Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/15545 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2016/15545
Karar No2016/14940
Tarih21.06.2016

"Fesih savunmayı takip eden 6 iş günü içinde gerçekleşmiştir. Belirtilen nedenlerle feshin işverence haklı nedenle süresi içinde yapıldığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir."

"Bu emsal karar, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshinde uygulanması gereken altı iş günlük hak düşürücü sürenin hesaplanmasında işçiden savunma alınması sürecinin dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. İşçinin rapor alması veya adresini değiştirmesi gibi nesnel zorluklar nedeniyle savunmanın alınması gecikirse, fesih süresinin olayın meydana geldiği veya kurula yansıdığı tarihte değil, savunmanın fiilen tamamlandığı an itibarıyla başlayacağı kabul edilmektedir. Bu hukuki yorum, hak düşürücü süreyi doldurmak amacıyla rapor alan veya tebligattan kaçınan işçilere karşı işverenin fesih hakkını koruma altına almakta, işverenin yasal prosedürleri iyi niyetli ve kuralına uygun şekilde işletmesi halinde hak kaybına uğramasını engellemektedir."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/15545 E. 2016/14940 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21/06/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat... ile karşı taraf adına Avukat... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, 05.03.2004 tarihinden itibaren davalı şirkette belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, 02.07.2014 tarihinde iş sözleşmesinin ihbar öneline uyulmadan feshedildiğini, işyerinde çalışmaktan dolayı bazı sağlık sorunlarının oluştuğunu, Şirket doktorlarının da bu sağlık sorunlarını ve raporları bildiğini, işyerinde işyeri hekiminin raporu olmasına rağmen gerekli değişiklik ve düzenlemelerin yapılmadığını, davalı Şirketçe kendilerine gönderilen ihtarname içeriğinin gerçeği yansıtmadığını, iş sözleşmesinin hak düşürücü süre geçtikten sonra da feshedildiğini, feshe konu edilen olay 29.05.2014 tarihinde olmasına rağmen fesih Temmuz 2014 de yapıldığını, davalı şirketin uygulamaları ve mobbingi nedeniyle sinir krizi geçirdiğini, feshin haksız olduğunu iddia ederek; kıdem ve ihbar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının 05.03.2004 tarihinde üretim elemanı olarak işe başladığını, çalıştığı tarihten itibaren 22 farklı bölümde çalıştığını bu nedenle işyeri çalışmaları nedeniyle rahatsızlığa yakalandığı iddiasını kabul etmediklerini, işyeri hekimi tarafından uygun görülen çalışma koşullarını davacının kabul etmediğini bu belgeyi imzalamadığını, kullandığı anti deprasan ilaçlarla ilgili işyeri hekiminin veya diğer müdürlerin herhangi bir bilgisinin olmadığını, 29.05.2014 tarihinde davacının işyerinde amirleri ile tartışmaya girdiğini ve kendisine zimmetlenen direksiyon simidini 30 günlük ücreti ile ödeyemez şekilde kullanılamaz hale getirdiğini, amiri... 'a küfürler ederek hakaret ettiğini bu nedenle hakkında tutanak tutulduğunu, 29.05.2014 ila 26 06.2014 tarihleri arası sürekli rapor kullandığını ve 02.07.2014 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, davacının amiri... 'ın da 30.06.2014 tarihinde savunması alındıktan sonra 02.07.2014 tarihinde feshedildiğini, 2014 yılı içinde davacının 42 adet hata yaptığını buna ilişkin raporları da mahkemeye sunduklarını, feshin 4857 Sayılı İş Kanunu 25/2 maddesi uyarınca haklı nedenle yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak; davacının davalı işyerinde 05/03/2004 - 02/07/2014 tarihleri arasında montaj bölümünde çalıştığı, işçi veya işveren bakımından haklı fesih nedenlerinin ortaya çıkması halinde, iş sözleşmesinin diğer tarafın sözleşmeyi haklı nedenle fesih yetkisinin kullanılma süresi 4857 İş Kanununun 26 ncı maddesinde feshe neden olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirtildiği, bu konuda müfettiş soruşturması yapılması, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi süreyi başlatmayacağı, olayın feshe yetkili kişi ya da kurula intikal ettirildiği gün altı iş günlük sürenin başlangıcını oluşturacağı nazara alındığında 29/05/2014 tarihinde feshe konu yaşanan olay neticesinde 30/05/2014 tarihinde olay disiplin kuruluna bildirildiği, 16/06/2014 tarihinde davacıdan noter kanalı ile savunma istendiği ve davacının iş sözleşmesi 02/07/2014 tarihinde fesih edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda feshe konu olayın disiplin kuruluna intikal ettirildikten sonra konu hakkında müfettiş soruşturması veya olayın disiplin kurulu gündemine alınması ve görüşülmesi gibi bir durumun bulunmadığı, olayın disiplin kuruluna bildirildiği tarihten sonra uzunca bir süre herhangi bir işlem yapılmadığı ve buna ilişkin belgede ibraz edilmediği anlaşıldığından 4857 sayılı iş kanunu 26.maddesinde öngörülen 6 günlük hak düşürücü süre sonunda fesih bildirimi yapıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı sonucuna varıldığı, her ne kadar davacı tarafından 25/06/2014 tarihli savunma dilekçesi mevcut ise de, 30/05/2014 tarihinde olay disiplin kuruluna bildirildiği ve bu bildirim tarihinden itibaren hiçbir işlem yapılmayarak 16/06/2014 tarihinde davacıdan noter kanalı ile savunma istenmesinin öngörülen hak düşürücü süre yönünden sonuca etkili olmadığı, öte yandan, davacının iş sözleşmesi ''amirine küfürlü konuşması ve yapmakla ödevli olduğu görevleri yapmamakta ısrar etmesi '' nedeniyle fesih edildiği, davacının olay sırasında eğitim verdiği tanık... ve olay yerinde bulunan tanık... beyanlarında, davacının küfür ettiğini duymadığını beyan ettiklerini, ayrıca davacının verilen görevleri yapmamakta ısrar ettiğine dair son yaşanan olay dışında tutanak bulunmadığı, kaldı ki davacının son olay sırasında yaptığı üretime yönelik hatalar nedeniyle işyerinde çalışanların sözleşmesinin fesih edilmediği dinlenen tanıkların ortak beyanlarıyla sabit olduğu ve davacının 10 yıllık süreyi aşan kıdem süresinde herhangi bir olumsuz davranışına ilişkin tutanağında bulunmadığı nazara alınarak davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

