Emsal Karar
"6100 sayılı Kanun’un 181. maddesinin birinci fıkrası açık olup, süresinde ıslah yapılmaz ise ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir."
"Bu emsal karar, yargılama aşamasında talep miktarını artırmak veya değiştirmek isteyen tarafın kanunla belirlenmiş usuli sürelere mutlak surette uyması gerektiğini ortaya koymaktadır. Mahkeme tarafından ıslah işleminin tamamlanması ve harcının yatırılması için verilen bir haftalık yasal sürenin geçirilmesi halinde, yapılan ıslah işleminin tümüyle geçersiz sayılacağı ve davanın ilk dilekçedeki talepler üzerinden yürütüleceği hüküm altına alınmıştır. Bu durum, özellikle alacaklarını bilirkişi raporu sonrasında artırmak isteyen işçilerin süreleri kaçırması halinde ilk baştaki talepleriyle bağlı kalmalarına ve hak kaybına uğramalarına neden olurken; davalı konumundaki işverenin süresinde yapılmayan artırım taleplerine karşı usul yönünden korunmasını sağlayarak işverenin hukuki pozisyonunu ciddi anlamda güçlendirmektedir."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2018/15262 E. 2018/27075 K.
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile 31/01/2014 tarihinden itibaren mutfak şefi olarak çalışmaya başladığını ilk iş gününden itibaren ağır çalışma şartları altında çalışmasını sürdürdüğünü haftalık izinlerini dahi kullanmadığını sürekli aynı tempoda aynı verimle çalışmasının istenildiğini işverence mobbing uygulanması nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini haklarının ödenmediğini öne sürerek manevi tazminat ve bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı ''... Motorlu Araçlar Tic. ve San. A.Ş (...Restorant) '' nin ünvanının karar başlığında...A.Ş. '' olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir bir hata olduğunun anlaşılmasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında ıslaha değer verilip verilmeyeceği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 181. maddesinde, “Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Davacı vekiline 2.6.2015 tarihli celsede talep miktarını ıslah yolu ile arttırması ve harcını yatırması için bir haftalık süre verilmiştir. Sürenin son günü 9.6.2015 olup Salı gününe gelmektedir. Davacı vekili ise, 11/6/2015 tarihinde ıslah dilekçesi vermiş ve aynı tarihte dilekçesini harçlandırmıştır. 6100 sayılı Kanun’un 181. maddesinin birinci fıkrası açık olup, süresinde ıslah yapılmaz ise ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir. Islah harcı yapılması ve harcının yatırılması için verilen bir haftalık süre geçtikten sonra ıslah yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan sebeple, ıslah geçersizdir.
Mahkemece, ıslah hiç yapılmamış sayılarak, dava dilekçesindeki talep miktarlarıyla bağlı kalınarak hüküm tesis edilmesi gerekirken, süresi geçtikten sonra verilen ıslah dilekçesine göre karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 13.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.