Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/34570 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2015/34570
Karar No2016/17045
Tarih03.10.2016

"Mahkemece gerekçenin son kısmında her ne kadar “Davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğundan iade kararının davacının Perun Şirketindeki işe iadesine şeklinde anlaşılması gerektiği ve bu ilişkinin doğal sonucu olarak davanın mali sonuçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği” belirtilmiş ise de; icra ve infaza konu hüküm fıkrasında davalılar yönünden yükümlülükler açık şekilde belirtilmemiş, bu haliyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde sonuca gidilmiştir."

"Bu emsal karar, asıl işveren ve alt işveren ilişkisinin bulunduğu işe iade davalarında yerel mahkemelerce kurulan hükmün sınırlarını ve icra edilebilirliğini güvence altına almaktadır. Yargıtay, mahkemenin sadece gerekçe kısmında tarafların sorumluluğuna değinmesinin yeterli olmadığını, kararın icraya konulacak asıl kısmı olan hüküm fıkrasında her bir davalının yükümlülüğünün hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça yazılması gerektiğini kurala bağlamaktadır. Bu ilke, özellikle birden fazla şirketin taraf olduğu karmaşık iş davalarında, işçinin kazandığı hakları icra dairesi aracılığıyla tahsil ederken karşılaşabileceği usul itirazlarını ve gecikmeleri baştan engelleyerek işçinin elini güçlendirmekte, kararın uygulanabilirliğini kesinleştirmektedir. -----------------"

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/34570 E. 2016/17045 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

DAVALILAR: 1-... ADINA AVUKAT...

2-

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının...... bünyesinde... projesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdi gerçeğe uygun sebep gösterilmeksizin tazminatsız olarak haksız feshedildiğini, İ.......... sayılı dosyasında maaş ve fazla çalışma ücret alacağının eksik ödenmesi nedeniyle dava açtıklarını, bu davanın akabinde müvekkile mobbing uygulandığını, haksız olarak görev yeri değiştirildiğini, müvekkilin işverenin göndermiş olduğu ihtara müvekkilin performans yetersizliği bulunduğu iddiasının gerçek dışı olması nedeniyle itiraz ettiğini, müvekkilinin performans düşüklüğüne neden olabilecek herhangi bir davranışı olmaması ve hakkında her hangi bir tutanak dahi tutulmaması nedenleriyle müvekkilin açmış olduğu dava sonrasında cezalandırmaya yönelik mobbing uygulamalarının sonucunda iş akdi feshedildiğini, müvekkilinin en son aldığı net ücretin 1.820,00 TL olduğunu, müvekkilin iş akdi davalı işveren tarafından fesih sebebi açık ve kesin olarak belirtilmediği gibi kurguya dayanan bir fesih gerçekleştirdiklerini, yasanın bu emredici kuralına uygun olmayan bir feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edildiğini, davalı işveren usulüne uygun olmayan fesih bildirimi ile feshin son çare olması (ultima ratio) ilkesini ihlal ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak koşuluyla yapılan fesih işleminin geçersizliğinin tespitine, müvekkilin işe iadesine, işe iade kararına uyulduğu veya uyulmadığı durumlarda fesihten itibaren boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretinin ve sosyal haklarının davalıdan tahsiline, işe iade kararına uyulmadığı takdirde iade kararına aykırılıktan dolayı 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde; belediye açısından usuli yönden ret kararı verilmesi gerektiğini, müvekkil... iş bu davaya konu iş sözleşmesinin tarafı yani işveren konumunda olmadığını, davaya konu iş sözleşmesinin taraflara davacı ile diğer davalı olan şirket olduğunu iş sözleşmesi bu taraflar arasında akdedilmiş olduğunu, davacının.... çalışanı olduğunu, yani davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinin olmadığını savunmuştur.

Davalı... vekili cevap dilekçesind; davacının, 01...tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak müvekkil şirketin... projesinde çalıştığını, müvekkil şirket kamu ihale kanunu çerçevesinde ihale yolu ile hizmet vermekte olup, bu minvalde asıl işveren belediyenin 2014 yılında yaptığı ihaleleri kazanmış ve bu süre zarfında kuruma özel güvenlik hizmeti verildiğini, hizmet veren müvekkil şirketin davacı ile belirli süreli sözleşme yapmasında esaslı neden mevcut olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, performans nedeniyle iş yeri değişikliğinin iyi niyet kurallarına, şekil ve içerik şartlarına aykırı olarak yapıldığı, feshin geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalılar yasal süresi içinde temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Mahkemece gerekçenin son kısmında her ne kadar “Davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğundan iade kararının davacının Perun Şirketindeki işe iadesine şeklinde anlaşılması gerektiği ve bu ilişkinin doğal sonucu olarak davanın mali sonuçlarından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği” belirtilmiş ise de; icra ve infaza konu hüküm fıkrasında davalılar yönünden yükümlülükler açık şekilde belirtilmemiş, bu haliyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde sonuca gidilmiştir. Bu nedenle hükmün aşağıda yazılı şekilde bozulması gerekmiştir.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;

1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının davalı... şirketindeki İŞİNE İADESİNE,

3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık bürüt ücret tutarı olarak belirlenmesine,

4-Davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,

5-Davacının işe başlatılması halinde, ödenen ihbar ve kıdem tazminatının boşta geçen günler alacağından mahsubuna,

6-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT ne göre hesaplanan 1.800 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

8-Davacı tarafından yapılan 249.50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

9- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,

Kesin olarak 03.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.