Emsal Karar
"Davalıya ait hukuk bürosunun müvekkili Banka’nın yazılı talimatında satışta iştirak edilecek azami tutar bildirilmiş olup, bu tutarın altında işlem yapılması hususunda vekile bir takdir hakkının bırakılmadığı ve avukat olan davacının da somut olayda müvekkilin bu talimatına açıkça aykırı davrandığı gibi savunmasında da maruz görülebilecek bir sebep bildirmediği, yine davalı işyerinde verilen hizmetin niteliği gereği davacı tarafça yapılan feshe konu hataların zarara sebebiyet verici nitelikte olduğu hususları dikkate alındığında feshin haklı nedenle gerçekleştirildiğinin kabulü gerekir."
"Bu emsal karar, işçinin kendisine verilen kesin ve sınırları net bir şekilde çizilmiş yazılı talimatlara makul bir mazereti olmaksızın aykırı davranması ve bu davranışın yapılan işin niteliği gereği işvereni zarara uğratma potansiyeli taşıması durumunda, işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle ve tazminatsız olarak feshetme hakkına sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle kesin kurallara veya müvekkil/müşteri talimatlarına sıkı sıkıya bağlı kalınması gereken iş kollarında, işçinin kendisine tanınmayan bir inisiyatifi kullanarak risk yaratması, fiili bir zarar doğmamış olsa dahi potansiyel zarara sebebiyet verme ihtimali üzerinden işverenin fesih yetkisini ve savunmasını güçlendirmekte; işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin ise reddine zemin hazırlamaktadır."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/14570 E. 2017/4615 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı ile fazla mesai ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.03.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat... ile karşı taraf adına Avukat... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı ait hukuk bürosunda avukat olarak 12.01.2011-18.04.2014 tarihleri arasında çalıştığını, bu süreç içerisinde mobbing derecesine kadar ulaşmış baskılar uygulandığını, en son tarafına 18.04.2014 tarihinde... ile olan iş sözleşmesinin hatası nedeniyle feshedileceği için iş sözleşmesinin tazminatsız ve bildirimsiz sona erdirildiğinin bildirildiğini, halbuki bir hafta önce aynı ofiste çalışan avukat arkadaşının tüm tazminat ve alacaklarının ödenerek işten çıkarıldığını, kendisi için hatanın bahane yapıldığını, feshin haksız olduğunu ve çalışma dönemine ilişkin hak ve alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının çalıştığı süreç içerisinde ardı ardına hatalar yaptığını ve yapılan bu hataların müşteri portföyüne zarar verecek hale gelmesi üzerine iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiğini, davacının görevlendirildiği bir ceza dosyasını eksik incelemesi nedeniyle müvekkilleri hakkında yakalama kararı verilip bir hafta sonunu nezarethane de geçirmek zorunda kaldığını, yine çıktığı bir hacizde ise yediemin deposu ile fahiş miktarları haiz bir sözleşmeyi imzaladığını, en son iş sözleşmesinin sona ermesine neden olan hatasının ise müvekkillerinden... A.Ş.’nin alacaklı olduğu icra dosyasında satışa katılmak üzere görevlendirildiğini ve alacaklı müvekkilinin açık talimat yazısında ihaleye üçüncü şahısların iştirak etmemesi halinde muhammen bedelin % 50 si + satış masrafları tutarına kadar, üçüncü şahısların iştiraki halinde ise kademeli olarak en fazla 19.750,00 TL.'ye kadar pey sürmesi bildirilmesine rağmen talimat yazısına aykırı davranarak 13.040,00 TL.'ye kadar pey sürmesinin öğrenilmesi üzerine savunma vermesinin istenilmesi üzerine verdiği yazılı savunmasında talimatı bildiği yönünde ifadelerde bulunarak alacaklı müvekkilin herhangi bir zararının olunması durumunda işbu zararın kendisi tarafından karşılanacağını kabul ve taahhüt ettiğini, bu nedenle feshin