Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2014/15613 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire7. Hukuk Dairesi
Esas No2014/15613
Karar No2014/22264
Tarih09.12.2014

"İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler."

"Bu emsal karar, işverenin iş sözleşmesini salt işçinin herhangi bir davranışı veya sübjektif bir yetersizlik değerlendirmesi üzerinden keyfi olarak feshetmesinin önüne geçerek işçinin iş güvencesini korumakta; feshin geçerli sayılabilmesi için söz konusu tutumun işyerindeki işleyişi ve düzeni fiilen olumsuz etkilediğinin işveren tarafından somut olaylarla ispatlanmasını zorunlu kıldığı için uyuşmazlıklarda işçinin elini güçlendirmektedir."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2014/15613 E. 2014/22264 K.

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/15613 E., 2014/22264 K.

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili, davalının... 2013 yılı itibariyle mağaza müdürünün değiştiğini, yeni mağaza müdürünün eski ve hizmet dönemi fazla olan elemanları işyerinden çıkarmak gibi bir politika izlediğini, bunu da işyerinde mobbing uygulaması yapıp işçileri yıpratarak, işyeri değişikliği ve görev değişikliği yaparak uyguladığını, 6 yıldır kasiyer olarak herhangi bir problem yaşamadığı, tek bir uyarı almadan çalıştığı işyerinden haklı bir sebep olmadan mobbing uygulaması çerçevesinde 2013 yılının Ocak ayında davalı şirketin...görevlendirme yapıldığını, bu görevlendirmeyi şirketin bölge müdürü ile görüşerek ertelediğini, bunun üzerine mağaza müdürünün iyice tavır almaya başladığını, 25.3.2013 tarihinde tüm hafta boyunca 10 saat vardiya yazılarak adeta cezalandırıldığını, neden tüm hafta 10 saat vardiya yazıldığını sorunca bundan sonraki haftalarda herkese 10 saat vardiya yazılacak denildiğini ama diğer hafta vardiya çizelgesi asıldığında hiç kimseye 10 saat vardiya verilmediğini ve önceki hafta da sadece davacıya yazılmış olduğunu, davacıya 09.01.2008 tarihinde görev yerini izinsiz terk ettiğine dair bir uyarı yapılmadığını, yine fesih ihbarında 15.3.2013 tarihinde kasaların en yoğun olduğu saatte görev yerini terk ettiği için uyarıldığı iddiasının da asılsız olduğunu, böyle bir ihtar almadığını, giderek artan psikolojik baskıya dayanamadığını, 5 aylık hamileyken bebeğini düşürdüğünü, fesih ihtarında 4.8.2013 tarihinde defalarca uyarılmış olmasına rağmen verilen görevi olumsuz eleştirdiği ve diğer personellerin performansını düşürdüğü iddiasının da asılsız olduğunu, davacının kasasını kimseye haber vermeden bıraktığı ve personellerin performansını düşürdüğü iddialarının da asılsız olduğunu, 14.8.2013 tarihinde ise haftalık izinde olduğu sırada insan kaynaklarından çağrılıp bu iddiaların sorulmuş olduğunu, bu iddiaların asılsız olduğu ve doğru olmadığı yönünde savunma hazırladığını ve verdiğini, insan kaynakları müdür yardımcısı Bilal Argan'ın bu savunmayı beğenmemiş ve böyle yazarsan olmaz ben ne dersem onu yaz yoksa iş akdini tazminatsız feshederiz diye tehdit ettiğini ve 3,5 yaşındaki oğlunun geleceğini düşünerek işsiz kalmamak için Bilal Argan ne dediyse onu yazdığını ve savunma olarak verdiğini, bu nedenle savunmanın dikkate alınmaması gerektiğini, işyerinin 2015 yılında kapanacağına dair bir söylemde bulunmadığını, dedikodulara gelince bu dedikoduların da işyerinde... ismindeki mesai arkadaşının kendi düşünceleri olduğunu ve düşüncelerini şirket yetkililerince eve bırakılması ve işyerinden tazminat almak için işyerinden ayrılmadığı hususları bizzat mesai arkadaşları... ve...'a işyerinden geç çıktıklarında şirket yetkililerince eve bırakıldıklarında yaşadıkları çevrede dedikodu yapılacağını söylediğini, akşam vardiyasında çalışmak istemediği için kendi düşüncesini sanki davacı söylemiş gibi insan kaynaklarına ilettiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini, yeni yöneticinin 17.9.2012 tarihinde göreve başladığını, bu tarihten itibaren bugüne kadar iş ilişkisi işveren açısından haklı nedenle sonlandırılan tek çalışanın davacı olduğunu, davacının mobbing uygulanarak