Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2014/11039 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire4. Hukuk Dairesi
Esas No2014/11039
Karar No2015/442
Tarih19.01.2015

"5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesine göre; iş kanununa göre işçi sayılan kimseler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesinde iş mahkemeleri görevlidir."

"Bu emsal karar, işçi ile işveren veya işveren vekili arasındaki her türlü iş ilişkisi kaynaklı uyuşmazlıkta görevli mahkemenin neresi olduğuna dair kesin bir çerçeve çizmektedir. Davaya konu olan mobbing gibi psikolojik taciz iddialarının veya işverenin özen borcuna aykırılık oluşturan diğer eylemlerinin asliye hukuk mahkemelerinde değil, ihtisas mahkemesi olan iş mahkemelerinde görülmesi gerektiği netleştirilmiştir. Bu durum, işçinin yanlış mahkemede dava açarak zaman ve hak kaybına uğramasını önlerken, uyuşmazlıkların iş hukuku ilkelerine hakim mahkemelerce çözülmesini sağlayarak her iki taraf için de adil yargılanma hakkını ve hukuki güvenliği güçlendirir."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2014/11039 E. 2015/442 K.

MAHKEMESİ: Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 24/02/2014

NUMARASI: 2014/2-2014/82

Davacı O.. A.. vekili Avukat İhsan tarafından, davalı Ü.. Ç.. aleyhine 03/01/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 20/02/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, T. T. Müdürlüğü'nde hizmet akdi ile çalıştığını, davalının ise amiri pozisyonunda müdür olarak görev yaptığını, davalının kendisine mobbing uyguladığını, bu nedenle istifa etmek zorunda kaldığını belirterek, tazminat isteminde bulunmuştur.

Dosya incelendiğinde; davacının işçi olarak çalıştığı T. T. Müdürlüğü ile arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu, davalının ise, işveren vekili sıfatı ile iş yerinde işvereni temsil ettiği anlaşılmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesine göre; iş kanununa göre işçi sayılan kimseler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesinde iş mahkemeleri görevlidir. Davacı, davalı müdürün kendisine mobbing uyguladığını belirterek, yani iş ilişkisinden kaynaklanan bir kısım eylemler nedeni ile tazminat istemiştir. Bir anlamda işverenin (vekilinin) özen borcuna aykırı davrandığı ileri sürülmektedir.

Şu halde, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme iş mahkemeleridir. Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese bile kendiliğinden (re'sen) dikkate alınır. Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.