Emsal Karar
"davalı işverence davacıya verilen boş ve matbu istifa dilekçesine göre davacıya el yazısı ile istifa dilekçesi yazdırılıp imzalatıldığı, davacının iradesi fesada uğratılarak istifa dilekçesi alındığından gerçek bir istifa iradesinden söz edilemeyeceği"
"Bu emsal karar, işverenin işçiye kendi hazırladığı veya standart bir şablon olan matbu evrakları dayatarak el yazısıyla istifa dilekçesi yazdırdığı durumlarda, belgenin hukuken geçerli bir rızayı yansıtmadığını ortaya koymaktadır. Karar, görünürde işçinin kendi iradesiyle işten ayrıldığını gösteren ıslak imzalı bir evrak bulunsa dahi, baskı, yönlendirme veya mobbing ile iradenin sakatlandığı hallerde işçinin istifa etmiş sayılamayacağını belirterek işçi lehine güçlü bir yasal kalkan oluşturur. İşçiler bu hükme dayanarak rızaları dışında zorla alınan istifa dilekçelerinin geçersizliğini mahkemelerde ileri sürüp feshi iptal ettirebilir ve işe iade haklarını elde edebilirler."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2018/11278 E. 2019/8456 K.
MAHKEMESİ:... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ:... 17. İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı... Bilgi İşlem ve Pazarlama Ticaret A.Ş.de 12.09.2011 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 01.12.2015 tarihine kadar çalıştığını, davalı işverenin, son 15 aydır davacıya mobbing uyguladığını ve kendisini istifa ettirmeye çalıştığını, son olarak 01.12.2015 tarihinde davalının hazırladığı evrakları imzalayarak işten ayrıldığı takdirde haklarının kendisine ödeneceği aksi halde tazminat ödemesi yapılmaksızın iş sözleşmesinin feshedileceği kendisine bildirildiğini, davacının, kendisine uygulanan ekonomik tehdit ve mobbing neticesinde önüne konan evrakları imzalamak zorunda kaldığını ileri sürerek, feshin geçersizliğinin tespitini, müvekkilin işe iadesini ve yasal sonuçlarına hükmedilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkil şirket nezdinde çalışmaya başladığını, 01.12.2015 tarihinde kendi el yazısıyla sunmuş olduğu istifa dilekçesi ile hizmet sözleşmesini kendi iradesiyle tek taraflı olarak feshettiğini, davacının başarılı bir çalışan olduğunu, yöneticileri tarafından başarılarının takdir edildiğini cevap dilekçesi ekinde sunulan başarı/performans tablosundan da açıkça görüleceğini, başarılı bir çalışanın istifaya zorlanmasının, dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde tehditlere maruz kalması hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, başarılı, hatta üstün başarılı gördüğü bir çalışana mobbing uygulanması, istifaya zorlanmasının hiçbir sektörde ya da işyerinde mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacı vekili istifa dilekçesinin davacı tarafından yazıldığını ve altındaki imzanın davacının eli ürünü olduğunu ancak istifa dilekçesinin baskı altında imzalatıldığını ileri sürmüşse de, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, istifa dilekçesinin davacıya baskı altında, iradesi fesada uğratılmak suretiyle imzalatıldığı iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği, davacı işçinin işten ayrılma talebinin fesada uğratıldığını veya 01/12/2015 tarihinde düzenlendiği anlaşılan istifa dilekçesinin baskı altında verildiğini ispatlar herhangi bir bilgi, beyan veya belge bulunmadığı, bu nedenle söz konusu istifa dilekçesinin geçerli olduğu, iş akdinin davacı tarafından istifa suretiyle feshedildiği, işten çıkış bildirisinde davacının işten ayrılış kodu olarak 03 (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi-istifa) olarak belirtildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ç) İstinaf Başvurusu:
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, yasal süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar davacı işyerinde mobbing uygulandığı iddiasında ise de sunmuş olduğu istifa dilekçesini iradesini hata, hile ikrah gibi fesada uğratacak şekilde dilekçenin içeriğini ve geçerliliğini tartışmayı sağlayacak ve geçersizliği sonuç ve kanaatine yol açacak somut delilleri dosyaya sunmadığı, dayanılan delillerin de sunulan istifa dilekçesinin iradeyi sakatlama suretiyle elde edildiği, sonuç kabulüne ulaşmaya yeterli ve elverişli olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
E) Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararını yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
Dava dilekçesinde davacı vekili, davalı işverenin son 15 aydır davacıya mobbing uyguladığını ve kendisini istifa ettirmeye çalıştığını, son olarak 01.12.2015 tarihinde davalının hazırladığı evrakları imzalayarak işten ayrıldığı takdirde haklarının kendisine ödeneceği aksi halde tazminat ödemesi yapılmaksızın iş sözleşmesinin feshedileceğinin kendisine bildirildiğini, davacının kendisine uygulanan ekonomik tehdit ve mobbing neticesinde önüne konan evrakları imzalamak zorunda kaldığını iddia etmiş, davalı vekili ise davacının 01.12.2015 tarihinde kendi el yazısıyla sunmuş olduğu istifa dilekçesi ile iş akdini tek taraflı olarak feshettiğini savunmuştur.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarından, davacının imzasını taşıyan 01.12.2015 tarihli istifa dilekçesinde bir sebep gösterilmediği, davalı işverence davacıya verilen boş ve matbu istifa dilekçesine göre davacıya el yazısı ile istifa dilekçesi yazdırılıp imzalatıldığı, davacının iradesi fesada uğratılarak istifa dilekçesi alındığından gerçek bir istifa iradesinden söz edilemeyeceği, 01.12.2015 tarihinde “ikramiye” adıyla davacıya ödenen net 36.304,43 TL.nin kıdem ve ihbar tazminatı olduğu izlenimi edinildiği, daha öncesinde bu şekilde bir ödeme yapıldığının da davalı tarafından kanıtlanmadığı, feshin işverence gerçekleştirildiği ve haklı veya geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmakla, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3 maddesi ve 6100 sayılı HMK.nın 373/2 maddeleri uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesi’nin temyiz edilen kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın kabulü ile, feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacının işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 44,40 TL karar harcından peşin alınan 27,70 TL. harcın mahsubu ile kalan 16,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 208,20 TL. yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 2.725,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve isteği halinde ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Kesin olarak 10.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.