Uyuşmazlık; davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, şayet haklı nedene dayanmakta ise 6 iş günlük hak düşürücü süre içinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği noktalarında toplanmaktadır.

Dosya içeriğine göre; davacının iş sözleşmesinin hakkında yapılan disiplin kurulu neticesinde işyerinde yaptığı işle ilgili olarak sorumlu amirine küfürlü konuşması ve hatırlatıldığı halde yapmakla ödevli bulunduğu görevleri yapmamakta ısrar etmesi eylemlerine dayalı olarak 02.07.2014 tarihli yazılı fesih bildirimiyle feshedilmiştir.

Dosyadaki bilgi, belge, taraf tanık beyanları ve özellikle davacının yazılı savunmasından feshe konu amirine karşı küfürlü konuşma eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmıştır.

Feshe konu olay 29.05.2014 tarihinde gerçekleşmiş ve disiplin kuruluna intikali de 30.05.2014 tarihinde olmuştur. Bu olayı takip eden günlerde davacının rapor aldığı, işverenin 16.06.2014 tarihli noterden ihtarname ile savunmasının alınması için girişimde bulunduğu, ancak bilinen son adresinden taşınması nedeniyle savunma talebinin ancak 25.06.2014 tarihinde elden tebliğ edildiği ve davacının aynı gün savunmasının alındığı görülmüştür. Fesih savunmayı takip eden 6 iş günü içinde gerçekleşmiştir.

Belirtilen nedenlerle feshin işverence haklı nedenle süresi içinde yapıldığı anlaşıldığından kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.350.00 TL.duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.