Emsal Karar
"Davacının talep ettiği fazla mesai alacağı için hesap yapılırken davacının ücretli izinde bulunduğu günlerin dışlanmadığı izlenimi edinilmektedir. Mahkemece yapılacak iş bu hususu netleştirip dışlanmadığının anlaşılması halinde davacının ücretli izinli olduğu günleri fazla mesai hesabından dışlayarak sonuca gitmektir."
"Bu emsal karar, işçinin fiilen çalışmadığı yıllık ücretli izin sürelerinin fazla çalışma hesaplamalarına dahil edilemeyeceği yönündeki temel ilkeyi vurgulayarak işçilik alacaklarının hesaplanma sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. Bilirkişi raporlarında bu dışlama işleminin yapılmamasının doğrudan bozma nedeni sayılması işvereni haksız ve fiiliyatta olmayan bir çalışma süresinin ücretini ödemekten korurken, işçinin fazla mesai taleplerini şekillendirirken fiili çalışma esasına uymasını zorunlu kılmaktadır."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/12890 E. 2020/1463 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 14.05.2008-01.03.2013 tarihleri arasında net 1.300,00 TL ücretle sekreter olarak çalıştığını, işyerinde işveren tarafından mobbing uygulandığını ve bu nedenle psikolojik tedavi görmek zorunda kaldığını, ücretinin SGK'ya eksik bildirildiğini, yıllık ücretli izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını, fazla mesailerinin ödenmediğini, iş akdini bu nedenlerle haklı olarak feshettiğini, çalışma saatlerinin hafta içi 08:00-20:00 saatleri arasında haftada en az iki gün 20:30’ a kadar olduğunu, 15 günde bir Cumartesi günleri de 09:00-16:00 saatleri arasında olduğunu, yılda 5 gün izin kullandığını, tüm resmi tatil ve milli bayramlarda çalıştığını, ücretlerinin ödenmediğini, iddia ederek, kıdem, yıllık ücretli izin, fazla mesai ücreti, genel tatil alacağı ve asgari geçim indirimi alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, öncelikle usul açısından kısmi davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da; dava dilekçesinde ileri sürülen mobbing uygulandığı iddiasını kabul etmediklerini, davacının işyerini terk etmek suretiyle iş akdini kendisinin fesih ettiğini, mobbing iddiasının somut delillerle ispatının gerektiğini, davacının ücretinin bordrolarında görülen ücret kadar olduğunu, fazla mesai ve resmi tatil ücreti alacağı bulunmadığını, yıllık ücretli izinlerin hepsini kullandığını savunarak davanın tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Dosyada mevcut davacı imzasını da taşıyan ücret bordrolarında asgari geçim indirimi tahakkuku yapılıp ödendiği görülmekte olup, bilirkişinin de bu durumu görüp davacının asgari geçim indirimi alacağının bulunmadığını tespit ettikten sonra takdir mahkemeye ait olduğu için hesaplama yaptığı anlaşılmaktadır. Açıklanan delil durumuna göre reddi gereken asgari geçim indirimi talebinin kabul edilmesi hatalıdır.
-
Davacının talep ettiği fazla mesai alacağı için hesap yapılırken davacının ücretli izinde bulunduğu günlerin dışlanmadığı izlenimi edinilmektedir.
Mahkemece yapılacak iş bu hususu netleştirip dışlanmadığının anlaşılması halinde davacının ücretli izinli olduğu günleri fazla mesai hesabından dışlayarak sonuca gitmektir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.