haklı olduğunu, herhangi bir hak ve alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; davacıya ait işyeri dosyasında bulunan... tarafından davalıya gönderilen talimatta 16/04/2014 tarihinde yapılacak satışa üçüncü şahısların iştirak etmemesi halinde muhammen bedelin %50'si + Satış masrafları tutarına kadar, üçüncü şahısların iştirak etmesi halinde muhammen bedelin %50 + satış masraflarından başlayarak üçüncü şahısların sürecekleri peylere göre kademeli olarak en fazla 19.750,00 TL.'ye kadar pey sürülerek satışa iştirak edilmesi uygun görüldüğü şeklinde yazılı olduğu, artırma tutanağında ise davacı ile birlikte üçüncü kişinin ihaleye katıldığı, davacının en son 13.040,00 TL. pey sürdüğü, ihalenin 13.050,00 TL. ile 3. kişiye kaldığının görüldüğü, dosyanın bir bütün olarak incelenmesinde feshe konu edilen talimatta üst sınır verildiği ancak mutlak suretle 19.750,00 TL.den ve banka tarafından alınması yönünde talimat içermediği, davacının savunmasında bankanın zararının olması halinde bunu karşılayacağını beyan ettiği, ancak dosya kapsamında gerek davalının ve gerekse davacının zarara uğradığına dair bir belge veya bilginin olmadığı, bu nedenle davacının iş akdinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki iş ilişkisinin işverence haklı nedenle sona erdirilip erdirilmediği hususu ihtilaflıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davacının davalıya ait hukuk bürosunda avukat olarak çalıştığı sabittir. Davalının müvekkili... A.Ş.’nin 10.04.2014 tarihli yazısı ile Bankalarına rehinli aracın icra dosyasında satışa çıkarılacağı ve ekspertiz raporu ile aracın değerinin tespit edildiği, buna göre “16.04.2014 tarihinde yapılacak olan satışa; 3. Şahısların iştirak etmemesi halinde muhammen bedelin %50+satış masrafları tutarına kadar, 3. Şahısların iştirak etmesi halinde muhammen bedelin %50+satış masraflarından başlayarak 3. Şahısların sürecekleri peylere göre kademeli olarak en fazla 19.750 TL.’ye kadar satışa iştirak edilmesi”nin uygun görüldüğü bildirilerek gereğinin yapılmasının istenmesini müteakiben davacının bu iş için görevlendirildiği, bu satışta en fazla 13.040 TL. kadar pey sürdüğü ve satışın başka bir şahsa 13.050 TL.’lik pey üzerinden gerçekleştirildiği, bu konu hakkında davacıdan aynı gün talep edilen savunmasında ise ihale süresinin sadece 5 dakika olması ve alıcının çok cüzi rakamlarla artırma yaptığı için çok fazla artırmaya gitmediğini, bu yüzden oluşabilecek zararın tarafından üstlenileceğinin beyan edildiği görülmüştür.
Davalıya ait hukuk bürosunun müvekkili Banka’nın yazılı talimatında satışta iştirak edilecek azami tutar bildirilmiş olup, bu tutarın altında işlem yapılması hususunda vekile bir takdir hakkının bırakılmadığı ve avukat olan davacının da somut olayda müvekkilin bu talimatına açıkça aykırı davrandığı gibi savunmasında da maruz görülebilecek bir sebep bildirmediği, yine davalı işyerinde verilen hizmetin niteliği gereği davacı tarafça yapılan feshe konu hataların zarara sebebiyet verici nitelikte olduğu hususları dikkate alındığında feshin haklı nedenle gerçekleştirildiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır.
3-Davacı asgari geçim indirimi alacağını talep etmiş ve Mahkemece de bu alacak hüküm altına alınmış ise de, dosya içeriğine göre davalı tarafça bu alacağın ödendiği ve bu ödemenin de davacının kabulünde olduğu anlaşılmakla reddi yerine kabulü isabetsizdir.
4-Hükmedilen miktarların brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesi 6100 sayılı HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde mahal verebileceğinin gözetilmemesi de hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 21/03/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.