Emsal Karar
"Bu halde, tanık deliline dayanmış ve fakat tanık listesi sunmamış tarafa, tanık listesi sunması için kesin sürenin ön inceleme sonunda verilmesi gereklidir. Tensip zaptında bu yönde verilen kesin süre hukuki sonuç doğurmayacaktır."
"Bu hukuki hüküm, mahkemelerin davanın en başında hazırlanan tensip zaptı ile verdikleri tanık bildirme sürelerinin geçersiz olduğunu açıkça ortaya koyarak yaşanabilecek usuli hak kayıplarının önüne geçmektedir. Uygulamada ilk inceleme tutanağında rutin olarak verilen ve yerine getirilmediğinde hak düşürücü nitelik taşıdığı iddia edilen sürelerin bu aşamada hukuki bir sonuç doğurmayacağını vurgular. Karar, tensip zaptıyla verilen hatalı süreye uymadığı gerekçesiyle tanık dinletme talebi reddedilen işçi veya işverenin bu usulsüz işlemi bozmasını sağlayarak, davanın yalnızca bu tür usul hataları yüzünden ispatlanamaması riskini ortadan kaldırır."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/12885 E. 2018/10450 K.
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı şirkette 01.10.2012 tarihinden itibaren servis şefi olarak çalışmaya başladığını, haklı gerekçe gösterilmeden 18.12.2013 tarihinde branşının değiştirildiğini, müvekkilinin kabul etmediğine dair ihtarname sonrası 31.12.2013 tarihli ihtarla iş akdinin feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal bayram genel tatil ücreti ile mobbing tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, alacağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davalı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine ilişkin mahkeme ara kararının hukuka uygun olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlükte olduğu tarihte açılmıştır.
6100 sayılı Kanun'un, 240. maddesinde tanık listesi sunulması hususundan, 243. maddesinde ise, tanık listesi için kesin süre verilmesi hususundan bahsedilmekle birlikte, tanık listesi sunulması için kesin sürenin hangi aşamada verileceğine ilişkin, kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, Kanun'un 140/1. ve 320/2. maddelerinde, ön inceleme aşamasında tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tek tek tespit edilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Uyuşmazlık konularının tespit edilmesinden önceki bir aşamada, tarafların tanık listesi sunmalarını beklemek doğru değildir. Bu halde, tanık deliline dayanmış ve fakat tanık listesi sunmamış tarafa, tanık listesi sunması için kesin sürenin ön inceleme sonunda verilmesi gereklidir. Tensip zaptında bu yönde verilen kesin süre hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Somut olayda, davalı vekilince tanık deliline dayanılmış olmasına göre, mahkemece ön inceleme aşamasının sonunda tanık listesini sunmak üzere kesin süre verilmesi gerekirken, bu yönde bir işlem tesis edilmeden tanık dinletme taleplerinin kabul edilmemesi hatalıdır. Yukarıdaki paragrafta da açıklandığı üzere, tensip zaptında bu yönde verilen kesin süre hukuki sonuç doğurmayacaktır. Mahkemece, aksi yönde kabulle, davalı tarafın tanık dinletme talebinin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıda yazılı sebeplerden, sair yönler incelenmeksizin kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.