Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2642 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2025/2642
Karar No2025/3432
Tarih16.04.2025

"Fazla çalışma yaptığının ispatı davacı işçiye ait olup kıyaslama yapılmak suretiyle yapılan hesaplama hükme esas alınamaz."

"Bu emsal karar, işçinin fazla mesai yaptığını iddia ettiği her bir dönem için somut delil sunması gerektiğini, mesai kaydı olan dönemlerdeki çalışma düzenine bakılarak kaydı bulunmayan dönemler için varsayımsal veya orantısal bir fazla mesai hesabı yapılamayacağını ifade eder. Bu kural, özellikle işçinin geçmişe dönük mesai taleplerinde işverenin elini güçlendirirken, işçiyi iddialarını her dönem için ayrı ayrı tanık beyanı, e-posta logları veya sistem açılış-kapanış kayıtları gibi net delillerle ispatlamaya mecbur bırakır."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2642 E. 2025/3432 K.

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2019/496 E., 2024/284 K.

DAVA TARİHİ: 18.03.2014

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bireysel kitle bankacılığı satış yöneticisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesini yapılan psikolojik taciz (mobbing), fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi ve bordroda gösterilmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve hafta tatili ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; zamanaşımı def'inde bulunarak davacının istifa ederek ayrıldığını, fazla çalışma yapıldığında İK Online sistemine girilerek onaylanması durumunda ödendiğini, 270 saatlik fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 13.11.2015 tarihli kararı ile; toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin 13.11.2015 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 24.09.2019 tarihli kararı ile; diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra fazla çalışma yapıldığını ispat yükü davacıda olup davacının delil olarak tanık beyanları ile işyeri giriş-çıkış, bilgisayar ve e-posta kayıtlarına dayandığı, dosya içerisine birkaç CD hâlinde e-posta kayıtlarını sunduğu, söz konusu kayıtların dökümü yapılarak fazla çalışma alacağı hesaplandığı, kayıtların davacının kullandığı işyeri bilgisayarından iş ile ilgili attığı ve aldığı e-postalara ilişkin olup bu e-postalar dikkate alınarak fazla çalışma alacağı tüm dönemi kapsar şekilde hesaplanmış ise de hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporunda yapılan hesaplamanın açık ve net olmadığından denetime elverişli olmadığı, ayrıca davacıyla yapılan iş sözleşmesinin 9. maddesinde yasal sınırlar içerisinde yapılan fazla çalışmaların ücrete dâhil olduğunun belirtildiği, e-posta kayıtları ile desteklenen tanık beyanında da davacının çalışma saatlerinin Bankanın belirttiği 09.00-18.00 saatlerinin üzerinde olduğu anlaşıldığından kayıt bulunan dönemde kayıtlara göre bulunmayan dönemde ise davacı talebi, tanık beyanı ve e-posta kayıtları, davacının kullandığı bilgisayar açılış-kapanış sistem kayıtları da getirtilerek birlikte değerlendirilip, sözleşmede mevcut yıllık 270 saatin ücrete dâhil olduğunun kabulüyle varsa fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak; bilgisayar açılış kapanış kayıtları sunulamadığından e-postalar, tanık beyanları, davacı talebi birlikte değerlendirilmek suretiyle fazla çalışma alacağının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini,

b. 270 saat kuralının kanuna aykırı olup haftalık yasal 45 saatlik çalışma süresini 52,5 saate çıkarttığını ileri sürmüştür.

  1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Bilirkişi raporunda, kayıt bulunmayan dönem için 270 saat kuralına uyulmadığını,

b. 270 saati aşan çalışma bulunmadığından kıdem tazminatı talebinin de reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma alacağının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.

  1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  2. Dairemizin bozma ilâmında fazla çalışma ücretinin hesabında kayıt bulunmayan dönem bakımından davacının talebi, tanık beyanı ve e-posta kayıtları, davacının kullandığı bilgisayar açılış-kapanış sistem kayıtları da getirtilerek birlikte değerlendirilip, sözleşmede mevcut yıllık 270 saatin ücrete dâhil olduğunun kabulüyle varsa fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması gerektiği belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun 1. seçeneğinde; kayıt bulunmayan dönem yönünden davacı talebi dikkate alınarak davacının 08.45-20.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme süresi mahsubuyla haftalık 6.15 saat fazla çalışma yaptığı sonucuna varılmış ve 270 saat mahsup edilmeksizin hesaplama yapılmıştır. Raporun 2. seçeneğinde ise kayıt bulunmayan döneme ait fazla çalışma ücreti, kayıt bulunan döneme kıyas yapılmak suretiyle hesaplanmıştır. Mahkemece raporun 2. seçeneğindeki hesaplama hükme esas alınmış ise de ulaşılan sonuç yerinde görülmemiştir.

Fazla çalışma yaptığının ispatı davacı işçiye ait olup kıyaslama yapılmak suretiyle yapılan hesaplama hükme esas alınamaz. Bilirkişi raporunun 1. seçeneğinde belirtilen hesaplama yönünden ise davacının tespit edilen çalışma saatine göre dikkate alınması gereken ara dinlenme süresi 1,5 saat olup bu şekilde belirlenen haftalık çalışma süresinden 270 saatin (haftalık 5,2 saat) mahsubu hâlinde davacının haftalık 45 saati aşan çalışması bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca 10.10.2022 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre, kayıt bulunan dönem için 270 saatin mahsubuyla tespit edilen fazla çalışma ücreti brüt 1.866.53 TL olup sadece bu miktarın ispat edildiği kabul edilerek hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece fazla çalışma ücreti bakımından bu miktarla sınırlı olarak hüküm kurulması gerekirken kayıt bulunmayan dönem, kayıt bulunan döneme kıyaslanmak suretiyle yapılan hesaba göre hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.