Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/25162 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2016/25162
Karar No2020/10182
Tarih01.10.2020

"Davacının davalı Bankadan 14.08.2013 tarihli istifa dilekçesi ve 22.08.2013 tarihli dilekçe ile ihbar öneli verilerek 27.09.2013 tarih itibari ile ayrıldığı, kısa bir süre sonra başka işyerinde çalışmaya başladığının Sosyal Güvenlik Kayıtları ile sabit olduğu anlaşılmaktadır."

"Bu emsal karar, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia etmesine rağmen istifa dilekçesi vererek ihbar süresini kullanması ve ayrıldıktan kısa bir süre sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması durumunda, feshin haklı nedene dayanmadığı karinesinin oluşacağını ortaya koymaktadır. Yargıtay bu hükmüyle, mobbing veya işçilik alacaklarının ödenmemesi gibi derhal ve haklı fesih gerektiren iddiaların, işçinin ihbar öneli tanıyarak çalışmaya devam etmesi ve akabinde hızla yeni bir işe geçiş yapması eylemleriyle çeliştiğini vurgulamakta; böyle bir somut tabloda kötüniyetli iddialara karşı işverenin elini güçlendirerek kıdem tazminatı taleplerinin reddedilmesi gerektiğine işaret etmektedir."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/25162 E. 2020/10182 K.

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankada yönetmen olarak aylık brüt 5.105,00 TL ücret ile çalıştığını, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yönetmeliğine aykırı davranılması işyerinde mobbing olarak kabul edilecek şekilde amirlerin baskıcı tutumu, ulaşılmaz hedefler ve satış baskısı, istenilen satışa ulaşılamaması halinde bilgisayar ekranının kapatılarak müşteri bulmaya ve ziyaretler gerçekleştirmeye zorlanması, bitmek bilmeyen ve karşılığı alınamayan fazla çalışmalar yapmak zorunda bırakılması, 2012 yılı performans olarak üst düzey rakamlara ulaşmasına karşın 2013 yılı başında haksız şekilde yüzde 1 zam yapıldığını, zorla 2013 yılında satış taahhütleri imzalatıldığını, istifaya zorlandığını, "eğer istifa edersen başka bankada rahat iş bulabilirsin, eğer biz seni yetersizlikten dolayı kovarsak işsiz kalabilirsin" yönlendirmeleri ile 14.08.2013 tarihinde istifa dilekçesi vermek zorunda kaldığını, istifa dilekçesinde tüm hakları saklı kalmak kaydı ile şerhini düştüğünü, işinden haklı nedenle ayrılmak zorunda kaldığını, kıdem tazminatının ödenmediğini mesainin 08.30-19.30 arası olduğunu, 17.30'da şubenin müşteriye kapandığını, haftanın iki günü 21.30'a kadar çalışma yapıldığını, 15.30'a kadar Bankada, bu saatten sonra ise müşteri ziyaretlerine gönderildiğini, ziyaret sonrası tekrar şubeye gelmek zorunda kaldığını, öğle yemek molası olmadığını, sunulan iki adet mailden görüleceği üzere yemeklerini nöbetleşe yedikleri, mail çıktılarından 19.52, 19.38, 19.06, 20.30 ve 20.45'e kadar bankada çalışmakta olduklarını, her hafta sonu 10.00-16.00 arası ve dini bayram günleri resmi tatil arefe günlerinde 16.00' ya kadar çalıştığını, izinlerin cumartesi - pazar dahil edilerek eksik kullandırıldığını ve izin parası ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı banka vekili, davacının yapmış olduğu işin niteliği gereği dava dilekçesinde belirtiği görevlerini yerine getirmek ve banka tarafından belirlenen standartlara uygun hedefleri gerçekleştirmesi gerektiğini, davacının kendi rızası ile istifa dilekçesini imzalayarak iş ilişkisini sonlandırdığını, başka bir bankada çalıştığını ve kötüniyetli olarak dava ikame ettiğini, haklı nedenle fesih şartları oluşmadığı için kıdem tazminat talebinin reddi gerektiğini, hizmet sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunun açıkça belirtildiğini, sözleşmesi gereği 270 saat fazla çalışmanın ücrete dahil olduğunu, 14.08.2013 tarihine ilişkin son ücret bordrosunda görüleceği üzere davacının kullanmadığı yıllık izin ücretinin davacıya ödendiği başkaca izin ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti :

Mahkemece, yapılan yargılama sonucu toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz:

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-İş sözleşmesinin, kimin tarafından feshedildiği ve feshin haklı nedenle yapılıp yapılmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

Davacı vekili, davalı Bankada en son yönetmen olarak çalışan davacının iş sözleşmesini kendisine uygulanan hedef performans, satış baskısı ve fazla çalışma ücret alacaklarının ödenmemesi sebebi ile "eğer istifa edersen başka bankada rahat iş bulabilirsin, eğer biz seni yetersizlikten dolayı kovarsak işsiz kalabilirsin" yönlendirmeleri ile 14.08.2013 tarihinde istifa dilekçesi vermek zorunda kaldığını, istifa dilekçesinde tüm hakları saklı kalmak kaydı ile şerhini düştüğünü, işinden haklı nedenle ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürerek kıdem tazminatını talep etmiştir. Davalı işveren davacının kendi rızası ile istifa dilekçesini imzalayarak iş ilişkisini sonlandırdığını, başka bir Bankada çalıştığını haklı nedenle fesih şartları oluşmadığı için kıdem tazminatının reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davalı işverenin davacının iş sözleşmesini haklı veya geçerli nedenle feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Dosya içinde bulunan 14.08.2013 tarihli el ile yazılı olan istifa dilekçesinde; "20.03.2003 tarih itibari ile başlamış olduğum görevimden 14.08.2013 tarih itibari ile tüm haklarım saklı kalmak kaydı ile istifamın kabulünü ve gereğinin yapılmasını arz ederim" yazılıdır. İş bu istifa dilekçesinin verilmesinden sonra dava dilekçe ekinde sunulu olan 22.08.2013 tarihli dilekçe ile davacı 56 günlük yasal ihbar süresi bulunduğunun bildirilmesi üzerine 14.08.2013 tarih itibari ile ihbar süresini tamamlamak üzere işe devam ettiği, 09.10.2013 tarihinde ihbar süresinin sona ereceği, günde 2 saat yasal iş arama iznini toplu olarak kullanmak istediği, 12 gün mahsubu ile 27.09.2013 tarihinde banka ile ilişiğinin kesilmesi için gereğinin yapılmasını istemiştir.

Davacının davalı Bankadan 14.08.2013 tarihli istifa dilekçesi ve 22.08.2013 tarihli dilekçe ile ihbar öneli verilerek 27.09.2013 tarih itibari ile ayrıldığı, kısa bir süre sonra başka işyerinde çalışmaya başladığının Sosyal Güvenlik Kayıtları ile sabit olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının davalı işyerinde çalışmadığı, davalı tanıklarının beyan ettiği çalışma saatleri ve davacı tarafından dosyaya sunulan elektronik posta yazışmalarındaki fazla çalışmaların davacının imzaladığı iş sözleşmesinin 7. maddesine göre ücrete dahil olduğu gözönüne alındığında, davacı tarafından yılda 270 saati aşan fazla çalışma yaptığı ve haklı nedenle istifa ettiği dosya kapsamına göre kanıtlanamamıştır. Saptanan bu durum karşısında kıdem tazminatının reddi gerekirken Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu davalı işverenin davacının iş sözleşmesini haklı veya geçerli nedenle feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesi ile kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 01.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.