Anasayfa Emsal Kararlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/45256 E....

Emsal Karar

KurumYargıtay
Daire9. Hukuk Dairesi
Esas No2010/45256
Karar No2013/6372
Tarih21.02.2013

"Borçlar Kanunu'nun 161/son maddesi uyarınca fahiş olan cezai şarttan indirim yapılmaması hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir."

"Bu emsal karar iş ilişkilerinde veya toplu iş sözleşmelerinde kararlaştırılan cezai şart bedellerinin mahkemeler tarafından mutlak surette orantılılık ve hakkaniyet denetimine tabi tutulması gerektiğini ortaya koymaktadır. Taraflar arasında serbest iradeyle yüksek bir cezai şart bedeli (örneğin yirmi aylık ücret tutarı) belirlenmiş ve bu cezanın ödenme koşulları oluşmuş olsa dahi, hakimin talep edilen miktar üzerinde inceleme yaparak tutarı fahiş bulduğu takdirde yasal bir zorunluluk olarak indirim yapması şarttır. Bu hukuki kural, işçinin astronomik meblağlı cezai şart taleplerine karşı işverenin elini hukuken güçlendirmekte ve taraflar arasındaki ekonomik dengenin aşırı oranda bozulmasını engelleyerek hakkaniyete aykırı zenginleşmelerin önüne geçmektedir. ---------"

Av. Hanifi Bayrı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/45256 E. 2013/6372 K.

MAHKEMESİ: İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı işçi davalı belediyede Kasım 1994 tarihinden bu yana itfaiyeci olarak çalıştığını, son ücretinin 1.300.00. TL olduğunu, 2003 yılında Genel İş Sendikasına üye olduğunu, belediye ile bu sendika arasında TİS imzalandığını, davalının davacının işyerini rızası dışında değiştirdiğini, Fen İşleri bölümüne transfer edildiğini, iş değişikliğinin keyfi ve TİS hükümlerine aykırı olduğunu, davacıya altı ayı aşkın süre, davalı tarafından mobbing uygulandığını, rızası dışında çöp kamyonunda, yol inşaatında, taş döşeme gibi işlerde zorla çalıştırıldığını, davacının iş barışını bozmamak için iyi niyetle geçici çöp işinde çalışmaya devam ettiğini, TİS'in 24. maddesi gereğince işverenin keyfi olarak iş ve işyeri değişikliği yapamayacağını, davalının bu hükme rağmen hatalı davranışında ısrar ettiğini, davacıyı yıldırmak ve yıpratmak amacıyla asıl işine iade etmediğini, TİS'in 24 /son maddesi ve sendika üyeliği başlıklı 14/3. maddesi gereğince 20 maaş tutarında tazminat ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle 26.000.00. TL tazminatın davalıdan tahsiline ve davacının asıl işine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesinde iddia edilen baskı, yıldırma gibi ifadelerin hiç birinin doğru olmadığını, TİS'e aykırılık olmadığını, davacının işe giriş tarihinde ve TİS'de her zaman iradesiyle gece ücretlerinden feragat ettiğini, 1998-15/06/2009 tarihleri arasında itfaiyeci olarak çalıştığını ve ücretlerini aldığını, TİS'den doğan haklarını aldığını, halen belediyede çalıştığını, görev yerinin değişmesi nedeniyle herhangi bir hak kaybının bulunmadığını ve ücretinin değişmediğini, kamu hizmetinin gereği ve idarenin takdiri olarak Fen işlerinde yoğunluğu olmayan, daha hafif ve kolay işte çalıştırıldığını, davacının mahkememizde 2009/154 Esas sayılı dosya ile dava açtığını, iyi niyetli olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.

Mahkemece, toplu iş sözleşmesi gereği cezai şartın koşullarının olştuğu kabul edilmiş ve davacı işçinin 20 aylık ücreti tutarında belirlenen cezai şart isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart miktarı işçinin 20 aylık ücreti tutarında olup mahkemece indirim yapılmaksızın isteğin tamamının kabulüne karar verilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 161/son maddesi uyarınca fahiş olan cezai şarttan indirim yapılmaması hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.