Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/21292 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire7. Hukuk Dairesi
Esas No2013/21292
Karar No2014/5958
Tarih13.03.2014

"4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. Fazla çalışma ücreti alacakları da ücret niteliğindeki işçilik alacaklarından olup fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir."

"Bu karar, yasada yer alan ücret kavramının dar kalıplara sıkıştırılamayacağını ve işçinin emeğine dayalı diğer alacak kalemlerini de kapsayacak şekilde geniş yorumlanması gerektiğini emsal bir kural olarak ortaya koymaktadır. Fazla mesai ücretlerinin de temel ücret gibi değerlendirilmesi gerektiği kuralı, çıplak maaşını düzenli almasına rağmen yaptığı fazla çalışmaların karşılığını alamayan işçiye de sözleşmesini haklı nedenle feshetme ve yasal alacaklarını talep etme imkanı tanır. Bu hukuki yorum, işverenlerin yan hakları veya mesai ücretlerini ödemekten kaçınma eğilimlerini engellerken, işçilerin kendi rızalarıyla işten ayrılsalar bile kıdem tazminatlarını alarak iş ilişkisini sonlandırabilmesi açısından oldukça güçlü bir dayanak oluşturur."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/21292 E. 2014/5958 K.

Mahkemesi : Manavgat İş Mahkemesi

Tarihi : 26/12/2012

Numarası : 2012/327-2012/748

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı, işverenin kendisine mobbing uygulaması ve bir takım işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle sona erdirdiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı, davacı ile birlikte 5 arkadaşının izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğini, davacı hakkında 14-15-16 Temmuz 2012 tarihlerinde işe devamsızlık tutanakları tutulduğunu, Manavgat 3. Noterliğinin 18.07.2012 tarih ve 6428 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile mazeretin bildirilmesinin ihtar edildiği, davacının mazeret ileri sürmemesi ve işe gelmemeye devam etmesi üzerine iş akdi Manavgat 3. Noterliğinin 01.08.2012 tarih ve 6801 yevmiye numaralı ihtarı ile feshedildiğini, kıdem tazminatı şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davacının işyerinde mobbing uygulandığı ve çalışma saatlerinin sürekli değiştirildiği ve bunun iş akdinin feshini haklı gösterecek derecede olduğuna yönelik iddiasını ispatlayamadığı, işyerinin ve çalışma saatlerinin değiştirilmesinin taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği personelin işveren tarafından tespit edilen günlük ve haftalık mesai saatleri ile ilgili düzenlemelere uymak zorunda olmaları ve bunun sözleşme ile hüküm altına almış olmaları nedeniyle davacının iş akdini feshinin haksız olduğu, bu nedenle iş akdinin devamsızlık gerekçesi ile davalı tarafından haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında feshin kim tarafından ve hangi gerekçe ile yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Mahkemece, işyerinde mobbing uygulandığı iddiasının davacı tarafından ispatlanamadığı ve işe devamsızlığı nedeniyle işverenin iş akdini haklı olarak feshettiği kabul edilerek davacının kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere feshe ilişkin taraflar arasındaki asıl uyuşmazlık davacının fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacağının kendisine eksiksiz olarak ödenip ödenmediği noktasında toplanmakta olup davacı ve diğer çalışanların fazla çalışma alacaklarının mevcudiyeti işyerinde iş müfettişleri tarafından yapılan denetim sonucunda doğrulandığı gibi davacının fazla çalışma alacaklarının bulunduğu hükme esas alınan bilirkişi raporundan da anlaşılmaktadır. Mahkeme de davacının fazla çalışma ücreti alacağı olduğunu ispatladığının kabulüyle bu alacağı hüküm altına almıştır.

İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borç olup hak ettiği ücreti süresinde ödenmeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunmaktadır. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir.

4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. Fazla çalışma ücreti alacakları da ücret niteliğindeki işçilik alacaklarından olup fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verir.

Mahkemece, davacı işçinin işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini eylemli olarak haklı nedenle feshettiği gözardı edilerek kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.

3-Ayrıca taraflar arasında davacının genel tatil ücreti alacaklarının ödenip ödenmediği de uyuşmazlık konusudur.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının ücret hesap pusulalarına göre genel tatil ücreti alacaklarının ödendiği kabul edilerek davacının genel tatil ücreti alacağı olmadığı kabul edilmiş ise de ücret hesap pusulaları imzasız olup davalı tarafından dosyaya delil olarak sunulan ödeme yapıldığını gösteren banka hesap kaydı ya da ödeme belgesi de bulunmamaktadır.

Mahkemece yapılacak iş, davacıya ait bordrolarda tahakkuk ettirilen genel tatil ücreti alacaklarının ödendiğine ilişkin belgeleri ibraz etmesi için davalı tarafa usulüne uygun süre vererek gerekirse davacının ücretlerinin yatırıldığı banka hesabı var ise hesap ekstresi getirtilip sonucuna göre bir karar vermektir. Mahkemece bu hususun gözardı edilmesi de isabetli görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.