Emsal Karar
"Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir."
"Bu kural, işçilik alacaklarının ispatında delil hiyerarşisini ve mahkemelerin başvurabileceği ispat araçlarının sırasını göstermektedir. Uyuşmazlık halinde öncelikle puantaj kayıtları, kart basma saatleri veya iç yazışmalar gibi tarafsız ve yazılı delillere itibar edilmesi gerektiği, bu tür kayıtların tutulmadığı veya ulaşılamadığı durumlarda ise işçinin tanık anlatımlarına başvurabileceği kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, elinde yazılı belge bulunmayan işçinin mağdur olmasını engelleyerek iddialarını tutarlı tanık beyanlarıyla ispatlamasına olanak tanıdığı için işçinin elini güçlendirirken, aynı zamanda yazılı delillerin önceliğini vurgulayarak kurumsal kayıt tutan işverenleri koruyan dengeli bir standart sunar."
Av. Hanifi Bayrı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/32882 E. 2017/18173 K.
MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ
DAVA: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14/11/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına gelen olmadı. Karşı taraf adına Avukat... geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 06/04/2000 ile 17/12/2012 tarihleri arasında kantin görevlisi olarak çalıştığını, iş yerinde mobbing içeren davranışlarla karşılaşması üzerine 15 yıl ve 3600 gününü doldurduğunu bilerek iş yerinden ayrılmaya karar verdiğini,......'den aldığı emekliliğe hak kazandığına dair 04/12/2012 tarihli yazıyı işyerine göstererek kıdem tazminatı ve diğer haklarının ödenmesini şifahen talep ettiğini, ödenmemesi üzerine.... 30. Noterliğinin 14/12/2012 tarihli ihtarnamesi ile iş akdini tek taraflı olarak fesih edip hak ve alacaklarının ödenmesi talebinde bulunduğunu ancak kısmi bir ödeme dışında diğer hak ve alçaklarının ödenmediğini iddia ederek bakiye kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 13/12/2012 ve 14/12/2012 tarihlerinde rapor alarak işe gelmediğini, devamsızlık yaptığını, bu konuda tutanaklar tutulduğunu, devamında ise noterden ihtarname göndererek iş akdinin kendisi tarafından fesih edildiğini bildirdiğini, çalışma süresine göre talep edilen alacakların gerçeği yansıtmadığını,17/12/2014 tarihinde çıkışının yapıldığını, iş akdinin davacı tarafından sona erdirildiğini, hak ettiği tazminatların kendisine ödendiğini, fazla mesai alacağı ve ücret, ulusal bayram, genel tatil, yıllık izin asgari geçim indirimi alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının davalı iş veren nezdinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalışırken... SGK'den 04/12/2012 tarihli yaş dışında diğer koşulların tamamladığına ilişkin yazıyı 14/12/2012 tarihli ihtarname ile davalı işverenliğe vererek, emeklilik için yaş dışında diğer koşulları tamamladığını, bu nedenle iş akdini haklı nedenle fesih ettiğini bildirdiği, davalı işverenlikçe kendisine 3.288,24 TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, aldırılan bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği işçilik alacaklarının hesaplandığı, yasa hükümleri ve bilirkişi raporu içeriğine göre bu hali ile davacının işçilik alacaklarını kısmen ispat ettiği, davalı vekilince devamsızlık tutanaklarına dayanılmış ise de bu tutanakların fesih tarihinden sonraki günlere ait olması nedeni ile itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin aylık ücret miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davalı işyerinde kantin görevlisi olarak çalışan davacı, son aylık ücretinin net 1.200,00 TL. olduğunu iddia etmiş, davalı işveren ise bu miktarın brüt 945,00 TL. olduğunu savunmuştur.
Mahkemece yapılan emsal ücret araştırmasında ilgili sendikalarca iddiayı aşar şekilde ücret miktarı bildirildiği ve Mahkemenin de davacı iddiasına itibarla hak ve alacakları hüküm altına aldığı görülmüştür.
Davacının son ücretini tanıklarından....’nin 700,00 TL. civarında, diğer tanığı İ.D. nin ise asgari ücret olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Davacı tanık beyanlarının iddiayı destekler mahiyette olmadığı, bilakis savunmayı doğrular mahiyette olduğu anlaşılmakla Mahkemenin iddia edilip de ispatlanamayan ücret miktarına itibarla sonuca gitmesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı fazla çalışma iddiasını tanık deliline dayanarak ispatlamaya çalışmıştır. Dinlettiği tanıkların beyanları tutarlı olmadığı gibi, hesaplamaya elverişli de değildir. Bu nedenle ispatlanamayan fazla çalışma ücreti alacağının reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.