Emsal Karar
"İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir. İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir."
"Bu kural, işçinin davranışlarından kaynaklanan feshin geçerli kabul edilebilmesi için eylemin çalışma düzenini ne derece bozmuş olması gerektiğine dair somut bir sınır çizmektedir. Yargıtay, işçinin her türlü kusurlu eyleminin tek başına fesih sebebi yapılamayacağını, bu eylemin işveren açısından iş ilişkisini katlanılmaz duruma getirmesi gerektiğini belirterek durumu objektif bir ağırlık ölçütüne bağlamıştır. İşverenler mahkemede yalnızca işçinin kusurunu değil, bu kusurun işletme işleyişine ve çalışma düzenine verdiği onarılamaz tahribatı da ispatlamakla yükümlü kılındığından, bu içtihat temelsiz işten çıkarmalara karşı işçi lehine sağlam bir koruma kalkanı oluşturmaktadır."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/10488 E. 2017/7094 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının şirket... İlaç Sağık San. Ve tic. Ltd. Şti de 12/09/2011 tarihinde İş Kanunu kapsamında Tıbbi Tanıtım Temsilcisi '' olarak işe başladığını, davacının 27/11/2014 tarihi itibariyle işveren tarafından işten çıkarıldığını, yapılan feshin işleminin geçersiz olduğunu, davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarında davranışlarından kaynaklanan sebeplerle feshettiği, ancak davacı işçinin savunmasının alınmadığını feshin haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu iddia ederek haksız feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine yasadan doğan hakların ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı vekili, davacının 25/06/2014 tarihinde davacının Veribase sistemine girdiği plan gereğince... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde olması gereken saatte hastanede olmadığı ve çalışması gereken üniteye gitmediği, bu hususlarda Bölge Müdürü'nü önceden bilgilendirmediği, Bölge Müdürü'nün kendisini araması üzerine önce telefonuna cevap vermeyip daha sonra ona telefon ederek kişisel bir işi için bankada olduğu ve 15/20 dakika içerisinde hastanede olacağını, söylemesine rağmen belirtilen sürede hastanede olmadığı, yaklaşık 1 saat sonra Bölge Müdürünü tekrar arayarak işinin uzadığını belirttiği, ve nihayetinde hastaneye 11:05 te geldiğinin tespit edilmesi sonucunda davacıdan yazılı savunmasının talep edildiği, davacının iş akdinin müvekkil şirket tarafından usulüne uygun bir şekilde gerçekleştiğini savunarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 18. maddeye göre '' işçinin davranışlarından kaynaklanan '' nedenle feshedildiği, feshin 27/11/2014 tarihinde yapıldığı, davacının kendisine mobbing uygulandığı yönündeki beyanı üzerine bu beyanın fesih sebebi yapıldığı, müstakil olarak böyle bir beyanın fesih sebebi yapılamayacağı düşünülerek feshin geçerli olmadığı, mobing yapıldığı yönündeki iddia yada şikayetin şirket çalışanlarının suçlamak yada zan altında bırakmak olmadığı, bu nedenlerle davalı tarafça, feshin haklı ya da geçerli nedene dayandığı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
25.6.2014 tarihli savunma talep yazısında davacının 25/06/2014 tarihinde davacının Veribase sistemine girdiği plan gereğince... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde olması gereken saatte hastanede olmadığı ve çalışması gereken üniteye gitmediği, bu hususlarda Bölge Müdürü'nü önceden bilgilendirmediği, Bölge Müdürü'nün kendisini araması üzerine önce telefonuna cevap vermeyip daha sonra ona telefon ederek kişisel bir işi için bankada olduğu ve 15/20 dakika içerisinde hastanede olacağını, söylemesine rağmen belirtilen sürede hastanede olmadığı, yaklaşık 1 saat sonra Bölge Müdürünü tekrar arayarak işinin uzadığını belirttiği, ve nihayetinde hastaneye 11:05 te geldiğinin tespit edilmesi üzerine savunması talep edilmiş olup, dosyada bulunan davacı tarafından yazılmış tarihsiz savunma yazısında davacının geciktiği iddia olunan günle ilgili olayları anlattığı, müdürüne telefonla haber verdiğini müdürün kendisini beklediğini görüştüklerinde durumu sözlü olarak da aktardığını aynı gün öğleden sonra savunmasının istendiğini sözlü olarak anlattığı durum için tekrar kendisinden savunma istendiğinden kendisine mobbing uygulandığını düşündüğününün yazıldığı görülmüştür.
