Emsal Karar
"Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının 28.03.2014 tarihli kendi el yazılı ve imzalı istifa dilekçesi ile iş akdini feshettiği anlaşıldığından ve dava dilekçesinde ileri sürülen mobbing iddialarını da ispatlayamadığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır."
"Bu emsal karar, işçinin kendi el yazısı ve imzasıyla sunduğu istifa dilekçesinin geçerliliğine vurgu yaparak, işten ayrılışın mobbing baskısı altında gerçekleştiği iddia ediliyorsa bu durumun işçi tarafından somut delillerle ispatlanması gerektiğini hüküm altına almaktadır. İşçi, dava dilekçesinde dayandığı psikolojik taciz iddialarını kanıtlayamadığı takdirde istifası geçerli sayılıp kıdem tazminatına hak kazanamayacağından, bu kural soyut iddialarla açılan davalarda ispat külfetini işçiye yükleyerek işverenin hukuki savunmasını doğrudan güçlendirmektedir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/4860 E. 2019/14006 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacının müvekkilinin davalı işyerinde 08.09.2005-30.04.2014 tarihleri arasında çalıştığını, bu çalışma döneminde 2005-2009 arasında kart hizmetleri asistanı, 2009-2014 yılları arasında da ipotek servisi asistanı olarak çalıştığını, en son maaşının 1.400,00 TL. net olup, 3 ayda bir çift maaş aldığım, ancak maaş bordrosunda brüt ücreti düşük gösterildiğinden 3 ayda bîr verilen çift maaşının düşük ücret üzerinden ödendiğini ve net bunun da net maaşının 2/3’üne tekabül ettiğini, davalı işyerinde 09.00-18.15 saatleri arasında haftanın 2-3 günü mesaiye kalarak 20.00-21.00’e kadar çalıştığını, müvekkilinin 2006-2007-2008 yıllarında her gün mesaiye kaldığını, iş yoğunluğuna göre hafta sonlan da 09,00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, genelde mesailerin 22.00'ye kadar sürdüğünü ve ayda 50-60 saat fazla mesai yaptığını, müvekkilinin ilk işe girdiğinde Garanti Bankası'nın iştiraki olan Garanti Ödeme A.Ş.de çalıştığını, daha sonra hiçbir hakkının kaybolmayacağı güvencesi verilerek yine bankanın iştiraki olan Abacus A.Ş.ye devredildiğini, 12 maaş şeklinde verilen ödemelerinin... A.Ş.ye devrinden sonra yılda 16 maaş şeklinde verilmeye başlandığım, 12 maaşın toplanıp 16'ya bölündüğünü, bu nedenle aylık brüt maaşının düştüğünü ve doğal olarak da hak ettiği mesai ücretlerinin de düştüğünü, birim değişikliği için müvekkiline hiçbir hak kaybına uğramayacağı söylenerek muvafakati bulunduğuna dair yazı imzalatıldığını, işyerinde yemek ve servis hizmetinin bulunduğunu, işyerinde 9 yıl çalışan müvekkilinin yüksek performansla çalışmasına rağmen hak ettiği konuma getirilmediğini, bu durumun büyük bir haksızlık olduğu gibi maaşların düşüklüğü ve kıdemine rağmen maaş zam oranlarının çok düşük olmasının müvekkilinin işinden olan memnuniyetsizliğini artırdığını, davalı bankanın madden uyguladığı bu baskı dışında psikolojik ve manevi olarak da müvekkilini yıpratacak davranışlarda bulunduğunu, şirketin yaptığı bu maddi ve manevi baskının mobbing faaliyeti olarak değerlendirildiğini ve işçinin istifa etmesi halinde de gerçek bir istifa olarak değerlendirilmediğini, müvekkilinin de şirket yetkililerinin keyfi uygulamaları ve haksız davranışları sebebiyle istifa etmek zorunda kalmış ise de söz konusu mobbing faaliyeti hukuki olarak değerlendirildiğinde müvekkilinin istila etmiş olmayıp istifa ettirilmiş olduğunu ve bu nedenle de ihbar-kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarının ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin 30.04.2014 tarihinde mobbing sebebiyle işten ayrıldığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücret alacağı, hafta tatili yıllık ücretli izin alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, soyut gerekçeler ileri sürerek mobbinge uğradığını ileri sürerek istifa etmesinin kendi şahsına karşı olumsuz ve yıldırma amaçlı eylemler olarak değerlendirilmesinin mümkün olmayıp bankacılık sektörünün yoğun çabşma temposundan kaynaklanan nedenlerle davacının istemiş olduğu uygun pozisyona getirilmemeşi ön kaynaklanan bir durum olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu mobbing örneklerinin istifa dilekçesinde ifade etmediğini, davacının hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde istifa elmiş olduğunu, davacının kendi isteği ile istifa etmesi nedeniyle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacının dava dilekçesinde kıdem tazminatı talebini belirsiz alacak olarak göstermesinin HMK.ya aykırı olup hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkemece aksine kabul halinde davacının müvekkili bankaya karşı ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü nedeniyle takas taleplerinin bulunduğunu, müvekkili bankanın 15,000’e yakın çalışanı olduğunu, çalışanlarının özlük haklarını takip etmesi ve hukuka uygun olarak yerine getirebilmesi için bazı kural ve usuller getirdiğini, çalışanların tüm özlük haklarının elektronik ortamda takip edildiğini, tüm çalışanların yaptıkları fazla çalışmaları İK online adı verilen sisteme girildiğini ve şube müdürü tarafından onaylandıktan sonra bu girişlerin maaş olarak ödemek üzere insan kaynaklan müdürlüğüne iletildiğini, davacının yapmış olduğu fazla çalışmalarının ödendiğini ve ihtirazı kayıtsız olarak bu bedelleri aldığını, davacının fazla mesai yaparak belli hedeflerin gerçekleşmesi halinde bunun karşılığını prim olarak aldığının sunulan bordrolarda görüldüğünü, almış olduğu prim miktarının yapmış olduğu fazla mesaiyi karşıladığını, davacının imzalamış olduğu iş sözleşmesinde aylık ücretin fazla çalışma ücretini de kapsamış olduğundan yıllık 270 saati aşan çalışmasını varlığını ispat etmesi gerektiğini ve davacının hafta sonu alacağı bulunmadığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının 28.03.2014 tarihli kendi el yazılı ve imzalı istifa dilekçesi ile iş akdini feshettiği anlaşıldığından ve dava dilekçesinde ileri sürülen mobbing iddialarını da ispatlayamadığından kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
3-Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan davacı tarafından imzalı olduğu ileri sürülen 2008 - 2009 - 2010 - 2011 - 2012 ve 2013 yıllarına dair yıllık izin çizelgelerinin değerlendirilmemesi hatalıdır. Mahkemece davacıya bu belgeler sorularak oluşacak sonuca göre davalının savunmasının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.