Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/36212 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2015/36212
Karar No2019/6718
Tarih26.03.2019

"İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Bu nedenle de ödenen prim alacağının fazla mesai ücretinden mahsubuna gidilemez."

"Bu emsal karar, işçinin hak kazandığı satış veya performans primlerinin, yaptığı fazla çalışma ücretinin yerine geçemeyeceğini ve ondan mahsup edilemeyeceğini netleştirerek işçinin elini güçlendirmektedir. İşverenlerin prime dayalı çalışmalarda ayrıca mesai ödemekten kaçınma eğilimini hukuken geçersiz kılan bu kural, primin sadece çalışmayı özendirici ek bir ödül olduğunu, yasal fazla mesai ücretinin ise tamamen bağımsız bir hak olarak ayrıca ödenmesi gerektiğini güvence altına almaktadır."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/36212 E. 2019/6718 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:

Davacı vekili, davacının davalı şirkette 07.12.2005-16.12.2011 tarihleri arasında tıbbi satış temsilcisi olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin 16.12.2011 tarihinde haksız ve geçersiz nedenlerle iş gücü fazlalığı nedenine dayanılarak toplu işçi çıkarma kapsamında feshedildiğini iddia ederek davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bireysel emeklilik sigortası, kıyafet ve diğer giderler için yapılan kesintilerin iadesi ile manevi tazminat alacaklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B)Davalı cevabının özeti:

Davalı vekili, dava konusu ücret alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacının 07.12.2005-16.12.2011 tarihleri arasında davalı şirkette tıbbi mümessil alarak çalıştığını, davacının davalıya ait işyerinde baskı ve mobbing uygulandığı yönündeki iddialarının tamamen asılsız olduğunu, davalı şirketin işin ve işletmenin gereklerinden dolayı Aralık/2011 ayında toplu fesih sürecine girdiğini, davacıya yasal tazminatlarının yanı sıra paket ödemesinin de eksiksiz olarak yapıldığını, davacının banka hesabına 31.01.2012 tarihinde yasal haklarının yanı sıra net 10.603,76 TL ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

C)Yerel Mahkeme kararının özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D)Temyiz:

Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

E)Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma alacağının hesabı noktasında toplanmaktadır.

Prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesi olup işverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Genel olarak pazarlamacılık sureti ile satışlarda çalışanların ücret yanında satış bedelinden belirli oranda prim (komisyon) aldıkları bilinen bir olgudur.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 41'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir.

Fazla mesai ise kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu’na göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmalardır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Bu nedenle de ödenen prim alacağının fazla mesai ücretinden mahsubuna gidilemez.

Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisi mesaisi arttıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması sözkonusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının (% 50) hesaplanması gerekir.

Somut olayda davacının satışa bağlı prim aldığı anlaşılmakla ispat ettiği fazla mesainin yukarıda da açıklandığı üzere saat ücretinin aslını aldığı, sadece zamlı kısmını almadığı kabul edilerek 0,5 kat sayı ile hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken primin fazla mesaiyi karşıladığı gerekçesi ile tamamen reddi hatalıdır.

F)SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.