Emsal Karar
"dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarına göre söz konusu iddiaların somut olarak kanıtlanamadığı, davacının dinlettiği tek tanığın da fesih tarihinden yaklaşık 3,5 yıl önce işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davacı haklı feshi kanıtlayamadığından kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir."
"Bu emsal karar, işçinin iş sözleşmesini psikolojik baskı, hakaret veya mobbing gibi gerekçelerle haklı nedenle feshettiğini iddia etmesi durumunda, bu iddiaların somut delillerle ve olayın gerçekleştiği döneme ait tanıklarla ispatlanması zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Karar, fesih tarihinden yıllar önce işten ayrılmış bir tanığın beyanlarının feshin gerçekleştiği güncel döneme ait çalışma koşullarını ve iddiaları aydınlatmada hukuken yetersiz kabul edileceğini göstererek, soyut ve zamansal olarak kopuk tanık ifadelerine karşı işverenin elini güçlendirmektedir. İşçiler açısından ise bu durum, haklı fesih iddialarını ispatlarken doğrudan uyuşmazlık döneminde bilgi sahibi olan ve o tarihte işyerinde bulunan güncel tanıkların ifadelerine ve somut belgelere dayanmaları gerektiği anlamına gelmektedir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/5090 E. 2016/19150 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, kıdem tazminatı ve manevi tazminat ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işverenlikte 20/02/2009 tarihli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, davacının iş akdini haklı nedenle feshettiği 05/06/2013 tarihine kadar davalı işyerinde mesul müdür ve kalite güvence müdürü olarak görev yaptığını, davacının işyerinde uygulanan psikolojik baskı ve yıldırma politikası sonucunda işi bırakmak zorunda kaldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işe başladığı tarihten itibaren şirket üst yönetimi tarafından her türlü desteği gördüğünü, hatalarının da her zaman sübvanse edildiğini, davacı kendisine mobbing uygulandığını iddia etmekte ise de asıl mobbing uygulayanın kendisi olduğunu, şirkette davacıya karşı olumsuz tavırlar takınıldığı iddiasının asılsız olduğunu, davacı işe mazeretsiz devamsızlık yaptığı için iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işyerinde mobbinge maruz kaldığını ispatlayamadığı, ancak davacının işyerinde çalışması sırasında bazı sorunlar ile karşılaştığı, bir kısım çalışanlar ile davacı arasında tartışmaların yaşandığı, davacının kendi istediği yöntemler ile analiz yapılması taleplerinin bulunduğu, keza iş yerinde bazı aksaklıklar ile ilgili müdahalelerine karşılık astı konumunda çalışan bir personelin “ben yanlış biliyorsam doğrusunu siz yapın” şeklinde tepki verebildiği, yine davacının görev ve sorumluluğunu yerine getirmeye çalışmasının zaman zaman aşırılık olarak görüldüğü, astı kadroda çalışan personelde rahatsızlık yarattığı, buna karşılık patron konumunda olan kişilerden de gerekli desteği görmediği, bu durumda görev ve sorumluluklarını gereği gibi yerine getiremeyeceği ve davacının gerek hukuki ve gerek cezai sorumlulukları göz önüne alındığında bu koşullar altında aynı iş yerinde çalışmayı sürdürmesinin kendisinden beklenemeyeceği, yapılan feshin davacı yönünden haklı bir fesih olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçinin iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından fesih bildiriminde, 2012/Aralık ayından itibaren şirket ortağı ve muhasebe yetkilisi tarafından kendisine hakaret edildiği, mesul müdür olarak bakanlığa karşı sorumlu olmasına rağmen görevlerini yapmasının engellenmeye çalışıldığı, yapılmış olan çeşitli tarihlerdeki toplantılarda hakarete uğradığı, son olarak 04/06/2013 tarihinde uğradığı hakaret sonucunda işyerinden çıkmak zorunda kaldığı, sürekli psikolojik baskı yapılması nedeniyle haklı nedenle iş akdini feshettiği iddia edilmiş ise de, dosyadaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanlarına göre söz konusu iddiaların somut olarak kanıtlanamadığı, davacının dinlettiği tek tanığın da fesih tarihinden yaklaşık 3,5 yıl önce işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Davacı haklı feshi kanıtlayamadığından kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 03.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.