Emsal Karar
"Bu halde Mahkemece yapılan ödemelerin 2016 Eylül-2017-Eylül arasındaki aylara ilişkin olduğu göz önüne alınarak anılı döneme ilişkin fazla mesai ücretlerinin davalı tarafça ödendiğinin kabulü ile hesaplamalardan ilgili ayların dışlanması sureti ile geriye kalan dönemler bakımından fazla mesai ücretinin hesaplanarak ödenen 14.993,03 TL mahsup edilmeksizin fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması gerekirken davacı aleyhine olacak şekilde anılı dönemler de dahil olmak üzere tüm dönem üzerinden hesaplama yapılıp ödenen miktarın hesaplanan tüm dönemden mahsubu ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."
"Bu emsal karar, işverenin çalışma süresinin sadece belirli bir kesitine yönelik fazla mesai ödemesi yaptığı durumlarda mahkeme ve bilirkişi hesaplamasının nasıl kurgulanması gerektiğine dair temel bir usul kuralı koymaktadır. Karara göre mahkemeler, tüm çalışma dönemini tek bir blok halinde hesaplayıp işverenin ödediği kısmı toplam tutardan basit bir çıkarma işlemiyle doğrudan düşemezler; bunun yerine, ödeme yapılan o spesifik ayların hesaplama tablosundan tamamen çıkarılması ve sadece ödenmeyen sürenin bağımsız olarak hesaplanması şarttır. Bu hukuki standart, ödenmiş dönemlerin de hesaba katılarak genel bir takdiri indirime (hakkaniyet indirimine) tabi tutulmasını ve böylece işçinin nihai alacağının haksız biçimde çift yönlü azalmasını engellediği için, özellikle işçi tarafının elini güçlendiren ve alacak kayıplarının önüne geçen bir güvence sağlamaktadır."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2021/12341 E. 2021/16579 K.
**BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ:**... 9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini mobbing nedeni ile haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin maddi hata nedeni ile fazla çalışma alacağının 500,00TL lik kısmının hükme yansıtılmadığına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, taraflar arasındaki sözleşmeye, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan 26.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının fazla mesai ücreti 01.04.2005-26.10.2017 tarihleri arasında tanık beyanları esas alınarak hesaplanmış, %30 indirim yapılmış ve davalı tarafça 24.10.2017 tarihinde ödenen 14.993,03 TL ise yapılan toplam hesaplamadan mahsup edilerek sonuca ulaşılmıştır. Ancak davalı tarafça sunulan ödeme bordrosunda davacıya ödenen fazla mesai ücretinin 2016 Eylül-2017-Eylül arasındaki döneme ilişkin olduğu görülmektedir. Bu halde Mahkemece yapılan ödemelerin 2016 Eylül-2017-Eylül arasındaki aylara ilişkin olduğu göz önüne alınarak anılı döneme ilişkin fazla mesai ücretlerinin davalı tarafça ödendiğinin kabulü ile hesaplamalardan ilgili ayların dışlanması sureti ile geriye kalan dönemler bakımından fazla mesai ücretinin hesaplanarak ödenen 14.993,03 TL mahsup edilmeksizin fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması gerekirken davacı aleyhine olacak şekilde anılı dönemler de dahil olmak üzere tüm dönem üzerinden hesaplama yapılıp ödenen miktarın hesaplanan tüm dönemden mahsubu ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yine aynı şekilde davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı da 01.04.2005-26.10.2017 tarihleri arasında tanık beyanları esas alınarak hesaplanmış, %30 indirim yapılmış ve davalı tarafça 24.10.2017 tarihinde yapılan ödeme düşüldüğünde davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak davalı tarafça sunulan ödeme bordrosunda davacıya ödenen ulusal bayram ve genel tatil ücretinin 2016 Eylül-2017-Eylül arasındaki döneme ilişkin olduğu görülmektedir. Bu halde Mahkemece yapılan ödemelerin 2016 Eylül-2017-Eylül arasındaki aylara ilişkin olduğu göz önüne alınarak anılı döneme ilişkin ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin davalı tarafça ödendiğinin kabulü ile hesaplamalardan ilgili ayların dışlanması sureti ile geriye kalan dönemler bakımından ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesaplanarak ödenen 1.993,31 TL mahsup edilmeksizin ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hüküm altına alınması gerekirken davacı aleyhine olacak şekilde anılı dönemler de dahil olmak üzere tüm dönem üzerinden hesaplama yapılıp ödenen miktarın hesaplanan tüm dönemden mahsubu ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.