Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/8530 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2016/8530
Karar No2019/19882
Tarih13.11.2019

"Fesihten yaklaşık 2 yıl sonra açılan davada dile getirilen hususlar haklı neden içermeyen istifaya sonradan haklılık kazandırma çabasıdır ve hukuken sonuca etkisi yoktur."

"Bu emsal karar, işçinin istifa dilekçesinde hiçbir gerekçe belirtmeden ve işverene ihbar süresi tanıyarak işten ayrılması durumunda, sonradan açtığı davada ileri sürdüğü haklı fesih iddialarının geçersiz sayılacağını ortaya koymaktadır. Özellikle istifa anında belirtilmeyen sebeplerin aradan uzun zaman geçtikten sonra dava dilekçesinde sunulması, hukuken durumu değiştirmeyecek ve işçinin kendi özgür iradesiyle iş akdini sonlandırdığı kabul edilerek kıdem tazminatı talebinin reddine yol açacaktır. Bu kural, istifa sürecinde sunulan yazılı belgelerin ve işverene verilen ihbar önelinin bağlayıcılığını vurgulayarak benzer davalarda işverenin elini güçlendirmekte ve işçinin kendi yazılı beyanıyla sıkı sıkıya bağlı olduğunu netleştirmektedir."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/8530 E. 2019/19882 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının davalı bankada 05.02.2007-12.10.2012 tarihine kadar çalıştığını, çalıştığı zamanda 15.12.2010-16.05.2011 tarihleri arasında... Şubesinde çalıştığını, daha sonrada... Şubesinde çalıştığını, davacının çalıştığı süre boyunca hafta içi 09.00 - 20.00 saatleri arasında 2012 yılına kadar da Cumartesi günü 11.00 - 15.00 saatleri arasında fazla mesai yaparak çalıştığını, davacının çalıştığı süre içerisinde ödenmesi gerekli olan fazla mesailerinin talep edildiği halde ödenmediğini, çalışma şartlarının daha da ağırlaşması nedenleriyle iş akdini feshettiğini işverene yazılı olarak bildirdiğini, fazla mesai ücretlerin ödenmesi ile ilgili olarak davacının mesai arkadaşı elekronik posta yolu ile davalı bankanın genel müdürlüğüne bu ücretlerin ne zaman ve ne kadar ödeneceği hususunu sorduğunu, cevap olarak gelen elekronik postadan şubede fazla mesai yapıldığı ancak teknik altyapı kurulamadığı için ödeme yapılamayacağını bildirdiğini, davacının maaşının brüt 3.354.00 TL olduğunu bir takvim yılında 4 kez ikramiye (1 maaş tutarında) ve hedeflerini gerçekleştirdiği takdirde 2 kez prim aldığını, davacı ve diğer banka çalışanlarına bir takım hedefler verilerek bu hedeflere ulaşılmasının istendiğini, ancak davalı bankanın genel müdürlüğünden çalışanlara gelen maillerde hedeflerinde aylık olarak başarı sağlayamayan çalışanların isimleri büyük harfler ile yazılıp altı çizilerek ve toplantı bittikten sonra özel görüşme yapılacağı beyan edilerek mobbing ve işten atılma düşüncesi yerleştirilmeye çalışıldığını, davacının bankadaki bilgisayar sistemine Login şifresi ile girdiğini bu nedenle yapılacak bilgisayar incelemesi ile işlerinde geçirdiği zaman diliminin ortaya çıkacağını, çalıştığı dönem içindeki fazla çalışmalarının karşılığının kendisine ödenmediğini, iddia ederek, kıdem, fazla mesai, günlük 2 saat iş arama izin ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının 05.02.2007 tarihinde imzalamış olduğu iş sözleşmesine istinaden bankada işe başladığını, davacının 17.08.2012 tarihinde bankaya sunmuş olduğu istifa dilekçesi ile 12.10.2012 tarihinde ihbar süresinin bitiminde istifa ettiğini, davacının hak ettiği işçilik alacaklarının kendisine ödenmek suretiyle sözleşmenin sonlandırıldığını, davacı tarafın ihbar süresine uyarak iş akdini sonlandırdığını, bu nedenle davacının dilekçesinde sunmuş olduğu haklı nedenle fesih yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu bu istifa dilekçesinde davacının kendi isteği ile hiçbir sebep bildirmeksizin sözleşmesini sona erdirdiğini, davacının istifa dilekçesinde yer vermediği gerekçelerin gerçeğe aykırı