10.7.2014 tarihli davacının tebliğden imtina ettiğinin yazıldığı uyarı yazısında davacı, 25/06/2014 tarihinde Veribase sistemine girdiği plan gereğince... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde olması gereken saatte hastanede olmadığı ve çalışması gereken üniteye gitmediği, bu hususlarda Bölge Müdürü'nü önceden bilgilendirmediği, Bölge Müdürü'nün kendisini araması üzerine önce telefonuna cevap vermeyip daha sonra ona telefon ederek kişisel bir işi için bankada olduğu ve 15-20 dakika içerisinde hastanede olacağını, söylemesine rağmen belirtilen sürede hastanede olmadığı,1 saat sonra arayarak işinin uzadığını söylediği yaklaşık 11.05 te Bölge Müdür’ünü tekrar arayarak işinin uzadığını belirttiği, yazılı izin alması gerektiği belirtilerek uyarılmıştır.
Davalı tarafından dosyaya sunulan davacı tarafından yollanan 23.7.2014 tarihli mail çıktısında davacının kendisine uyarı yazısının işyerine gelebileceğini söylediği halde hastanede herkesin içinde verildiğini, kendisine mobbing uygulandığını, daha önce olduğu gibi raporunu kargoyla göndermek istediğini bunun kabul edilmeyip evine kadar gelinip elden alındığını, o günkü görüşmeleri videoya çektiğini, ileride yaşanacak problemlerde delil olarak kullanabileceğini belirttiği görülmüştür.
17.10 2014 tarihli davacıya aynı gün tebliğ edilen savunma talep yazısında 23.7.2014 tarihinde verilmek istenen ihtar yazısını tebliğden imtina ettiği, sonrasında gönderdiği 23.7.2014 tarihli mailde uyarı yazısının verilmesi için yapılan toplantıyı kamera kaydına aldığı ve bölge müdürünün kendisine mobbing uyguladığı iddiasında bulunduğu, izinsiz kamera kaydına almasının özen ve sadakat yükümlülüğünün ihlali olduğu, mobbing iddialarının da şirketçe ciddi biçimde araştırıldığı ancak asılsız olduğunun anlaşıldığı belirtilerek savunması istenmiş.
Davacının 20.10.2014 tarihli savunmasında 25.06.2014 tarihli savunma istemi yazısına cevap olarak "27.06.2014 tarihinde yazılı olarak savunmasını verdiğini, bu savunmasında tüm gerçekleri yazılı kayıtlarıyla anlattığını, iddia edilen şekilde hiçbir beyanda bulunmadığını, bu nedenle ilgili yazıda yöneltilen iddiaları kesin olarak kabul etmediğini, savunmasını vermesinden yaklaşık 4 ay sonra aynı konuya ilişkin olarak savunma yapmam için tekrar yazı yazılmasının iş akdinin sonlandırılmasına yönelik eylem olarak değerlendiğini" belirtmiştir.
Tüm bu süreç sonrasında davacının iş akdi, 26/11/2014 tarihinde bankadaki işleri nedeniyle bölge müdürüyle görüşmesine geç gelmesinden uyarı yazısı ve alınan 2 savunmasından sonra bölge müdürüyle yaptığı görüşmeyi habersiz olarak kayda alması, kayda aldığını şirkete attığı maille bildirmesi ve mobbing olduğu iddiasıyla şikayetçi olması nedeniyle araştırma yapıldığını şikayetinin asılsız olması, şikayet ettiği kişiyi zan altında bırakması, şirketi boşuna meşgul etmesi, iş barışını bozması güven ilişkisini zedelediği belirtilerek raporunun bittiği 27/11/2014 tarihinde geçerli nedenle feshedilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı işveren aleyhine tutum ve davranışlarda bulunduğu ve müdürüne haber vermeden çalışma saatleri içerisinde özel işlerini halletmek için bankada bulunduğu, bu hususu kendisinin de savunmasında doğruladığı, ayrıca bölge müdürüyle yaptığı görüşmeyi gizlice kayıt altına aldığını dosyaya sunulan mail çıktısında açıkça kabul ettiği, kendisine mobbing uygulandığını iddia ettiği anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışlarının haklı feshe neden olacak nitelikte olmamakla birlikte iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyecek hale gelmesine neden olduğu, feshin bu suretle geçerli nedenlere dayandığı anlaşıldığından, davanın reddi yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
-
Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
Davanın REDDİNE,
-
Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
-
Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 250.00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 24.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.