Hava Lojmanları Şubesinde görevlendirildiği iddasının da gerçek dışı olduğunu, 25.3.2013 tarihinin bulunduğu hafta kasa bölümünde Şenol... isimli personelin yıllık izin kullanması sebebiyle yalnızca davacı değil diğer kasiyer personel İlkay... isimli personelin de haftanın yoğun günlerinde fazla çalışma yaptığını, vardiya çizelgeleri incelendiğinde davacının iddia ettiğinin aksine tüm hafta boyunca her gün değil yalnızca haftanın yoğun günü fazla çalışma yapıldığını, davacının bahse konu haftada hafta tatili izni kullandığı ve yalnızca haftanın 4 günü fazla çalışması olduğu, sadece davacının değil diğer kasiyer personellerinde fazla çalışma yaptığı, söz konusu fazla çalışmaların bir sonraki hafta 7,5 saatten az çalıştırılarak denkleştirildiği ve fazla çalışma yapmayan personellerin de sonraki haftalarda fazla çalışma yaptığı işverenin eşitlik ilkesine aykırı davranmadığı, davacının iddialarının asılsız olduğu, davacının 09.01.2008 tarihinde defalarca ikaz edilmesine rağmen görev yerini terk ettiği, 15.1.2008 tarihinde kasaların yoğun olduğu zaman diliminde izinsiz olarak kasayı terk ettiği, 2.8.2013 tarihinde Ramazan ayı içerisinde kasaların yoğun olduğu zaman diliminde amirine haber vermeksizin izinsiz olarak kasayı terk ettiği, yine davacının mesai saatleri içinde kasiyer arkadaşlarıyla sürekli sohbet halinde olduğu, tartışma ortamı yarattığı, uygulamaları sürekli eleştirip çalışma arkadaşlarının motivasyonunu olumsuz yönde etkilediği, izinsiz olarak işini terk ettiği, başka reyonlara gittiği, yönetime karşı çalışma arkadaşlarını tahrik ettiği, çalışma arkadaşları hakkında yakışıksız ifadeler kullandığı vb olumsuzlukları içeren tutanaklar tanzim edildiğini ve diğer çalışma arkadaşlarından yazılı ve sözlü şikayetler alındığını, davacının bir kısım kasiyerlerin şikayeti üzerine 08.4.2013 tarihinde savunması alınarak uyarı cezası verildiğini, yine davacının yönetmelik ve genelgelere uymamak ve görev esnasında uygunsuz davranışlarda bulunmak (sakız çiğnemek, cep telefonu ile konuşmak, sigara içmek, mesai saatlerinde gereksiz sohbetler yapmak, zaman kaybına sebebiyet vermek) fiillerinden dolayı davacıya ihtar cezası veridiğini, son olarak mağaza içerisinde personellere Adese'nin 2015 yılında batacağı şeklinde asılsız söylemlerde ve diğer personellere iş bulma konusunda vaadlerde bulunduğu, gece saatlerinde bayan personellerin eve bırakılmasına yönelik olarak da bayan personellere olumsuz yakıştırmalarda bulunduğu, bayan personellerde güvensizlik duygusu ve kaygılar oluşturduğunu, bu hususta personellerden... tarafından şirkete verilen yazılı şikayet dilekçesi bulunduğunu, davacının söz konusu personeli gece yarısı telefonla arayarak Adese'nin 2015 yılında batacağını, kendisine iş bulabileceğini söylediğini, bayan personeller ve mağaza yönetimi hakkında etrafta laf söz olabileceğini söyleyerek olumsuz yakıştırmalarda bulunduğunun söz konusu şikayet dilekçesinde açıkça belirtildiğini, konuyla ilgili savunmasının 14.8.2013 tarihinde alıdığını ve sonuçta 19.08.2013 tarihinde iş sözleşmesinin bu belirtilen nedenlerden dolayı haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, fesih sebebi yapılan hususların dinlenen tanık beyanları ile doğrulanmadığı, davacının davalı tanığı...'ın beyanlarında bildirildiği şekilde geç saatlerde mağaza yöneticileri tarafından eve bırakılmasının yanlış anlaşılabileceği şeklindeki beyanlarının çalışma düzenini bozmak ve iyiniyete aykırı beyan şeklinde değerlendirilemeyeceği, davacının yaşça büyük olduğu, çalışma arkadaşına iyiniyetle yapmış olduğu tavsiye kapsamında değerlendirilebileceği, davacı hakkında iddia edilen hususların eski tarihli olaylar olduğu ve sonrasında tekrarlanmadığı, işverenin fesih için ileri sürmüş olduğu sebeplerin haklı fesih kapsamında bulunmadığı gibi geçerli fesih olarak da değerlendirilemeyeceği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

4857 Sayılı İş Kanununun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25. Maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir.

İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.

Dosya içeriğine göre davacı, davalı işyerinde kasiyer olarak yaklaşık 7 yıl süreyle çalışmıştır.

Sunulan şahsi dosya incelendiğinde davacı ile ilgili olarak değişik tarihlerde ve değişik nedenlerle tutanaklar tutulduğu, bir kısmında davacıdan savunma alındığı, bir kısmında savunma alınmadığı ve davacıya ilki 09.01.2008 tarihinde ikincisi ise 14.08.2013 tarihinde olmak üzere iki kez ihtar/uyarı verildiği görülmüştür.

Ayrıca davacı işçi ile ilgili aynı işyerinde çalışan bir kısım işçiler tarafından yazılı olarak beyanlar sunulduğu ve bu beyanlara göre davacının çalışma arkadaşları ile yaşadığı sorunlar olduğu, sürekli konuştuğu, sürekli bir şeylerden şikayetçi olduğu, görev yerini izinsiz terk ettiği, görev alanı dışında olan bazı birimlere gittiği ve bunun gibi benzeri davranışlarda bulunduğu belirtildiği de anlaşılmıştır.

Son olarak davalı işveren işçilerinden... isimli çalışan yazılı beyanında, " Ramazan Bayramı arifesinde birkaç gün önce davacının gece 02.30 civarı kendisini aradığını, mağazadaki başka bir arkadaşla vardiyasını kasasını değiştirmek istediğini bahsettikten sonra 2015 yılında Adese'nin batacağını, kendisinin açıkta kalmaması için SSK Hastanesi ve Akademi Hastanesine yerleştirebileceğini, imkanlarının ve çalışma saatlerinin ulaşım kolaylığı daha iyi olduğunu, tanıdığı vasıtasıyla kendisini işe aldırabileceğini ve bayram sonu başvuru yapalım diyerek söylediğini, kendisinin de "sen neden gitmiyorsun" diye sorduğunda yaşının dolduğunu ve tazminatı olduğunu, burdan çıkması halinde tazminat alamayacağını söylediğini, mağaza içinde laf söz oluyor, akşam vardiyasında kalındığında sıkıntı olur diyerek çalışan arkadaşlarıyla ve müdürleriyle aralarında güvensizlik oluşturacak sözler söylediğini, olumsuz yakıştırmalarda bulunduğu için canının sıkıldığını, bu durumu önce mağazadaki yöneticilerinden akşam vardiyasına ve o gün saat 23.15'ten sonra eve gitmek istemediğini söylemesi üzerine sebebi sorulduğunda davacının söylediği sözlerden dolayı laf söz olabileceği için istemediğini beyan ettiğini daha sonra mağaza müdürüne durumun iletildiğini" beyan etmiştir.

Dinlenen davacı ve davalı tanıkları beyanlarından davacının vardiya çalışma süresi ile ilgili olarak 10 saat çalıştırılması noktasında işverenden sadır bir hata olduğu anlaşılmış ise de özellikle davacının işyerindeki tutum ve davranışları ile özellikle davalının... isimli işçisini gece 02.30 sularında araması, sarfettiği/ima ettiği sözler ile özellikle bir başka işyerinde çalışmasını sağlayabileceği ve davalı işverenin 2015 yılında batacağına dair söylentileri dile getirmesi gibi eylemleri birlikte değerlendirildiğinde; davacının çalıştığı süre de dikkate alınarak işverene yönelik sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal edecek boyuta varan tutum ve davranışları ile iş sözleşmesinin devamını çekilmez hale getirdiği ve böylece iş sözleşmesinin, kendi kusurlarıyla feshine neden olduğu, yapılan fesih işleminin de bu nedenlerle geçerli nedene dayandığı sonucuna varılmıştır.

O halde davalı işveren tarafından yapılan fesih işleminin geçerli olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Sonuç:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Alınması gereken 25,20 TL harçtan peşin alınan 24.30 TL harcın mahsubu ile bakiye 0.90 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri 140,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6.Artan gider ve delil avanslarının ilgilisine iadesine,

7.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.