olduğunu, fazla mesai yaptığı gerekçesi ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri süren davacının bunu iş kanunda belirtilen yasal süreler içerisinde yapmadığını, davacının bu fesih sebebini 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ileri sürdüğünü, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığını, Yargıtayın birçok kararında istifa eden işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağı yönünde olduğunu, davacının çalıştığı dönemde hiçbir zaman cumartesi çalışması yapmadığını,davacının hafta içi genellikle mesai bitiminde işten çıktığını bazı günler saat 19.00 civarında iş yerinden ayrıldığını, saat 20.00’ den sonra işten çıkmış ise bunların çok çok nadir olduğunu, davacının istifa edip işten ayrıldıktan hemen sonra hsbc bank'ta işe başladığını, istifanın bir nedene dayanmamasının bu konuyu desteklediğini, davacının istifa etmeden önce kendisine başka bir iş ayarladığını, istifanın asıl nedeninin de bu olduğunu, bu nedenle de davacının kıdem tazminatı isteminin haksız olduğunu, davacının diğer bankaya geçerken amacının daha yüksek maaşla çalışmak olduğunu, bu noktada iyi niyetle hareket etmediğini, tek taraflı ve haklı bir neden olmadan iş akdini fesheden davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının fazla mesai ücreti taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu bu nedenle kabul anlamına gelmememekle birlikte dava tarihinden geriye doğru 5 yıl ve ıslah talebi olması halinde ıslah tarihinden geriye doğru 5 yılı aşan taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, çalışanların yaptıkları fazla mesaileri İK online adı verilen sisteme girdiklerini ve şube müdürü tarafından onaylandıktan sonra bu girişler ve maaşların ödenmek üzere insan kaynakları müdürlüğü'ne iletildiğini, ancak davacının bu sisteme giriş yapmadığını bu durumda da davacının fazla mesai alacağının bulunmadığını ortaya koyduğunu, davacı ile banka arasında imzalanan iş sözleşmesinin 9. Maddesinde aylık ücretin fazla mesai ücretlerini de açıkça kapsadığının belirtildiğini bu nedenle kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının fazla çalışma yaptığı kabul edilse dahi yıllık 270 saatin mahsubunun gerekeceği, davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeden kendi hesabına yatan tutarları çekmiş olduğunu bu nedenle fazla mesai ücretlerinin ödenmediği iddiasında bulunamayacağını, fazla mesai iddia eden davacının bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, davacının bu iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının iş arama izni ücreti talebinin yerinde olmadığını, davacının istifa dilekçesini sunduğunda yeni bir iş bulmuş durumda olduğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı davalı işyerine hitaben yazıp imzalayıp verdiği 17.08.2012 tarihli istifasında hiçbir haklı neden göstermeden istifa ettiği gibi tam tersine istifası haklı nedene dayanmadığı için işverene ihbar öneli tanıyarak "iş akdini fiilen 12.10.2012 tarihine kadar devam ettireceğini işinden 12.10.2012 tarihinde ayrılacağını" açıklamış ve bu tarih itibariyle işten ayrılmıştır.

Fesihten yaklaşık 2 yıl sonra açılan davada dile getirilen hususlar haklı neden içermeyen istifaya sonradan haklılık kazandırma çabasıdır ve hukuken sonuca etkisi yoktur.

Bu nedenle, haklı neden içermeyen ve işverene ihbar öneli verilerek gerçekleştirilmiş istifaya değer verilerek kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.

3-Hüküm altına alınan fazla mesai tanık beyanları ile ispatlandığından, Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre karineye dayalı makul indirime tabi tutulması gerekirken bilirkişi tarafından hesaplanan tutarın doğrudan hüküm altına alınması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/11/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.