Emsal Karar
"mahkemece bilirkişi raporunda, bu ücret esas alınarak hesaplama yapılan seçenek üzerinden alacaklar hüküm altına alınmasına rağmen, karar gerekçesinde, ücretin net 1.647,00 TL. olarak kabul edildiğinin yazılması HMK.nın 298/2. maddesi kapsamında gerekçe hüküm çelişkisi olup hükmün bozulmasını gerektirmiştir."
"Bu emsal karar, mahkeme ilamlarının yazımında hüküm fıkrası ile kararın hukuki dayanağını oluşturan gerekçe kısmı arasında mutlak bir tutarlılık bulunması gerektiğine dair temel usul kuralını pekiştirmektedir. Yargıtay, hüküm altına alınan alacak miktarlarının dayandığı temel hesaplama unsuru (örneğin işçinin ücreti) ile kararın metninde kabul edildiği belirtilen unsurun birbirinden farklı olmasını doğrudan bir usulü bozma nedeni sayarak hukuki güvenlik ilkesini teminat altına almaktadır. Bu kural, aleyhine hatalı veya çelişkili karar verilen tarafın elini temyiz aşamasında güçlendirerek, yerel mahkemelerin özensiz karar yazımlarından doğabilecek mağduriyetleri maddi gerçekliğe inilmesine gerek kalmadan doğrudan usulden iptal ettirme imkânı sunar."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/1491 E. 2019/11326 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 16/01/2008-12/09/2013 tarihleri arasında tornacı ustası olarak çalıştığını, son ücretinin net 2.400,00 TL. olduğunu, işyerindeki haksız uygulamalar, sigorta primlerinin gerçek ücretten ödenmemesi, milli bayramlarda çalıştığı ve tatiller dışında da fazla mesaileri olduğu halde ücret ödenmemesi ve son olarak da kendisine işveren tarafından mobbing uygulanması nedeniyle, müvekkilinin 12/09/2013 tarihinde haklı nedenlerle iş akdini sonlandırdığını, görevi olmayan işleri yapmak istemeyen müvekkilinin hakarete uğradığını, işyerinde fazla mesai yapıldığını, dini ve milli bayramlarda çalışıldığını, çalışması karşılığı herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek; kıdem tazminatı, genel tatil ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının maaş konusundaki iddialarının haksız olduğunu gerçeği yansıtmadığını, son ücretinin 1.250,00 TL. olduğunu, SGK ya da bu miktar üzerinden bildirildiğini, bordro ve banka hesap hareketleri ile bu durumun sabit olduğunu, davacının 12/09/2013, 13/09/2013 ve 16/09/2013 tarihlerinde mazeret bildirmeden iş yerine gelmediğini, bu nedenle üretimin aksadığını ve müvekkili işyerinin zarara uğradığını, mobbing yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, mesai saatlerinin 08:00-18:30 saatleri arasında olduğunu, hafta sonu çalışılmadığını, resmi ve dini bayramlarda çalışma olmadığını, yıllık izin alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı davalı işyerinde çalışırken son aldığı ücretin net 2.400,00 TL. olduğunu ispat etmiş ve mahkemece bilirkişi raporunda, bu ücret esas alınarak hesaplama yapılan seçenek üzerinden alacaklar hüküm altına alınmasına rağmen, karar gerekçesinde, ücretin net 1.647,00 TL. olarak kabul edildiğinin yazılması HMK.nın 298/2. maddesi kapsamında gerekçe hüküm çelişkisi olup hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
3-Davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadan alması gereken bir yevmiye, maktu ücretin içinde ödenmektedir. Davacının çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günleri için ise, ilave bir yevmiye hesaplanması gerekirken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın 2 katsayısı ile yapılıp ilave 2 yevmiye hesaplanması hatalıdır.
4-Kabule görede, bilirkişi raporunda ulusal bayram ve genel tatil alacağı 3.018,10 TL. olarak hesaplanmıştır. Karineye dayalı takdiri indirimin bu rakam üzerinden yapılması gerekirken, ıslah ile talep edilen miktar olan 3.271,03 TL. üzerinden yapılmasıda isabetsizdir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.