Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/10223 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire22. Hukuk Dairesi
Esas No2013/10223
Karar No2014/11910
Tarih08.05.2014

"Davacının moral bozukluğu sebebiyle işe gelmediği, dolayısıyla haklı bir mazereti olmaksızın devamsızlık yaptığı sabittir. Hal böyle olunca, mahkemece işverenin iş sözleşmesinin haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir."

"Bu emsal karar, işçinin işyerinde yaşadığı olumsuz olaylar neticesinde oluşan moral bozukluğunun, işe gitmemek için hukuken geçerli ve haklı bir mazeret teşkil etmediğini açıkça ortaya koymaktadır. İşçi, kendisine yönelik haksız ithamlar yapıldığını iddia etse dahi, mevcut bir sağlık raporu süresinin bitiminden sonra salt moral bozukluğu veya psikolojik rahatsızlık gerekçesiyle işe gitmezse mazeretsiz devamsızlık yapmış sayılacaktır. Bu durum, devamsızlık tutanaklarına dayanan işverenin elini güçlendirerek ona iş sözleşmesini derhal ve haklı nedenle feshetme, dolayısıyla kıdem ile ihbar tazminatı ödemekten kaçınma imkanı verirken; işçiler açısından ise işyerindeki rahatsızlıkların işe gitmemek suretiyle eylemli olarak değil, doğrudan hukuki yollara başvurularak çözülmesi gerektiğine dair kesin bir sınır çizmektedir."

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/10223 E. 2014/11910 K.

MAHKEMESİ: Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 19/03/2013

NUMARASI: 2012/213-2013/135

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, davalı işverenin son zamanlarda müvekkilinin iş sözleşmesini tazminatsız feshetmek için mobbing uygulamaya başladığını, yüz kızartıcı asılsız ithamları sebebiyle rahatsızlandığını ve 28.06.2012 tarihinden 02.07.2012 tarihine kadar çalışamayacağına dair rapor aldığını, 02.07.2012 tarihinde işine gittiğinde dört gündür işe gelmediğinden dolayı hakkında tutanak tutulduğunu öğrendiğini ve her türlü alacaklarını aldığına dair bir takım belgelerin imzalatılmak istendiğini, bu durum karşısında müvekkilinin işyerinden ayrılmak zorunda kaldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının almış olduğu rapordan sonra hiçbir yetkiliye haber vermeden işten ayrıldığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu, tarafına emanet edilen eşyayı çantasında sakladığını, bu durumun kendisine olan güveni zedelediğini, öğrenildiği kadarıyla işyeri dışında bahse konu aletlerle kendi adına iş yaptığını, bu durumun tutanak altına alınarak iş sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının rapor bitim tarihinde davalıya ihtarname gönderdiği dikkate alınarak devamsızlık kastının olmadığının anlaşılması üzerine davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı uyuşmazlık konusudur. Dosya içeriğine göre, davacının 14.10.2009 tarihinden beri davalı işyerinde kaporta teknisyeni olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 08.07.2012 tarihli fesih bildirimi ile 02.07.2014 tarihinden beri ardı ardına dört iş günü işe gelmediği gerekçesiyle işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece her ne kadar davacının 02.07.2014 tarihli ihtarnamesi gözönüne alınarak fesih haksız kabul edilmişse de bu, davacının gönderdiği ihtarname içeriğine ve dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Zira, davacı sözkonusu ihtarname ile hırsızlık yaptığı ithamında bulunulduğunu, moralinin çok bozulduğunu ve rapor aldığını belirterek davalının iş sözleşmesini feshetmek istemesi sebebiyle işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davacının moral bozukluğu sebebiyle işe gelmediği, dolayısıyla haklı bir mazereti olmaksızın devamsızlık yaptığı sabittir. Hal böyle olunca, mahkemece işverenin iş sözleşmesinin haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 08.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.