karar, sayılı ek kararda davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın tarihinin 02.11.2012 olduğu, temyiz için yasal sekiz günlük sürenin 12.11.2012 tarihinde dolduğu, davalı vekili tarafından temyiz harcının ise 21.12.2012 tarihinde yatırıldığı anlaşılmış olup, davalı vekilinin temyiz istemi süresinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
Temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar hatalı olduğundan... 3.... Mahkemesi'nin 21.12.2012 tarih 2011/1132 esas, 2012/650 karar, sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin Ek Kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA karar verilmiştir.
DAVA: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ve manevi tazminat alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara... kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat... ile karşı taraf adına Avukat... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde Fabrika Müdürü ve Üretim Müdürü olarak çalıştığını, davalı işverenin 2008 yılında davacı ile imzalanan... sözleşmesini değiştirmek istediğini, değişiklikler kabul edilmeyince işverence baskı uygulandığını, 2008 yılından itibaren emsal personele uygulanan prim ve ücret zamlarından daha düşük tutarlar ödendiğini, üretim müdürü görevinden alınarak Yatırımlar ve Projelerden Sorumlu Müdür ünvanı verildiğini, tüm çalışanlara 2011 yılı başında ücret zammı yapıldığı halde davacıya ücret zammı yapılmadığını, yapılan bu uygulamaların davacının ruhsal ve fiziksel sağlığını bozduğunu, yaşadığı depresyon sebebiyle on gün rapor verildiğini, sağlık sorunlarının kendisini zorlamaya başlaması sebebiyle 14.02.2011 tarihinde sağlık sorunlarına dayanarak bildirim süresi olan 22.04.2011 tarihi itibariyle işten ayrılmak istediğini işverene bildirdiğini,bildirim süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurarak yaşlılık aylığı bağlanması için talepte bulunduğunu, kurum tarafından yaşlılık aylığı için yaş şartının gerçekleşmediğinin ancak 4857 sayılı... Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı... Kanunu'nun 14. maddesi gereği “Kıdem Tazminatı” almaya hak kazandığının bildirildiğini, davacının bu durumu 18.04.2011 tarihli dilekçe ile işverene
bildirerek kıdem tazminatını talep ettiğini, ancak davacı işverenin... sözleşmesinin 22.04.2011 tarihinde... akdini istifa sebebiyle sona ereceğini belirterek, kıdem tazminatı talebini reddettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve manevi tazminat alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini ıslah ederek artırmıştır.
Davalı vekili, davacının, 14.02.2011 tarihli istifa dilekçesi ile sağlık sorunlarından dolayı istifa ederek işten ayrıldığını,... arama izinlerini haftada bir gün olarak kullandığını, daha sonra işyerinde psikolojik baskıya uğradığından bahisle kıdem tazminatı alacağını talep etmesinin yasaya uygun olmadığını ve kıdem tazminatına hak kazanmadığını, işyerinde psikolojik baskı olmadığından şartları oluşmayan manevi tazminat alacağına ilişkin talebinde yerinde olmadığını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, davalı işyerinde 01.01.2000 tarihinden itibaren Üretim Müdürü olarak çalışmaya başladığı,... sözleşmesinin sona ermesinden kısa süre önce Yatırımlar ve Projeler Müdürü görevine atandığı, 14.02.2011 tarihili istifa dilekçesi ile ihbar süresi vermek suretiyle, sağlık sorunları sebebiyle 22.04.2011 tarihi itibariyle işyerinden ayrılacağını işverene bildirdiği, ancak ihbar süresi içinde 18.04.2011 tarihli dilekçesi ekinde, 08.04.2011 tarihli dilekçe ile Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurusu neticesinde “ yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresi ve prim ödeme süresini tamamlamış ve kıdem tazminatı almaya hak kazandığına” dair Sosyal Güvenlik Kurumundan verilen 08.04.2011 tarihli yazıyı işverene vererek, kıdem tazminatı talebinde bulunduğu, ancak davacının... sözleşmesini 22.04.2011 tarihi itibariyle sağlık sorunları sebebiyle istifa şeklinde feshettiği gerekçesiyle, davalı işverenin davacıya kıdem tazminatını ödemediği, davacının ihbar süresi içerisinde istifa dilekçesinden sonra davalı işverene Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen yazıyı vermesinin kıdem tazminatına hak kazandığı sonucunu doğurmayacağı, davacı... sözleşmesini 1475 sayılı Kanun 5. bent hükmü gereğince feshettiğini kanıtlayamadığından bu talebin reddi gerektiği, davalı işyerinde davacıya mobbing uygulandığıda ispatlanamadığından şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davacı ve davalı temyiz etmiştir.
- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ve davalı yararına nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı... Kanunu'nun 120. maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı... Kanunu'nun 14. maddesi birinci fıkrası 5 numaralı bent hükmüne göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir. Aksi halde işçinin başka bir işyerinde çalışmak için değinilen yasa hükmüne dayanması, yasal hakkın kötüye kullanımı niteliğindedir.
Somut olayda, davacının14.02.2011 tarihli dilekçe ile ihbar süresi vererek, sağlık sorunları sebebiyle 20.04.2011 tarihi itibariyle işyerinden ayrılacağını işverene bildirdiği, 22.04.2011 tarihinde bitecek olan ihbar süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı 08.04.2011 tarihli başvurusuna verilen cevapta, yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamladığı, kıdem tazminatını... bırakması
halinde alabileceğinin belirtilmesi üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumundan verilen 18.04.2011 tarihli yazıyı işverene vererek, kıdem tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, davacının emeklilik için yaş hariç diğer şartları taşıdığından... sözleşmesini feshettiği kabul edilerek kıdem tazminatının kabulü yerine hatalı yorum ile reddine dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de, reddedilen alacaklar yönünden, davalı yararına, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 10. maddesi gereğince, manevi tazminat talebinin reddi yönünden 1.200,00 TL, kıdem tazminatının reddi yönünden ise nispi avukatlık ücretine ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken, sadece manevi tazminat talebinin reddi sebebiyle maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya, davacı yararına takdir edilen duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.